Kitap tek kelimeyle MÜKEMMELDİ Archer, o kadar yaralı, hayata karşı tecrübesiz ama buna rağmen naif kalabilmiş bir karakterdi ki her şeyiyle kalbimi çaldı Kitaba dair en sevdiğim şey kesinlikle Archer oldu. Kitapta Archer’ın karakter gelişimi çok güzel anlatılmıştı. Başta ki çekingen hali ve yalnız hali ile kitap bittiğinde ki Archer arasında dağlar kadar fark vardı. Bu süreci okurken onunla gurur duydum ve olabilirmiş gibi bir daha aşık oldum. Bir de Archer’ın küçüklüğünden kesitler okumak karakterin yaşadıklarını hissetmemi ve kitabın içine girmemi sağlayan bir başka ayrıntıydı.
Bree karakterini de çok sevdim. Sevgi dolu şefkatli Bree’m, kasabanın görünmez adamını elbette ki görür görmez merak etti ve peşine düştü(iyi ki düştü)
Bree ve Archer yaşadıkları ve travmalarıyla birbirlerini o kadar güzel tamamlamışlardı ki onları okurken çok keyif aldım. Zaten kitabın anlatımı o kadar akıcıydı ki vaktim olsa bir oturuşta bitirebilirdim.
Kitabı okurken kafama takılan ve benim için olumsuz sayabileceğim tüm öğelere yorumlarımda değinmeye çalışırım ama bu kitapta bulabildiğim tek eksik kitabın başlarında her şeyin çok hızlı gitmesiydi.
Fakat bir noktadan sonra kitap bunu da telafi edip toparladı ve derin olarak görmediğim her şey derinleşip anlam kazandı. Bu yüzden kitaba bir eksik bulamıyorum desem yeridir.
Başka dilde aşk yetişkin içerikli bir kitap olduğundan okuması için uygun yaşta olan ve travmalı karakterlerin bulunduğu aşk kitaplarını seven herkese bu kitabı gönül rahatlığıyla öneririm.(Herkes Archerla tanışıp benim gibi aşık olmalı️)