·1724 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Haziran 2021 13:11 Büyük bir beklenti ile elime alıp zamana yayarak okuduğum; Victor Hugo’nun şaheseri hatta şu ana kadar okuduğum Dünya Klasikleri içerisinden en iyisi..Sefiller..
Hangi cümlelerle incelesem diye düşünüyorum. Ve ne anlatırsam anlatayım eksik değerlendirme yapacağımı düşüneceğim. Öncelikle belirtmeliyim ki beklentilerimi fazlasıyla karşılayan, beni fazlasıyla kazanmış, okumakta geç kaldığımı düşündüğüm bir eser.
Kitap okuma alışkanlığı bulunmayan insanların bile ismini bir şekilde duyduğu Sefiller’in 1700 sayfalık İş Bankası Kültür yayınları Hasan Ali Yücel klasikler dizisi Volkan Yalçıntoklu çevirisini tercih ettim. Çeviriyi çok beğendim. Çok emek harcanmış.
Kitap çok fazla uzun.. zaman zaman çok keyif aldığım bölümleri olduğu gibi sıkıldığım ve ilerlemesi zor olan bölümleri de var.. kitabın neredeyse yarıdan fazlası, Victor Hugo’nun hikayeden kopup kendi görüşlerine daldığı ve Paris’i adeta sokak sokak betimlediği kısımdan oluşuyor. Örneğin karakter kanalizasyondan bir yere gidecekse şehrin kanalizasyon tarihini anlatmış yazar. Bu da kitabın akıcılığını bir anda kesip donuk bir şekilde ilerlemesine neden oluyor. Zaman zaman kitabı bırakmayı düşündüm, gereksiz teferruatlarla dolu diye fakat bu teferruatlardan dolayı kitabı okumamak hikayeye haksızlık olur. Bu kısımlar dışında hikaye çok hızlı ve soluksuz ilerliyor kafanızı kitaptan kaldırdığınızda saatler geçmiş kitabın çok fazla ilerlediğini görüyoruz. Kitabı bir solukta bitirmek istiyorsanız tavsiyem teferruatlı kısımların olmadığı kısaltılmış versiyonu okumanız.
Kitabın içeriğine gelince; fakirlik, iç çatışma, sorgulama, sefalet, aşk, kıskançlık, ihanet, savaş, vefa, değer gibi konuları bir arada ve büyük bir ustalıkla işlemiştir yazar. Hikaye öyle güzel işleniyor ki içinize adeta sahneyi yaşıyorsunuz, karakter korkuyorsa siz de korkuyorsunuz, seviniyorsa siz de seviniyorsunuz. karakterlerin hisleri, düşünceleri çok iyi bir şekilde anlatılmış kitapta, sokakta yürüdüğünüz zaman her an karşılaşacağınız karakterlere sahip. herhangi bir kişinin yerine koyabiliyorsunuz kendinizi. Jean Valjean, Fantine, Cosette, Javert’in hikayesi çok çok etkileyicidir; ama bir toplumun, insanlığın hikayesi, romanda ilmek ilmek işlenmiştir. Sanırım bu da romanı klasikleştiren ve günümüzde bile okunmasını sağlayan tek unsurdur. Jean Valjean’ın yaşadığı iç çatışmayı hepiniz yaşamışsınızdır ve sık sık kendinizi görürsünüz romanda. Roman konusu itibariyle öyle güzel ve derin mesajları olan bir kitap ki hayatındaki tek başarı bu kitabı yazmak olsun deseler kabul ederim.
Haksızlıkların, insanların hayatlarını nasıl kararttıklarını görürüz bu romanda. Dinde oluşturulmak istenen algı güzel bir şekilde özetlenmiştir. Eğer okumadıysanız vakit kaybetmeden bu dünya klasiğini okumanızı tavsiye ederim.
Kitap dikkatle okunup verilen mesaj doğru algılanılırsa bilinç düzeyinizin artacağını göreceksiniz.
Jean Valjean… sizi karşımda görsem önünüzde saygıyla eğilirdim.. Sevgiyle…