Bir devlet memuru olarak sık sık hicab içinde okudum. Hemen her öyküde korkunç bir memur profili çizilmiş. Şeftali Bahçeleri zaten baştan aşağı memurların vaziyetine dayalı, Sarı Bal’daki düğümün çözümü de tine bir kaymakamın ahlaksızlığı şeklinde ortaya çıkıyor. Gece gece milletin kızını taciz yolunda harcanan genç de memur, vakfedilen eşeğe çöken de memur, köylüyü başından savan da... Halit Bey bunlarla büyük bir Osmanlı bürokrasisi yergisi çiziyor belli ki ama1910’ların Babıali’sine bakınca hak vermemek elde mi?