Gönderi

Bir nedeni yok, yalnızca öptüm.
Olması gerektiği kadar fedakar biriyim aslında; daha fazlasını umma açıkçası. Endişelerim, ideallerim, halletmeye çalıştığım meselelerim var. Başkalaşmaya çalışıyorum. Gözardı edilmiş tutumlar edinmek hoş. Değişmek, hiç de zor değil. Yalnızca özgür olabilsem, sorun kalmayacakmış gibi sanki. Anlaşılmak istiyorum: sevdiğim bir şarkıyı herhangi biriyle paylaşırken aynı duyguları hissetmek arzusu bu. Evet, tıpkı bu. Sese, ahenge kapılırken, kendini müziğin ritmine verirken yanında bir diğerinin olabilmesi; görkemli bir anda birlikte sadeleşebilmek. Birlikte dansedebilmek gibi. Sen hastayken başucunda birinin sabaha kadar oturması gibi. Arada bir alnındaki teri silmesi, üstünün açılmamasına dikkat etmesi gibi. Bir başkası için hayatta kalma çabası gibi sanki. Ölmek için değil, yaşamak için uğraşmak gibi. Ummadan, hayal etmeden, sıradan, olduğu gibi.doğal. Ve ciddi. Ciddi ciddi hayatla mücadele edebilme gücü. Bu gücü yan yanayken yaratabilme yeteneği. Ben bu yeteneğin bir parçası olarak sokuluyorum sana. Masallarla geliyorum. Efsanelerle geliyorum. Herhangi bir insanın birikimiyle geliyorum aslında. Art niyetsizim. İnan, Bir nedeni yok. Yalnızca öptüm. Bazı sorulara cevap bulamadım; kuşkusuz gerekli de değildi bu. Soruyu soru halinde bırakıp sahici yanını korumaya çalışmam, cehalet mi sanıldı acaba?! Bedenlerin bedenlerden istedikleri, ruhların, ruhlardan çıkarttıkları, karşılıklı acıların birbirlerinin etkisini arttırdıkları vakitlerde düştün aklıma. Aklıma yayıldın. Ne kaybedebilir, ne kazanabilirdim ki artık: Ortadaydım işte! Bir başkasının mal varlığına dönüşmeden yaşayabilmenin yalnızlığıydı bu. Hayır! Melankoli diye adlandırma bu durumu; ortak bir açı yakalayamama sorunu galiba. Her kadın gibi doğurmak hevesi, her erkek gibi dağların doruklarında biraz gözden ırak
Edebiyat
··
2.811 Gösterim
4 Yorum
Herhangi bir kitabında dahil değil mi?
Kendisinin henüz 1 tane kitabını okudum ve gerçekten etkileyici düşünceleriyle kendine has tarzıyla mest etti diyebilirim beni. Teşekkürler hanımefendicim :)))
flâneur
Gönderi Sahibi
Küçük İskender'in en sevdiği, fakat en yayınlamak istemediği metnidir. Çok uzunca bir sürede yazmıştır. Aslında sadece birisi için yazmaya başlamış fakat sonradan herkesi düşünerek yazmaya devam etmiştir. Doğrusu bir şiir değildir, günlük gibi bir şeydir. Hiçbir zaman şiir olarak nitelemez bu eseri İskender. Şiirsel bir değeri yoktur gözünde. Aşk bir o kadar zalim, bir o kadar hunhar ve bir o kadar da kaçınılmazsa eğer, ayrılığın kesiğini de, tende ve ruhta en derininden anlatır Küçük İskender: "Dokunamadım sana. parmak uçlarım neşterdi çünkü..." der ve bitirir.
Bu yorum görüntülenemiyor
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.