“Kıyamet
gününde hiçbir
kul, ömrünü ne
için tükettiği,
bilgisiyle ne yaptığı,
malını nereden
kazanıp nerede
harcadığı ve bedenini
neyle yıprattığı
konusunda hesaba
çekilmedikçe bir yere
kıpırdayamayacaktır.”
9
Mustafa Özel, Dostoyevski’nin
kumarbaz romanını şöyle yorumlamıştı:
“Kumarbaz’dan çıkardığım ders: Kumar bir
talih oyunu değil, bir vertigo (baş dönmesi)
oyunudur. İnsan kazanmak için değil,
kaybetmek için oynar. Kaybetmek istediği para
değil, kendisidir!”
10
İbn
Abbas’a dayandırılan bir
rivayete göre insan kelimesinin
aslı “insiyân”dır ve bu ismi
almasının nedeni insanın Yüce
Allah’ın kendisiyle yaptığı
anlaşmayı unutmasıdır.” (Ragıb
el-İsfehânî, el-Müfredat, 104).
13
Allah Resulü’ne,
“Müminlerin en akıllısı
(şuurlusu) kimdir?” diye
sorulduğunda o, “Ölümü en
çok hatırlayan ve ölümden
sonraki hayatı için en güzel
şekilde hazırlanan kimsedir.”
(İbn Mâce, Zühd 31) cevabını
verdiği hâlde biz neden
hem aklımızı kullanmıyor
hem de ahiret yokmuş gibi
davranıyoruz?
13
Allah Resulü’nün “İnsanlık,
ilk günden beri bütün
peygamberlerin üzerinde
ittifak ettikleri bir söz
bilir: Şayet utanmıyorsan,
dilediğini yap!” (Buhârî, Edeb,
78) buyruğu bunun en güzel
ifadesidir.
15
İnsanı iç huzura
ulaştıracak tek
şey, bu kısacık
ömrünün
gerçekten bir
anlamının
olduğunu
derinden
hissedebilmesinde
yatar.
19
İnsan “ahsen-i takvim” ile
“esfele sâfilîn” arasında
salınan bir sarkaç gibidir...
Meleklere yakın olan yanı
ortaya çıktıkça ayna olma vasfı
artarken günahlara daldıkça
ayna kirlenir ve hakikati
yansıtma vasfı azalır.
21