Puan vermedi·331 syf.··
2021 24. kitabı
Kitapla ilgili çok şey yazılmış, ben kendi düşüncelerimi not almak adına bunu yazıyorum. Kitapta noktalama işareti olarak virgül ve nokta kullanılması, okumayı zorlaştırmış olması eleştirileri bir yana, bence kitapta çok duygusuz bir atmosfer oluşmasına neden olmuş. Bütün olayları ben de vicdanen kör olmuş gibi, fazla duyguya kapılmadan nötr bir bakış açısıyla okudum. Bunun dışında kitapta hemen dikkatimi çeken şeylerden biri yönetimin sarsaklığıydı. Bir devlet var, körleri karantina altına alan devlet bu. Ancak devlet varken insan hakları nasıl bu kadar ihlal edilebiliyor? Karantinayı sürdüren ordu, körleri öldürme konusunda hiçbir çekince hissetmiyor. Bireyleri hiçbir koruma altına almamış bir devlet nasıl var olmuş, ben aklımda canlandıramadım. Hem salgını önlemeyi bir görev olarak gördüğünü ilan eden, halkın gözündeki görünüşünü önemseyen, hem de ordudakilerin bu şekilde bir zihniyete sahip olabilmesine yol açan bir ortam oluşturan bir devlet bana tutarlı gelmedi. Bununla birlikte karantinadaki körlere bazen yemek verilmemesi ya da yetersiz şekilde verilmesinde de yönetimin amacını anlayamadım. Belirsizlik ortamını oluşturarak insanların içindeki kötülüğü tamamen ortaya çıkarabilmek için yazarın kullandığı bir araç hissini verdi. Kitapta asıl anlatılmak istenene, felsefi kısmıyla ilgili düşüncelere gelirsek, ilk sorum yazarın şehla çocuğun annesi hakkında yazdığı "Annesi yanında yoktu, doktorun karısı kadar kurnaz davranamamış, kör olmadığı halde kör oldum demeyi akıl edememişti." cümlesiyle oluştu. Yazar burada ironi mi yapıyordu emin olamıyorum, kitabın devamına bakarsak bu anneden de böyle bir fedakarlığa dair beklentimiz az olmalı, insanın bencilliğini anne-çocuk bağıyla bile yenmesi mümkün olmayabilir. Beni soru sormaya gerçekten iten ilk kısım ise karantinada bir grup körün yönetimi ele geçirmesiyle başladı. Açlık gerçekten insanı insanlıktan çıkarır mı acaba... Kitapta insanları yönlendiren en temel etki açlık oluyor, ahlaki değerler bütün gücünü yitiriyor, hem de bütün insanlar açısından. Kadınları isteyen karantinadaki grubun isteğini kabul etmeleriyle gerçek körlüğü hissettim. Değerlerin anlamı kalmadığında insan karnını doyurabildiği sürece çevresindeki her şeye duyarsız kalabiliyor, en derin körlük de bu. Belki de doktorun karısının kör olmamasının nedeni de yalnızca kendini düşünüp başkalarına duyarsızlaşmak yerine daima başkaları için sorumluluk hissetmesidir. Sonuç olarak, rahatsız edici kısımları olan ama düşündürücü bir kitaptı. Bütün yönleriyle tutarlı olmasa da oluşturduğu eleştiriler ve hisler etkileyiciydi.
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
·
61 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.