·496 syf.····Okunma: 26 Haziran 2021 10:49 Zümra, babası tarafından terkedilmiş çocukluğundan itibaren annesi her zaman en büyük destekçisi olmuş. Kardeşi olarak gördüğü iki yakın kız arkadaşı ve nişanlısı ile Amerika’da yaşıyor. Özel bir şirkette çok başarılı bir yönetici. İşlerinin yoğunluğu nedeniyle vakit ayıramadığı nişanlısına bir gün sürpriz yapma amacıyla işten erken çıkıp onun evine gitti. Gördüğü manzara ile yıkıldı kardeşim dediği kız ve nişanlısını yakaladı. Zaten kimseye güvenmeyen Zümra bu olay karşısında tamamen yıkıldı. Hislerine yenilip intikam almak amacıyla gittiği barda onu takip eden kapkara gözlere takıldı kaldı. Bir an olsun gözlerini Zümra’dan ayıramayan Barlas onun gözlerindeki hüznü yakaladı. Ve bir şekilde hiç tanımadığı bu kadının peşinden gitti, onu arabasına binmeden yakaladı ve evine götürdü. Sabah kalktığında adını bile bilmediği güzel yeşil gözlü kız yoktu.
Zümra olaylarla daha fazla baş edemeyeceğini düşünerek Türkiye’den aldığı iş teklifi ile Amerika’dan adeta kaçar gibi gitti. Yeni hayatı o kadar güzel gidiyordu ki patronun oğlu yurt dışından gelene kadar. İkiside birbirlerini gördüklerinde büyük şok yaşıyorlar. Barlas’ın her yerde aradığı yeşil gözlü kız artık karşısında ve onu bir daha elinden kaçırmamak için her şeyi yapabilir. Zümra ise geride bıraktığı hayatın içinden çıkıp gelen adamı görünce kader olduğunu düşünür. Barlas’a kapılmamak için elinden geleni yapar ama mümkün değil çünkü çoktan aşık olmuştu.
Kıskançlıklarıyla birbirlerinden ne kopabiliyorlar ne de hayal kırıklıklarını engelleyebiliyorlar.
Bu öyle büyük bir aşk olacaktı ki, daha önce tattıkları hiçbir duyguya benzemeyecekti. İkisi birden ben diyemeyecekti, çünkü onlar artık ben ya da o değillerdi, biz‘in içerisinde kaybolacaklardı. Ne var olacaklardı ne yok. Birinin kalbi diğerinin yanında atmazsa, yok olup sonsuz olacaklardı.