Aslında nasıl anlatmalıyım bilemedim. Bu nedenle inceleme kitap yorumundan ziyade bana hissettirdikleri ile alakalı olacak. Genel olarak benim sınırlarıma dahil olmayan hiçbir şeye müdahil olmuyorum. Kitapta da vardı böyle bir cümle senin özgürlüğün bir başkasının sınırlarına girdiğin anda biter diye. Bendeki de o hesap kimseye karışmam kimsenin de bana karışmasını istemem tabi o iş öle oluyor mu derseniz pek değil. Neyse kitap trans bir yazarın dünyasını anlatıyor diyebilirim. İnsanlığın ilk yıllarından beri aramızda dolaşıyorlar ve hep ötekileştirilip dışlanıyorlar, her toplumda var bu. Kendinden olmayanı dışlamak yok saymak. Oysa herkes kendi işine baksa ne güzel olacak değil mi? Uzun uzun yazmak istiyorum buraya ama sığmayacağından eminim. İnsanların bu kadar nefret dolması beni çileden çıkartıyor mesela Hande Kader... yakılarak öldürülmüştü. Olaya kadın - erkek, müslüman - hristiyan olarak bakmaya gerek de yok sonuçta madımakta da insanlar yakılmaya çalışılmıştı. Vahşet aynı vahşet. Saygı duymak ve susmak bu kadar , zor olmamalı. Ay bu kitap sayesinde tüm nefretimi öfkemi kusmaya başladım neyse siz ana konuyu anladınız diye düşünüyorum. Yazarın kalemine sağlık çok beğendim