"Leziz şekilde karanlık" yorumunu asla hak etmiyor. Belki de kişinin karanlık anlayışına göre değişiklik gösteriyordur bilemem ama karanlık hissi okurken yanımdan geçmedi.
Evet kitapta muazzam bir suç var. Canilik, psikopatlık ve bence obsesif kompulsif hastalığı olan bir adam var. Lena karakterine takık evli bir adamın Lena uğruna karısı ve çocuğunun ölümüne sebep olmuş bir adamın derin psikopatlığı var kitapta. Ama karanlık yok.
Kitapta 24 adımlık bir kulubeye kapatılmış hayatlar var iki cocuk bir Lena bir de Lenanın ölümüne sebep olan kendiside ölmüş minik bebek Sarah. Bir de psikopat katilimiz ve sonrasında bir sürü Lena. Saçları sarıya boyanmış kadınlar, Lenanın alnında ki yara izinin aynısı bıçakla alınlarına oyulmuş kadınlar ve onun ayakkabıları tam gelmese, ayaklarını sıksa dahi Lena olan kadınlar. Lena ve bir bebek dahil olmak uzere 4 kurban. Ölmese dahi bir kurban sayılan son Lena kılığına bürünen Jasmin Grass var bir de. Kurtulan ama yaşadıklarını uzerinden atamayan ama sonu getiren kadın. Anahtar deliğinden dışarıyı gören iki çocuk, 4842 gündür Lenacığını arayan bir baba.
Güzel kurgulanan fakat anlatıldığı kadar karanlık olmayan bir kitaptı. Tanrı'nın Psikopat Çocukları kitabını okuduktan sonra bu kitabı karanlik olarak nitelendiremezdim. Neden mi bu kadar karanlik olayina takildim? Ben bu romani o vaat ile satin almıştım. Kötü bir roman mi? Asla ama tavsiye eder miyim? Şöyle bir roman var. Bak istersen ama beni çok etkilemedi sen belki seversin. Cumlelerini kurarim oneri bazinda.