Selam size romalılar...
İşte yüzlerce yıldır tarih sahnesinde olan koca imparatorluğumun final gösterisi için karşınızdayım. Ben Romulus, kurucu olmasa da kurtarıcı Romulus...
Kurulduğu günden bu yana yükseldi Roma sayısız cesedin üzerinde. Kimi zaman suikastlarla kimi zaman "alea iecta est" diyerek Rubicon aşılırken...**
Güç asası yüzyıllarca bizimleyken kimse yargılayamadı elbette atalarımı ve hatalarımızla yüzleşme gereği dahi geçmedi vicdanımızın en kutyu köşesinden.
Nihayet, 36 defne yaprağı bulunan altın tacı başımda buldum. Ama ihtirasımdan değil zorunluluktan oldum imparator: BEN İmparator Büyük Romulus, Büyük Roma'nın aylak imparatoru...
Ülkenin dört bir yanından tavuklarım oldu... Tavuklarımla mutluyken zorla hükmetmemi istediler dünyaya. Oysa hükümdar değil yargıçtı asıl ihtiyaçları hepsinin. Ve yargıcı oldum bende imparatorluğun, hissettirmeden kimseye... Kendi ölümünü planlayan Albus Percival Wulfric Brian Dumbledore bile bu kadarını hesaplamış mıdır bilemiyorum.
İşte böyle bir kraldı Tavuklu İmparator Romulus, iğneyi de çuvaldızı da kendine batıran cinsten. Alnı açıktı tarih sahnesinde, bir bir bozdurup harcadığı tacının defne yapraklarının son ikisini de iki uşağına tazminat olarak verdiğiden ötürü.
İstilacı Ötekiler'i beklerken bütün planının saat gibi işlediğini düşünüyordu, İstilacı Ötekiler'in Romalılara ne kadar da benzediklerini görene kadar.
İnsanız geldik gitmeye,
Birkaç dem hüküm sürmeye,
Ya sen kaybet, ya yeneyim
Kimse bana çok görmeye.
"büyük bir rezaleti gizlemenin en iyi yolu, ufak bir rezalet sahnelemektir..."
Friedrich Dürrenmatt - Büyük Romulus
keyifli okumalar...
Oyunun ilk iki bölümünde Romuluss’un sessizligi, sakinliği, olaylar ve çevresindeki insanlar karşısındaki alaycı tutumu, hiç bir şeyi umursamazlığı, zamanını kendisine ve tavuklarına ayırması dikkat çekiyor. Burada üstlendiği rol ile bir işlevi yerine getirdiğini, yani çökmekte olan Roma imparatorluğunun çöküşünü hızlandırdığını görüyoruz. İlk iki bölümde Romuluss tamamen olumsuz, sorumsuz, çevresindekilere karşı saygısız ve alaycı bir tutum içinde görülüyor.
Ciddi anlamda sürükleyici 4 perdelik bir oyun.
Krallarin,Sultanların çikarları uğruna vatanini milletini nasil rezil bir duruma düşürdüğunü anlatan güzel ve öğretici bir kitap.
Zıtlıklar, birbiri ardına sıralanmış oksimoronlar bizi nereye götürür? Çelişkili ve hiçbir zaman hakikate varmayacak bir hayata mı? Belki sonunun saçmalığa gitmesi kaçınılmaz olan bir hayata, krizlerin hem en büyük engel hem de tek çıkış yolu olacağı sonsuz bir döngüye... Peki tüm bu sonu gelmez çelişkilerin ortasında insan nerede durur? İşte İsviçreli büyük oyun yazarı Dürrenmatt’a böyle bir soru sorulacak olsa vereceği cevap sanıyorum ki şunun gibi olurdu: ‘’İnsan tüm ikili oksimoronların yarattığı varlık olarak karşımıza çıkmak durumunda olup zıtlıklar olmadan insanı tanımlamak, bizi saçmalığa götüren asıl şey olurdu.’’ Dürrenmatt hem insanın en büyük baş belası olan hem de insanı o olmadan düşünemeyeceğimiz zıtlıklar üzerinden yürür eserlerinde. Saçmalığı alır, groteske dönüştürür. Onun için hayat saçma değil grotesktir ve onun görevi de insanlığa bunu çıplak bir biçimde sunmaktır.
Büyük Romulus, Roma'nın son imparatorunun devletin çöküş dönemindeki durumunu anlatır. Dürrenmatt kaosun, tedirginliğin, düzensizliğin hüküm sürdüğü küçük Roma'sında önce son imparator Romulus'a halkı, kargaşayı, dünyada düzeni ve düzensizliği yaratan ne varsa yargılatır. Tüm eserlerinde olduğu gibi burada da asıl problemi adalet, güç sorunlarıdır. Bilgi- iktidar ilişkilerini ve halkın taparcasına bağlandığı tüm değerleri ve inançları eleştirir. Bu eleştirilerini yarattığı küçültülmüş devlette ve imparator olmadan önce günleri tavuklarını beslemekle geçen Romulus'un üstünden yapmasının sebebi, alaya aldığı tüm devlet sorunlarının toplumun göze çarpmayan, küçük detaylarında baş gösterdiğini düşünmesidir.
Dürrenmatt'ın bu düzensizliklere, adalet sorunlarına bir çözüm getirmek gibi bir ereği yoktur. Onun için önemli olan yaşananları insan için görünür kılmaktır. Tedirginlikler üzerine
Büyük RomulusFriedrich Dürrenmatt · Kültür Bakanlığı Yayınları · 198593 okunma
Gene sorunları dile getiren ancak çözümleri dile getirmemesiyle ünlü yazarımız bizleri bekliyor. Bu eserinde de büyük mesaj içeriyor aslında. Şöyle ki: Romuluss, son Roma imparatoru olur. Kurulduğu tarih itibariyle durmadan cinayetler işleyen ve günahsız insanları katledenlere dur demek için Romuluss kendini yargıç ilan ediyor ve bu düzen değişecek diyor. Düzen aynı da diğerinin yorumunu yapamıyoruz.
Karşımıza toplam 4 bölüm çıkıyor kitapta. İlkinde kötü biri, ikincisinde işleri bırakması gereken biri, üçüncü bölümde dünyayı yargılayan, son bölümde ise dünyaca yargılanan birini görüyoruz. Final ise beni çok şaşırttı ama söylersek tüm boyu bozulacağı gibi tadından yenmeyecek bir ters köşe vardı karşımızda diyebilirim.
Hepimize iyi okumalar dilerim..
Büyük RomulusFriedrich Dürrenmatt · Kültür Bakanlığı Yayınları · 198593 okunma
İktidarın penceresinden iktidara bakan, düşündüren ve güldüren alegorik bir komedya. Tiyqtro topluluğuyla oynadığımız kaliteli bir eser. Mutlaka okunmalı.
İdealleri olmayan, güçlü değer yargıları olmayan insanlar bu kitapla ne yapacak ki diyebilirim onlar için sadece bir kağıt parçası yalnız insanlığın sorunlarına duyarlı insanlar sevebilir bunu
1921'de Bern kantonuna bağlı Konolfingen'de doğdu. Bir Protestan papazın oğlu olan Dürrenmatt, Zürich'te başladığı üniversite öğrenimini yarım bırakıp Bern'e dönerek burada da felsefe, edebiyat ve doğa bilimleri öğrenimi gördü. Bu yıllarda Kierkegaard, Aristophanes ve George Helm gibi isimleri okumaya başladı. İlk oyunu olan Komedi ne yayınlandı ne de oynandı. O hiç umudunu yitirmeyerek çalışmalarını sürdürdü ve savaş sonrasında ilk başarılı oyunu olan Kayıtta Var'ı yazdı.
1948 yılında sahneye konan ikinci oyunu Kör'de yine İncil dilinin etkisi vardır. 1948 yılında yazdığı ancak 1958'de basılan Büyük Romulus oyunuyla komediye yöneldi. Bay Mississippi'nin Evliliği (1952) oyunuyla dinsel ve Marksist ideolojilerin anlamsızlığını sergilemek istedi. 1954'te Babil'e Bir Melek İniyor'u yazan yazara dünya çapında ününü ise Yaşlı Kadının Ziyareti (1956) adlı oyun getirdi. Bu başarılı oyunu izleyen 5. Frank (1960) beğenilmese de 1962 yılında yazdığı Fizikçiler geniş yankı uyandırdı.
Tiyatro oyunların yanında polisiye olarak adlandırılabilecek türde eserler de vermiştir: Adalet, Yagıç ve Celladı, Yemin gibi.