·480 syf.····Okunma: 12 Mayıs 2021 14:58 Bir gecede şöhrete kavuşan müzisyen... Tek amacı ünlü bir magazin yazarı olmak isteyen bir genç... Her şey böyle başlamıştı... Efe ve Mine'nin hikâyesi böyle başlamıştı... Rengârenk acılar'ın hikayesi böyle başlamıştı işte...
Mine, sosyal medyadan kendini soyutlamış Efe Duran hakkında magazin yapmak amacıyla o binaya, pembe neon ışıkların yansıdığı No.26'ya taşındığında, ne hayatının sonuna kadar değişeceğinden, ne de âşık olacağından bihaberdir.
•••
Beyza Alkoç artık genç kurgu alanında tanınmış bir yazar oldu, genel olarak güzel kurgu yazdığını düşünüyorum ama hem kitaplarında gerçekleşmesi zor olan şeyler yazıyor hemde hikâyelerini fazla uzattığı görüşündeyim. Ama bu kitapta kendini geliştirmiş, gerçekleşmesi mümkün, gerçeğe dayalı bir hikâye çıkmış kaleminden. Ayrıca kitapta yazılar "Rengârenk Acılar" şarkısının gerçek bir şarkıya dönüşmesi kitabı çok gerçekçi kılıyor. İkinci bir kitap yazarmı bilmiyorum ama yazarsa umarım fazla uzatmaz...
Ünlü olmanın zorlukları soğuk su gibi çarpıyor yüzümüze. Çoğumuz hayal ettiği o ünlü, zengin fenomen olmak aslında hiç de düşündüğümüz gibi değilmiş...
Eğer Beyza Alkoç ile hâlâ tanışmadıysanız bence No.26 ile başlayabilirsiniz...
Biraz müzik ve biraz magazin hayatı
No.26'nın hikâyesi
Efe ve Mine'nin hikâyesi
Bizim hikâyemiz
~Pembe ışıkların yansıdığı o bina... No.26~
"Kendini yaşamaya değer görmediğim her şey benim bu hayattaki esaretimdir."
"Aşk böyle bir şey mi? Bir insanın senin iç sesin olması gibi mi?"
"Bırakın gözlerinizdeki parlaklığı tüm dünya görsün, belki bir gün onlar da biraz parlar..."
Şimdilik benden bu kadar Yakında görüşmek üzere...
Bol kitaplı günler dilerim...