Bu bir tiyatro oyunu... Öncelikle tiyatroyu sevdiğimi söylemek istiyorum. Ben sanat aşığı biriyim. Her türlü sanattan alıkoyamıyorum kendimi... Zaten August Strindberg de tiyatro öncülerimizden biri. Aile kavramı üzerinde duran bir tiyatro oyunu bu. Kendi yaşamından alınmış bir evlilik kurumu içinde gelişen ve ölüm kalım savaşına dönüşüp trajik sonla biten bir öyküyü ele almış yazarımız.
Kadın özgürlüğü vurgusu yapan İbsen oyunlarına karşıt olarak; kadın erkek ilişkilerini, aradaki güç mücadelesini ele alır. Süvari yüzbaşı Adolf ve eşi Laura arasında kızları Bertha'nın yetiştirilmesi konusunda kimin etkin ve söz sahibi olacağı tartışması çevresinde; kadın, erkeği ruhen yıkan bir güç olarak tasvir edilir.
Eserlerinde kendi yaşamından deneyimlediği konuları sıklıkla işleyen August Strindberg’ün bu kısa oyununda; annelik, babalık ve eş olma kavramları üzerinde durulmuş. Bu kavramlar üzerinde esnek bakış açıları kazanmamız açısından okunmaya değer bir oyun olduğunu düşünüyorum.
DNA testi bulunmadan önce insanlar, temalı bir tiyatro eseriydi.
"Ancak bir babanın çocuğu dışında başka bir sürü şeyi vardır, ama anne yalnızca evlada sahiptir." alıntısı ile bir babanın gerçekten baba olup olmayacağının bilinmeyeceğini hep bir kuşku içinde yaşayacağını aktarır yazar bizlere. Kitabın ana teması aile içi çatışmalar olsa da dönemindeki aile içi ilişkilerin nasıl olduğu konusunda bir ayna tutar.
Ben eseri sevdim. Okurken eğlendim zaten tiyatro okumak benim için terapi gibi. Bu yüzden akıcı ve güzel bir okuma oldu.
Sevdiğim tiyatro yazarları kadar beni etkilemese de üzerine analiz yapılabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum.
Kitap, August Strindberg'in, 81 sayfalık, küçük bir oyunu. Konusu, kısaca evin babasının karısı tarafından delirtilmesi üzerine. August Strindberg kim derseniz, kendisi İsveç'in büyük, üretken yazarlarından. Ben de farklı bir yazarın kitabının ''August Strindberg Ödülü'' aldığını okuyunca merak etmiş, Behçet Necatigil'in Türkçeye çevirdiği ''Açık Deniz Kenarında'' kitabıyla yazarla tanışmıştım. Yazarın özgeçmişini okuduğunuz zaman neden hep belli konularda (kadın-erkek ilişkileri) takılıp kaldığını anlıyorsunuz (7 yaşında intihara kalkışan, 13 yaşında annesini kaybeden, başından 4 evlilik geçen bir insandan bahsediyoruz ki zaten böyle birisi ya çok büyük bir yazar ya da çok büyük bir antisosyal olabilirdi kanımca).
Tiyatro tarihinin özyaşamını oyunlarına yansıtan
önde gelen yazarlardan biri olan Strindberg'inBaba adlı bu oyunu kendi yaşamından alınmış bir evlilik kurumu içinde gelişen ve karşı iki cinsin hayatta kalım savaşına dönüşüp trajik sonla noktalanan bir öyküyü anlattığı en önemli yapıtlarından biridir.
August Strindberg 1849 1912 'günümüz tiyatrosundaki bütün modernliklerin öncüsü' olarak ünlenmiş bir yazardır.Sayısı kırkı aşan oyunlarında yozlaşmış aristokrasiyi sakat burjuva yaşamını insanlar arasındaki sömürüyü anlatır..
Özellikle aile kurumunda kadın erkek ilişkisinin kadınların olumsuz ve uyumsuz davranışları nedeniylebir ölüm kalım savaşma dönüştüğünü vurgular.
Tiyatro izlemek kafar okumk ta keyıflı diyenler buyurun Baba
Daha önceden ismini bile duymadığım için hayıflandığım eser. Muhteşem... İkili ilişkiler ve psikolojiyle ilgilenen herkes okumalı. Bir insanı basit bir şeyin bile şüpheye götürmesi ve sonunu getirmesinin muazzam bir örneği. Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım.
LAURA Yardım edin Doktor, yardım edin; galiba geç kal dık. Bakın nefes almıyor.
Dr. ÖSTERMARK (Hastanın nabzına bakar) Beyin kanaması.
RAHİP Öldü mü?
Dr. ÖSTERMARK Hayır, tekrar uyanabilir. Ancak ayıldığında ne durumda olacağını bilemeyiz.
RAHİP Önce ölüm, sonra yargı. . .
Dr. ÖSTERMARK Yargı yok! Suçlama da yok! Siz insanların alınyazısının Tanrı tarafından yazıldığına inanıyor sunuz, sayın Rahip, o halde bırakın bu konuda son sözü Tanrı söylesin.
MARGRET Ah Sayın Rahip, son anında Tanrıya dua etti.
RAHİP (Laura'ya) Doğru mu?
LAURA Doğru.
Dr. ÖSTERMARK Eğer öyle ise, hastalığı hakkında nasıl karar veremiyorsam, bu konuda da karar veremiyorum,böylece benim ustalığım sona ermiş oluyor. Şimdi ustalığınızı deneme sırası sizde Sayın Rahip!
LAURA Ölüm döşeği başında söyleyecekleriniz bu kadar mı Sayın Doktor?
Dr. ÖSTERMARK Evet, hepsi bu kadar... Daha fazlasını bilmiyorum. Kim biliyorsa buyursun konuşsun!
BERTHA (İçeri girer ve annesine doğru koşar) Anne! Anne! LAURA Çocuğum! Yalnızca benim yavrum!
RAHİP Amin! . .
Her savaş sonunda kazanmak şart mı? Ne olunca kazanıyoruz? Hayatta kalınca mı?
Aile içindeki iktidar mücadelesini ele alan bir tiyatro eseridir. Kadının şeytanca aklı ile çocuğun babası olmadığı kuşkusunu aşılayıp en sonunda adamı delirtmesi ile galip geldiğini sanan bir mağduriyeti anlatıyor aslında..
Yazar 1885 senesinde bu tiyatroyu yazarken dönemin kadın-erkek ilişkilerinden de bize bilgi veriyor. Türk dizilerine taş çıkaramasa da entrika konusunda yine de o dönem için çok başarılı geldi bana. :))
Ben tiyatro eserlerini okumayı çok sevdiğim için güzel bir okumaydı. Akıcı, kısa ve ilgi çekici bir konu eşliğinde güzel bir yazara temas ettim..
Oyunları, romanları ve kısa öyküleriyle tanınır. Yaklaşık yarısı tiyatro oyunu olan 120 kadar eser üreten Strindberg, Avrupa ve Amerikan tiyatrosu üzerinde büyük etkisi olmuş bir yazardır. Toplumsal eleştiriler içeren ve bir yandan da kadın-erkek çatışmasını konu edinen oyunlar yazmıştır; Bayan Julie, Ölüm Dansı, Rüya Oyunu, Hayalet Sonatı gibi oyunları günümüzde de dünya sahnelerinde sıklıkla oynanır.
Strindberg edebiyatçılığının yanı sıra astronomi, kimya, zooloji gibi bilimlerle amatör olarak ilgilenen bir bilimadamı; fotoğrafçılık, resim, sinoloji (Çinbilimi) ile uğraşan çok yönlü bir kişi idi.
100. ölüm yıldönümü olan 2012, “Strindberg yılı” ilan edilerek çeşitli etkinliklere vesile olmuştur.