·290 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Haziran 2021 12:44 Yine bir Dosto kitabı.Kesinlikle okurken keyif aldım ve sürükleyici bir kitap.Kitap Sibirya sürgünü döneminde, 1859 yılında yazdığı mizahi yönü ağır olan bir eser. Köyün sahibi olan Albay'ın yeğeni Sergey'in köye gelmesi ile başlıyor eserimiz.Sergey ile gezintiye çıkmış hissi yaratıyor eser.Sergey tek tek anlatıyor kitaptaki karakterleri işte tam olarak bu. Sergey konuşuyor siz kendi kendinize kah kahkaha atıyor, kah sinirleniyor, kah heyecanlanıyor, kah düşüncelere dalıyorsunuz. birçok duyguyu aynı anda yaşıyorsunuz.Ben çoğunlukla sinir krizleri geçirdim.
Okurken keyif aldığım bir yazar Dostoyevski. Betimlemeleri bazen uzun olduğu için yorsa da genel olarak mükemmel. Sizi götürüp Stepançikova Köyü'ne bıraksalar bu betimlemeler ile köyü tamamı ile tanıyabilirsiniz diyorum. Karakter analizleri gerçekten çok iyi. bu konuda sanırım eline su dökecek çok az yazar vardır. karakterlerin arasında dolaşarak epey kafa yoruyorsunuz; acaba bunu neden böyle yaptı, neden bu tepkiyi verdi, sürekli beyninizde dönüp duruyor.Gün içinde sürekli kafamdaydı.
Aşırı derecede bencil, ukala ve baskıcı karakteri yansıtan Foma Fomiç, ve her yaptığına yüce bir durummuş gibi algılayıp değer veren ya da vermek zorunda bırakılan, suçluluk duygusu işlenen sayın Sergey'in de dayısı olan Albay.İnsanlara sözünü dinletebilmek için bilgili ve zeki olmaya gerek olmadığını da okuyucusuna gösteriyor Dostoyevski. biraz dalkavukluk(kitapta en çok geçen kelime olabilir), birkaç güzel söz biraz da hitabi yetenek ile evin büyük hanımının gözüne girerek evde sözü herkesten fazla dinlenilir hale gelinebiliyormuş. geçmişte yaşanılan, bilinçaltına yerleşen olaylardan sonra insanın içine yerleşen hırs ve saygınlık görme isteği nelere mal oluyor, nerelere kadar insanı yükseltip alçaltabiliyor bunun en güzel örneğini sunmuş.