·552 syf.····Okunma: 13 Haziran 2019 13:49 Hoca’nın Uygarlık Tarihi’nden sonra başladığım seri. İlk iki cildi olan, İlkçağ ve Ortaçağ’ı anlattığı kitaplarını okudum. İleriki zamanlarda diğer ciltleri de okuyacağım ama muhtemelen hiçbiri kitaplığımda kalıcı yer edinemeyecek. Çünkü;
her şeyden önce ortalama bir tarih okuyucusu çalışmanın kaynakçasına en azından bir göz gezdirir ve araştırmanın derinliği, güvenilirliği ve ciddiliği hakkında bir fikir edinerek okumaya başlar. Bunu hocanın bu kitaplarına uygulayınca hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Çalıştığı kaynaklar böyle bir eser için o kadar az ki okuduğunuz şey tarih olmaktan çıkıp tarihçinin yorumuna dönüşüyor. Hoca kendinden önceki çalışmaları kullanmak yerine salt kendi bilgi birikimine başvurmuş. Üstüne bir de materyalist yöntemle ilerlemesi öznelliğin dozunu büsbütün arttırmış.
Elbette materyalist tarih yöntemiyle yapılan çalışmalarda tarihçinin yaklaşımı, bakışı hatta yorumu önemlidir ama bu da ciddi bir kaynak kullanımının neticesinde ortaya koyulursa bir anlamı olur. Bu yöntemle yapılan ciddi çalışmaları takip edenler, mesela Chris Harman’ın Halkların Dünya Tarihi çalışmasını okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır.
Sonuç olarak materyalist olsun olmasın bu kapsamda yapılan birçok güzel çalışmanın arasında kaybolup gitmesi işten bile değil. Ama yine de hocanın birikimlerinin sonucunu okuyarak tarih kurganına bir balbal dikmek faydalı olacaktır.