* Aias Akhalar'ın en cesur savaşçılarındandı. Adının anlamı gibi bir hayat sürmüştü. Ölenedek inlemiş dövünmüş ve pişmanlık içerisinde kıvranmıştı. Günahını yanı başında aklını yitirmiş, hayatına son vermişti. Geride acılı bir eş ve bir çocuk bırakmıştı. Tekmessa'nın eşinin ikna etme çabaları bu aşamada boşa idi. Oğlu Eurysakes'i babası bu hale düşmeden önce çadırın uzağına göndermişti. Teukros Aias'ın kardeşi idi ve ölümünü haber alır almaz kardeşini defnetmek için gelmişti. Oradakiler tarafından gömülmesine müsaade edilmemiş engel olmaya çalışılmıştı. Belkide Aias'ın baş düşmanı olan Odysseus'un Teukros'a desteği ve toplum içinden benimsenmiş bilgeliği ile sözüne itimat edilmiş ve istediği yerine getirilerek Aias'ı defnetmişlerdir. *
Klasik okumaktan aşşırı zevk alıyorum. Son zamanlarda özellikle tragedy yazarları merakımı cezbediyor. Aias da çok sevdiğim bir tiyatro metni oldu. Okumanızı tavsiye ederim