Bilindiği üzere Hayvan Çiftliği George Orwell'ın en ünlü iki romanından birisi. Eser başlı başına bir yergi niteliğinde diyebiliriz. Siyasi, Toplumsal, Felsefi yönde ağır basan eleştiriler sıkça yer alıyor. Ek olarak eserde geçen dini yöndeki eleştiri "Yedi Emir" başlığı. Tanrının Sina dağında Hz. Musa aracılığı ile İsrailoğullarına vermiş olduğu yasalar olan On Emir'e benzetilmiş olduğunu düşünüyorum. Benzetmem şu yönde: Eserde ki yedi emir, halka (koyunlar) farkettirilmeden yönetimdekiler aracılığı ile kendi çıkarları doğrultusunda değiştiriliyor. Tıpkı On Emir'in zamanla değiştirilmiş olması ihtimali gibi. Eserin aslında Stalin dönemine, sosyalizm veya komunizme yöneltilen eleştirilerle bütünleştirildiği açık olsa da, günümüz toplum düzeni, yönetim anlayışı, adalet vs. birçok yanlışı da farkettiriyor.
Eserde söz konusu bir devrim. 1917 yılında Rusya'da yaşanan Çarlık otokrasisinin yıkılıp yerine Sovyetler birliğinin kurulması ile eserde ki hayvanların, çiftçiyi çiftlikten kovup geçici yönetim egemenliğini kurması, ardından geçici hükumetin beraberinde yarattığı halk tarafından birçok isyanı, çatışmayı, eserde ki halk olarak nitelendirilen koyunlar, tavuklar vs. hayvanların ve yönetimi koruyan köpeklerin yaptığı çatışma da benzerlik göstermektedir. Napoleon'un kendisine ihanet edenleri katletmesi sanırım Stalin ile benzerlik gösteriyor. Yani Stalin Rejmine bir taşlama yapılıyor diyebiliriz.
Eser kendi oluşturdukları distopyanın kurbanı olan hayvanları anlatıyor. Peki eserde Snowball'ı farketmemek mümkün mü sizce? Tüm olumsuzlukları üzerine yüklediğimiz Snowball kimdi? Snowball Stalin'e karşı muhalefeti yöneten Troçki olmalı değil mi? Troçki, Rus devriminin bilinen isimlerinden. Sovyetler Birliğinin kurulmasında ve ihtilal sonrasında iç isyanların bastırılmasında rol oynayan kişi. "Lenin'in ardından Sovyetlerin ikinci adamı olan Troçki Stalin ile giriştiği iktidar mücadelesini kaybetti. Son olarak halkı örgütlenme teşvikinden ülkeyi terk etmek zorunda kaldı". İşte eserde çiftlikten kovulan Snowball diyebilirim.
BAZI HAYVANLAR EŞİTTİR AMA BAZILARI ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞiTTİR.
Yani üst sınıf kendi çapında, alt sınıf dedikleri halk kendi çapında eşittir değil mi? Yönetim ne derse veya ne yaparsa haklıdır.(!) Halka düşen daha çok çalışmak ve daha az yemek. Kitabın sonundaki şu cümle de bunu destekler nitelikte: Hayvan Çiftiği'ndeki aşağı kesimlerden hayvanların daha çok çalışıp daha az yediklerini söylemek herhalde yanlış olmayacaktı. "
Eserdeki tüm hayvanları analiz etmesemde" onlar da bir diktatörlük ortamında olabilecek kişilerdir."
Son olarak kitabın noktalandığı yerde yönetimin toplantısı sırasındaki şu olay her şeyi açıklar nitelikte :
" dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor ama onları birbirinden ayırt edemiyorlardı. "