Puan vermedi·96 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Haziran 2021 16:47 Gerçek adı Eric Arthur olan İngiliz yazar George Orwell’ın ince zekasının eseri etkileyici romanlarından “Hayvan Çiftliği” İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru yazılmış sert bir hicivdir. Kitapta hayvanların birbirlerine sıklıkla “yoldaş” diyerek hitap etmesine bakılarak tarihsel bir gerçeklik olan Stalinizm’i ve Rusya’nın Sosyalist rejimini eleştirmek amacıyla yazıldığı söylenilebilmektedir. Karakterlerin hayvanlardan oluşmasından dolayı fabl olarak düşünülse de insanları, devrimleri, yasaları eleştirip etkili biçimde vermiş olduğu mesajlarla bu türden ayrılmaktadır.
Kitabın alt başlığında da yazdığı gibi korkunç sonlu bir peri masalıdır Hayvan Çiftliği. Domuzların telkinleriyle insanlara karşı nefretle gözleri kör edilen hayvanlar yani halk etrafında asıl olup bitenleri göremez hale geliyorlar. Görseler bile okuma yazma bilmemeleri, domuzlara yani yöneticilerine itaat etmeleri, sorgulamamaları onların sonlarını getiren şeyler olmaktadır. Kitabı bitirdikten sonra şu soru geliyor aklımıza, “Bütün insanlar eşittir, ama bazı insanlar daha mı eşittir?” Toplumlarda yönetilen ve yöneten eşit öneme sahiptir. Önemli olan halkların örgütlenmesi, kendi haklarını gözetebilmesi ve liderlerini kontrol altında tutabilmesidir.
Tarihte gerçekleşen birçok devrimin sonucu oluşturulan yeni düzen hayal kırıklıkları ile sonuçlanmıştır. Orwell, sömüren ve sömürülen değişse de bu döngünün son bulmayacağı, ideal düzenin bir ütopya olduğu mesajını kitabında okuyucusuna hissettirmiştir. Hayvan Çiftliğinde her şey ne kadar güzel başlamıştır oysa ki. İnsanlar da tıpkı çiftlikteki hayvanlar gibi kendilerini ezen ve sömüren insanlardan tarih boyunca kaçmışlardır. Ancak bu devrimler yolundan sapmaya mahkum olmuş daha baskıcı yönetimler oluşmuştur. Tıpkı kitapta olduğu gibi dönemin Rusya’sında Çar II. Nicholas’ın kötü yönetiminden bıkmış olan halk, Lenin gibi komünistler fikirleri ile bir anda devrim gerçekleştirmiştir. Ancak genellikle ideal bir toplum oluşturma isteğiyle başlayan hikayeler kısır döngüyle sona ermişlerdir. Hayvan Çiftliği bu yönüyle iki uçlu bir yergi niteliği taşımaktadır.
Kendini yönetenleri sorgulamayan, özgürlüklerini savunamayan, kendi gücünden habersiz yaşayanların özetle aklını kullanamayan hiçbir varlığın özgürlüğünün bir değeri yoktur. Gerçek devrimler ancak kişilerin eğitilmesi ve farkındalıklarının artmasıyla gerçekleşeceklerdir.