Bu kitabın incelemesini yazarken takipçi sayımda olacak değişikliği göze alıyorum fakat bundan dolayı derin bir üzüntü yaşadığımın da altını çizmek istiyorum. Sanat ve siyaset, ikisi birbirinden farklı şeyler ve böyle bakılmalı. Yazarın tüm siyasetçi kimliğini bir kenara bırakıp kitabı, kitaptaki öykülerin okuyucuda hissettirdiği o burukluğu -ki karşı taraf okurken insani duygular ve vicdanını hissedebiliyorsa kanaatimce o başarılı bir kitaptır- konuşmak gerekir diye düşünüyorum. Kitap kısa öykülerden oluşuyor, hepsi çok dokunaklı. Her birinde öykünün geçtiği yer, kişilerin görünüşleri ve zaman gözünüzde canlanıyor. Betimleme açısından da gerçekten çok başarılıydı. İçlerinden beni en çok etkileyen kitaba adını veren Devran'ın hikayesi. Okumayı düşünenler için spoiler vermek istemem ama gerçekten bu kitaba hangi görüşten olursa olsun her okurun bir şans vermesini dilerim.