8/10
·103 syf.··
2021 42. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2021 21:33
Zıtlıklar, birbiri ardına sıralanmış oksimoronlar bizi nereye götürür? Çelişkili ve hiçbir zaman hakikate varmayacak bir hayata mı? Belki sonunun saçmalığa gitmesi kaçınılmaz olan bir hayata, krizlerin hem en büyük engel hem de tek çıkış yolu olacağı sonsuz bir döngüye... Peki tüm bu sonu gelmez çelişkilerin ortasında insan nerede durur? İşte İsviçreli büyük oyun yazarı Dürrenmatt’a böyle bir soru sorulacak olsa vereceği cevap sanıyorum ki şunun gibi olurdu: ‘’İnsan tüm ikili oksimoronların yarattığı varlık olarak karşımıza çıkmak durumunda olup zıtlıklar olmadan insanı tanımlamak, bizi saçmalığa götüren asıl şey olurdu.’’ Dürrenmatt hem insanın en büyük baş belası olan hem de insanı o olmadan düşünemeyeceğimiz zıtlıklar üzerinden yürür eserlerinde. Saçmalığı alır, groteske dönüştürür. Onun için hayat saçma değil grotesktir ve onun görevi de insanlığa bunu çıplak bir biçimde sunmaktır. Büyük Romulus, Roma'nın son imparatorunun devletin çöküş dönemindeki durumunu anlatır. Dürrenmatt kaosun, tedirginliğin, düzensizliğin hüküm sürdüğü küçük Roma'sında önce son imparator Romulus'a halkı, kargaşayı, dünyada düzeni ve düzensizliği yaratan ne varsa yargılatır. Tüm eserlerinde olduğu gibi burada da asıl problemi adalet, güç sorunlarıdır. Bilgi- iktidar ilişkilerini ve halkın taparcasına bağlandığı tüm değerleri ve inançları eleştirir. Bu eleştirilerini yarattığı küçültülmüş devlette ve imparator olmadan önce günleri tavuklarını beslemekle geçen Romulus'un üstünden yapmasının sebebi, alaya aldığı tüm devlet sorunlarının toplumun göze çarpmayan, küçük detaylarında baş gösterdiğini düşünmesidir. Dürrenmatt'ın bu düzensizliklere, adalet sorunlarına bir çözüm getirmek gibi bir ereği yoktur. Onun için önemli olan yaşananları insan için görünür kılmaktır. Tedirginlikler üzerine tedirginlikler yaratmak için groteski kullanır. Bunların sonunun mutlu sona hatta bir sona çıkacağını bile düşünmez. Pesimist bir yaklaşımla tüm dünyanın kendini bu şekilde tekrar edeceğine, devletler için geçmişin ve geleceğin bir olduğuna ve hayatın yaşananların tekrar ettiği bir döngü olup gittiğine işaret eder. İşte bu yaklaşımını kanıtlar bir biçimde, oyunun sonunda en başta olanın tam tersi bir şekilde dünyaya, Romulus'u yargılatır. Onun için insanlığın ve devletlerin içinde bulunacağı en son resim de bu olur. Dürrenmatt'ın güldürüye dönüştürdüğü nefreti görülmeye değer. Onun gözünden dünyaya bakmak bir şeyleri değiştirmese bile yerinden oynatabilir. Çünkü insanlık, başkaldırmak üzere mutlaka bir adım atmak zorundadır. Yazarın da işaret ettiği gibi, ''Boyuna yeni ideolojiler, yeni ütopyalar bulmanın bir anlamı yok. Bu konularda yeterince gevezelik edildi. (...) böylesine delice bir dünyaya da, delice yöntemler gerekir. Bizim yöntemimiz de, bütün politik sistemlere ve toplum düzenine karşı olmak. Çünkü hiçbiri hiçbir işe yaramıyor.''
Büyük RomulusFriedrich Dürrenmatt · Kültür Bakanlığı Yayınları · 198593 okunma
·
171 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.