Puan vermedi·144 syf.··
2021 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2021 10:57
Rasim Özdenörenin hayatı böyleyken gel gelelim kitabın ana konusuna. Kitap  1960 yıllarında basılmış Rasim Özdenörenin tek romanıdır.Yazarımız daha önce deneme-makale türündeki başarısını gösterirken ilk ve tek olan bu romanında da ne kadar başarılı olunabileceğini gösteriyor. Kitap,Doğu-Batı sendeleyişi ve serzenişi üzerine toplanmış iki ana konudan oluşmaktadır. Her yaş grubuna hitap eden sadece ve akıcı bir dile ve üsluba sahiptir. Kitabın iki ana konudan oluşup aynı kitabın içerisinde bölümlere ayrılmadan yazılmış olması geçişlerde sıkıntı teşkil etmektedir.Bu sorun haricinde kitabın noksan-i bir eksikliğinin olduğunu zannetmiyorum. Birinci konusu kitabın başlığından gelip yaşlı gül yetiştiren milli mücadele savaşında katılmış hayatı ve yaşamı Protesto eden evinden çıkmayan bir adam. Yaşlı amca yaşamış olduğu her şeyi anlamsız bulup kendimi evine ve bahçesine adıyor. Bu adama durumu yobazlıktan  gelen ve insanların sürekli eksi yönünden bir değişimde olmalarından dolayıdır. Yaşlı adam kendini hayattan tam soyutlamışken küçük yaştaki torunu Ahmet'in ısrarı üzerine tekrar dışarı çıkıp camiye gitme kararı alıyor. Bu arada yolda giderken gördüğü değişim pekte hoşuna gitmemiştir.Özellikle de caminin içerisinde olan olaydan pek memnun kalmamıştır. Buradaki olaylar kitabın en özel yerlerindendir. Kitabın birinci konusu böyleyken ikinci konusunda Sitare adlı bir baş kahramandan söz etmektedir. Sitareyi okurken  aklınıza gelecek ilk şey; günümüz insanlarının kopyası olduğudur. Sitare zengin koca bulup rahata ereceğini düşünmesiyle hasta ve yaşlı bir adamla evlenir ayrıca bu kocasını da sürekli aldatmaktadır.Mutluluğu ve hakikati parayla bulacağını zanneden Sitare,çapkın,alkolik ve kumar bağımlısı bir kadındır. Bunların yanında her şeyi kafasına göre yorumlayan her şeyi bildiğini zanneden bir cahildir. Sitare de beni en çok etkileyen şey ise konuşma esnasında Türkçe'nin arasına yabancı kelimeler katması veya Türkçe bir kelimeyi direk yabancı dilde söylemesiydi.Bu günümüzü çokça yansıtan ve gerçeği ortaya seren cehl bilir tavırdır.En üzücü taraf ise bununla havalı olduğunu zannetmesidir. Sitarenin sürekli omuzlarına ağırlık veren bir mental rahatsızlık vardı,bundan nasıl kurtulacağını da bir türlü gözüne kestiremedi, bilemiyordu da.Bu bölümü yine günümüzü yansıtan bir olaydı. Omuzlarına, ağırlık veren bu duygudan mesuliyet almadan değişim göstermek zorunda kalmadan yaptı… Bütün bu evreye kadar sergilemiş olduğu hal ve hareketler sonunu kaçınılmaz kıldı. Faniye odaklı kalmış olması onu çok derinden etkiledi ve bir türlü hayata tutunma devam etme olaylarına girişemedi bu hem Batı'nın vermiş olduğu bir lakayitlik,laubalilik hem de Doğu'nun vermiş olduğu bir  gururum arasında kalmanın vermiş olduğu bir sendeleyişti. Sitarenin sonu kitabın son sayfalarında. Dediğim gibi kitap tek bir konu üzerinde toplanmış olsaydı veyahut iki ana konuyu hızlı geçişlerle bağdaştırmaya çalışılmasaymış çok daha güzel olabilirdi.
Gül Yetiştiren AdamRasim Özdenören · İz Yayıncılık · 202121,6bin okunma
·
125 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.