Puan vermedi·384 syf.····Okunma: 17 Haziran 2021 22:05 Kitabın içeriğine baktığınız zaman inanılmaz derecede keyifle okuyorsunuz ancak okurken de kafanızda türlü türlü sorular uçuşuyor. Bir kadın olarak içinde bulunduğumuz toplumda şuanda bile eleştirdiğimiz yeterli görmediğimiz bu haklarımızın bir sabah uyandığımızda elimizden alınması ve sonrasında başlayan yasaklar ,kısıtlamalar... Erkek hegemonyasının olduğu ,hiyerarşik yapılanma içinde ,erkeğin basamağın herhangi bir bölümünde bile yapılandırılmadığı yapılanmanın dışında özel ayrıcalıklarla yer aldığı, kadınların kendi içinde parçalara bölünüp kast sisteminde olduğu gibi değer biçilip /değersizleştirildiği bir toplum...
Yazar Okuyucuya şuanda içinde bulunduğunuz var olan toplumdaki kadın erkek ilişkisi çerçevesindeki ikincil olma konumunuza (çünkü ataerk sistemin hakim olduğu küresel dünyada mücadele etmemiz gereken “tür” erkek) ya da kısmi de olsa var olan haklarınıza şükredin mi demek istenmiş bilemiyorsunuz ...çünkü kitapta mücadele kavramı yasak kadının bırakın haklarının erkeklere verilmesini kadınların kendi içlerinde bile bölündüğü konumlandırıldığı, kadın kadının düşmanı haline geldiği bir toplum... komutan eşleri, komutan eşlerinin kızları, Marthalar,Damızlık kızlar, fahişeler...bir grup kadının sadece doğurganlık göreviyle yükümlü tabi bu doğurganlık özelliğinden dolayı özel ayrıcalıklara sahip olamasa da bu özelliği onu Kolonilere gönderilmekten koruyor. Görevi sürekli farklı ailelerde özel ayrıcalıklarla yaşayan komutan ve eşlerine cocuk doğurup teslim edip tekrar farklı ailelerde yine aynı görevi yerine getirmek taki işlevsiz kalana kadar taki damızlık vasfı bitene kadar çünkü siz Damızlık olma vasfı bitene kadar...
Okurken gerçekten de boynuna kırmızı yuları bağlanmış ailenin yanında gezdirdiği koyun gibi bir hissiyatla okuyup o kadınları ailelerin yularını bağladığı koyun misali canlandırarak okudum karışık bir inceleme olmuş olabilir ama uzun zamandır okuma listeme aldığım anca fırsat bulup okuyabildiğim iyiki okudum dediğim bir kitap çünkü şuan ve ütopik olan yaşam tarzı sürekli karşılaştırılarak ilerleyebiliyorsunuz şuanki tükettiğimiz değersizleştirdiğimiz, önemsizleştirdiğimiz basit gördüğümüz belki önem sırasında herhangi bir dereceye oturtmadığımız haklarımızın,duygularımızın,sitemlerimizin,ifadelerimizin,düşüncelerimizin ne kadar önemli ve kıymetli olduğunu hissediyorsunuz