Antigone Thebai Üçlemesi #3

8,8/10  (47 Oy) · 
158 okunma  · 
52 beğeni  · 
1.277 gösterim
Sophokles (MÖ 495-406): Yunan tragedyasının en önemli yazarları arasında adı ilkönce hatırlanan Sophokles, konuları işleyişi ve oyundaki karakterleri canlandırılmakta ustalığıyla ayrı bir yere sahiptir. Tiyatro tekniğini geliştirmiş, diyaloglara, dekor ve kostüme önem vermiştir. Tragedyalarında dönemin yazarlarında rastlanmayan derli toplu bir içyapı görülür. Eserlerinde yazgı sorununu her zaman ön planda tutar. Katıldığı yarışmalarda yirmiden fazla ödül almıştır. Yüz yirmi üç tragedya yazan Sophokles'in eserlerinden sadece Aias, Antigone, Kral Oidipus, Elektra, Trakhis Kadınları, Philoktetes, Oidipus Kolonos'ta günümüze ulaşabilmiştir. Sophokles'in tüm eserleri Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi'nde yayımlanacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2014
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    9786053321934
  • Çeviri:
    Ari Çokona
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
NigRa 
12 Oca 23:28 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

SPOILER OLUYOR SANIRIM AMA TAT KAÇIRMAZ, GÖNÜL RAHATLIĞIYLA OKU...

Tragedya, Labdakos ailesinin efsanesini konu eder. Oidipus'tan sonra oğulları dönüşümlü olarak tahta geçerek ülkeyi yönetme kararı alırlar. Fakat Eteokles sırasını bırakıp tahtı kardeşi Polyneikes'e devretmeyince, Polyneikes Argos Kralı'nın kızıyla evlenip Thebai şehrine(Oidipus'un şehri) saldırır ve sonunda iki kardeş düelloda birbirlerini öldürürler. Dayıları Kreon da, Eteokles yurdunu savunurken öldü deyip onu kahraman, Polyneikes'i vatan haini ilan eder. Hainin cesedini kırlara atın kurda kuşa yem olsun zındık der. Hatta mezara konmasını, yas tutulmasını bile yasaklar.

Antigone da(Oidipus'un kızı aynı zamanda kardeşi) abisine yapılan bu saygısızlığı yediremez. Çünkü Antik Yunan'da ölülerin kutsal olduğuna inanılır, ruhları huzur bulsun diye görkemli cenaze merasimleri düzenlerlermiş. Hatta gideceği yerde ihtlyacı olur diye mezara kişisel eşyalarını ve yiyecek koyarlarmış. Hatta kız kardeşinden yardım ister ama o, kız başımıza adamların işine mi karışacağız, kız kısmı böyle şeyler yapmaz deyip yardım etmek istemez.

Neyse... Antigone yasa masa vız gelir Kreon da kimmiş deyip gidip nöbetçilere gözükmeden cesedin üzerine toprak saçarak sembolik bir cenaze töreni yapar, nöbetçiler bir temsilci seçip Kreon'a yollarlar, Kreon emrimi çiğnemeye kim cesaret edebilir diye çıldırır, nöbetçi görmedik dese de gayet kendinden emin rüşvet alıyorsun sen diye adamcağıza iftiralar atar. Artık nasıl bir kibirse işte.. Nöbetçi döner, cesedin üstündeki toprağı temizler, Antigone tekrar toprak saçmaya başlar ve yakalanır.

Kreon, kralım ben sen nasıl emrime karşı gelirsin, diye Antigone'u ölüme mahkum eder. Tabi bu arada bir önceki kitapta kendisini taht fesatlığıyla suçlayan Oidipus'un karşısında ne halde olduğunu unutup, Oidipus'un kibirlenip kendisini küçümsemesi gibi bütün kibrini nöbetçiye kusar ilk.

Antigone da eeeyyyyy Kreon sen mi büyüksün Zeus mu diye sorar. Zeus tanrımızdır onun böyle bir yasası yoktur. Adaletin simgesi Dike adıyla konuşuyorum "Bir ölümlünün emirleri, tanrıların hatasız, değişmez yasalarından önemli olamaz. Bir ölümlünün emrinden korktum diye suç işleyemem tanrıların nezdinde." diye kendini savunur. Ama tabi kralsın yha ayrıcalıklısın yha istediğini yaparsın der.

Bunlar atışadursun sahneye Kreon'un oğlu aynı zamanda Antigone'un nişanlısı olan Haimon sahneye girer. De bakalım yiğidim sen ne düşünüyorsun diye sorarlar. Bıbıcımm ne derse doğrudur deyip bi de kızın gözüyle baksanız iyi olur aslında bıbacığm der.

Krallık ve kibir paket program olarak alındığından mıdır nedir "Dünkü çocuktan sağduyu dersi mi alacağım bu yaşta?" diye çıkışır. Delikanlı yediremez bu lafları, görürsün sen deyip vurur kapıyı çıkar, evi terk eder.

Kreon yine pişman değil, bilge iyilik timsali adamın içine cin kaçmış belki de kararından caymaz kızı canlı canlı çukura gömer. Sonra yine gelsin felaketler, şehrin yaşlıları gelir gider Kreon bey bu cesedi gömdürmedin tanrıların sunakları hep leş doldu sunaklarımızı kabul etmiyorlar. Sen Tanrı mısın kendine gel git kızı çıkar derler. Başta nasıl konuşuyorsunuz siz kralım ben saksı değilim! atarları yapsa da kahinin birinin Tanrılar evine ateşler salsın diye lanet savurunca, hak verip kazma kürek alıp Polyneikes'i gömer sonra da kızı canlı canlı hapsettiği tepeye koşar. Bir de ne görsün kız kendini asmış, oğlu da sevgilisine sarılmış ağlıyor. Çocuğun acısı büyük tabi sağlıklı düşünemeyip kılıcını çıkarıp karnına saplayıp öldürür kendisini. Haberi alan karısı da kendisini öldürünce alın size trajedi gibi trajedi. Kibrinin bedelini ailesiyle öder.

İlk kitaba göre didaktik yönü ve derinliği epey fazlaydı, ayrıca sonundaki çeviri notları okumaya apayrı bir tat katmış. (Örneğin Antigone'da bir kelime oyunu yapmış Sophokles.. Babasının eşiti anlamına gelen bir kelimeymiş.) Çaktın mı köfteyi? İyi öyleyse bekleme ben spoilerla dolu bu upuzun incelemeyi oturup boşa yazmadım, sen merak et de oku diye yazdım. =)) Çok güzel öğütler var ve taa m.ö'den on numara hayat dersleri vermiş bize. Kısa ve öz...