Puan vermedi·200 syf.··
2021 84. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2021 18:54
Jules Payot: "Yüzyılımızda hedefimizi dış dünyayı keşfe ayırdık. Bu keşifler şehvet ve arzularımızın kabarmasına ve sonuç olarak da daha fazla endişeye, sarsıntıya ve üzüntüye neden oldu. Çünkü dış dünyayı keşfederken iç dünyamızdan olduk. Asıl önemli olan mutluluk kaynağımız zihni mutlulukları bir kenara bıraktık." diyor. Kendisi, her insanın mutlaka iradesini terbiye etmesi gerektiğini, gerçek mutluluğun ve hürlüğün arzularımızın esiri olmaktan kurtulmamızda ve mutluluğumuz ve zihinsel gelişimimiz için irade terbiyesinin şart olduğunu dile getiriyor. Üstelik devletin bize bu konuda yardımcı olmasını, karakterimizin daha tam anlamıyla yerleşmediği ilkokul ve ortaokul müfredatlarında bunun ders olarak bize verilmesi gerektiğini vurguluyor. Onun için büyük adam olmanın çok kolay olduğunu, bunun sadece az da olsa düzenli bir çalışma ve mutlak bir sebat gerektirdiğini telkin ediyor. İrademizin terbiye edilmesi gereken konuları genellikle şehvet ve tembellik olarak ele almış. Birbirinden güzel tavsiyelerde bulunuyor; arkadaş çevresinin öneminden, dış uyaranlardan, iç uyaranlardan, düşünceler üzerinde tahakküm kurmanın öneminden, yemek ve sporun (sağlıklı yaşam) ciddiyetinden bahsediyor. Yaşadığımız anın sadece bu andan ibaret olmadığını içinde bulunduğumuz durumun bir sonrası olduğunu kendimize unutturmamız gerektiğini söylüyor. Yazar eser boyunca amaçsız yaşamamamız gerektiğini, yaşımız ilerleyince geride bir şey bırakmadığımızı görünce hüzünleneceğimizi söylüyor lâkin önemli olan insanlara ayna olacak kâmil bir insan olmak mıdır yoksa ölünce ardımızda bir eser bırakmak mıdır? Tabi gayri müslim ne bilsin insanı kâmil olmanın önemini, âlâyı illiyin'e yükselmenin değerini... Galiba o yüzden somut bir sonuca dayanarak okuyucusunu irade terbiyesine ikna etmeye çalışıyor ki kendisi de bu konuda oldukça haklı lâkin bizim inancımıza göre yetersiz. Yetersiz çünkü yalnızca bu öneriler bize dünya hayatımız için işe yarayacak, yalnızca tek kazancımız insanlar tarafından saygınlık görmek olacak. Ahiret hayatı ve orada yaşayacağımız rezillik hesaba katılmamış haliyle...(Fakat siz bu durumu lehinize çevirebilir, söylenilen önerileri ebedi saadetinize uyarlayabilirsiniz. Örnek olsun diye paylaştığım alıntılardaki yorumlara göz atabilirsiniz.) Üstelik aklımı kurcalayan bir şey var. Bu kadar tavsiyenin içinden duygularımıza hükmedemediğimizi, bir duygu cereyan ettiğinde iç dünyamızı alt üst ettiğini, bu duruma müdahale edemeyeceğimizi ve müdahalemizin yalnızca duygu- hareket- düşünce üçlüsünün ilişkisini mantıklı bir şekilde yöneterek dışa vurumlarımızda kendimize ancak böyle hakim olabileceğimizi söylüyor. Acaba diyorum bu kitabı bizim alimlerimiz ele alsaydı nasıl bir sonuca varırlardı, onlar ne gibi şeylerden bahseder ve nasıl bir yol izlerlerdi? Her şeye rağmen kıymetli önerileri için bay Payot'a teşekkür ediyorum, toprağının bol olmasını diliyorum. İstifadeli okumalar...
1000Kitap
İrade TerbiyesiJules Payot · Kapı Yayınları · 202038,5bin okunma
··
5,4bin Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
ggüll
Gönderi Sahibi