Gönderi

Bana göre eksikler, benzetmeler ve ufaktan sitemler
9/10
·152 syf.··
2021 24. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2021 20:03
Fareler ve İnsanlar üstüne bu kitabı okudum bağımsız hikayeler ama ikisindede işlenen ümitsiz vaka resmen, bunaltı üstüne bunaltı yordu be. Ama çok değerli bir kitap. Kitaba 9 puan verdim ( ne haddime değil mi haha ) çünkü bence yazarımız dış faktörlerin etkisini hafif anlatmış, şahsi fikrim sosyalizm taşlarken dış güçlerin bu denli zayıf gösterilmesi sosyalizm'i taraflı yermek olur. Gerçi şunu eklemek gerekiyor George Orwell kitabı 1944-45 te yazmış Nato ise 1949'ta örgütlenmiş ancak yine de USSR'ı devirmek, güçsüzleştirmek için her yol denenmişti sırf bunun için koca bir örgüt ( Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü, Nato ) kuruldu ve komiktir ki 91'de lağvedilmiş olmasına rağmen bu kuruluş hala varlığını sürdürmekte fakat buna rağmen hala zirvelerinde ilk madde Rusya'nın kışkırtıcı hareketleri (hahaha), ikincisi de Çin'in (Komünist) hızlı yükselişi. Fakat kitapta yan çiftlikler ve onlarla yaşanan sürtüşmeler çok zayıf anlatılmış. Onun dışında kitapta ben eksik hissetmedim. Yazar fabl türünde anlatım kullanmış. Karakterler çok iyi yazılmış. Özellikle Benjamin karakteri ile büyük empati kurduğumu hissettim, Benjamin yaşananları olanca görmüş olmasına karşın kayıtsız kalmayı tercih etmişti. Malesef bende günümüz problemlerine karşı Benjamin gibi görmeme rağmen kayıtsız kalmayı tercih ediyorum çünkü kitapta da bahsedilen o aynı cümleleri tekrarlayan koyunlarla uğraşmaktan kaçınıyorum. Halide Edip Adıvar'ın bu kitap için yazdığı bir cümleyi çok haklı buldum okurken de aynılarını düşündüm; Orwell'in kitabı komünist olmayan rejimlerin bir propagandası haline sokmamış olması. Gerçekten de öyle, Orwell sistemden ziyade sistemin başındakilerini yermesiydi. USSR'ın başlangıcı markist-leninist idi markist değil daha baştan bir değişiklik söz konusu. Yine, Vladimir Lenin'in mirası Gorbachev'in lağvettiği ile aynı değildi. Lenin'in USSR'ı Stalin'inki ile bile aynı değildi hahaha. Bu yüzden tam da Orwell'in yapıtı güncelliğini korumayı başarmış olmalı. Karakterlerden birinin adının Napolyon olması ise bana biraz Fransa'nın zırt tırp rejim değiştirdiği Krallık-Cumhuriyet-İmparatorluk döngüsünü hatırlattı. Krallık dönemi lider çiftçi Jones, Cumhuriyet dönemi lideri isyanın kıvılcımını çakan Koca Reis ve son olarak İmparatorluk dönemi lideri adı üstünde Napolyon ve tekrardan başa dönüş kitapta başa dönüş görmedik tam olarak ama benzetme bunu gösteriyordu, domuzlar artık insana dönüşmüştü... Kitapta esas canımı sıkan konu ise, çiftlik hayvanlarının Jones'un onları beslemeyi unutmaya başlaması ile isyana sürüklenmeleri idi. Yine Napolyon'un hükmündelerken de ancak aç kalmaya başladıklarında sorgular hale gelişleriydi. Yani bir şeylerin yanlış gittiğini anlamak için aç kalmalıyız. Aç kalmaya giden süreçteki hataları göremez miyiz? Görürsek tepkimizi gösteremez miyiz? Bu da günümüz Türkiye'sine ufaktan bir sitem olsun. Buraya kadar okuduysanız teşekkürler :)
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,2bin okunma
·
58 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.