·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Kasım 2016 00:00 godot'sunu beklemeyip şehrin içinde onu arayan, antonie roquentin gibi varoluşsal acılar çeken, selim ışık gibi hiç kimsenin anlamayacağı ve anlaşılmak gibi bir kaygısı olmayan, raif efendi gibi o an aradığına tutkulu, flaneur dediğimiz insanın yusuf atılgan tarafından yazılmış kitabı. herhangi bir nesneye ya da duruma herkesin verdiği değerden ya da tepkiden fazlasını gösteren karakterlerin olduğu ve bunun ifade edildiği eserlere bayılan biri olarak, sartre'ın bulantı'sından sonra aylak adam da bu konuda benim için en iyi romanlardan biri olarak ufkumda yerini aldı.