·352 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Haziran 2021 16:49 Nobel Ödüllü öykü kraliçesi canım Munro' nun yine severek okuduğum bir kitabı daha.
Bu yazarı araştırdığınızda karşılaşacağınız ilk cümle, Kanada'nın Çehov'u tabiri olacaktır, Çehov'un dehasını tartışmaya ve bir kıyas yapmaya yüreğim olmasa da, Munro' nun yazdıklarında çok daha farklı bir tat olduğunu söyleyebilirim.
Tanıdık tavrı mı, bu kadın kesin Anneannemi bir yerlerden tanıyor olmalı diye düşündürmesi mi, samimi yaklaşımı mı, kendini okura beğendirmeye çalışmayan, öykülerinde mutlu sonu aramayan dik tavrı mı, sayfalardaki o buruk ve melankolik hava mı, nedir kapıldığım adını koyamadım inanın.
Farklı on bir öyküden oluşan, birbiriyle ilişkili, otobiyografik özellikler taşıyan bir anı-roman okuyoruz. Kitap, adını içinde yer alan öykülerden biri olan, Castle Rock Manzarası' ndan almış. Benim en sevdiklerimse İşçi Kız ve Babalar adlı iki öyküsü oldu.
Yazar İskoçya asıllı atalarının 18. yüzyılda Kanada'ya göç etmesini anlatır ve ailesinin izini sürerken; o dönemdeki toplum yapısını, çalışma şartlarını, kadınlara bakışı da gözler önüne sermiş. Bahsi geçen bu bol önyargılı, eski mi eski, geçmiş gitmiş dönemlerin, bize hala oldukça tanıdık geliyor olması, işin en üzücü yanı tabi.
Eğer ki birbirinden çok net ayrılan başlangıç-son döngüsü okumaktan hoşlanıyorsanız, yazar sizi biraz şaşırtabilir; "Bunu niye anlattı ki şimdi?" gibi bir sorgulamaya girişebilirsiniz. Yoğunlaşarak okunmalı, çünkü karakterlerin duygu durumlarını yakalamak biz okurların göreviyken; süsten uzak, oldukça yalın cümleler, düşündüğümüzün aksine işimizi pek kolaylaştırmıyor.
Nihayetinde belki de öykülerden oluşması nedeniyle de çok sürükleyici değilse de, tam isabet tespitleri nedeniyle çok iyi anlaştığım, neredeyse bir sinek vızıltısı ya da uğultudan ibaret olan o belirsiz duygu ve düşünceleri bile ifade etmek için, doğru kelimeleri nasıl yakalayıverdiğini anlayamadığım, özellikle okumada duraksama yaşadığım dönemlerde başvurduğum yazarların başında gelir.
Tavsiye ediyorum.
Keyifli Okumalar.
"Yargılar ve tahminler ağzıma, gözlerime girmeye çalışan bir böcek bulutuydu sanki. Onları elimle ezebilirdim, tükürebilirdim."