Duygusallık Üzerine...
(....) duygusallık, ‘duygu’ dediğimiz ve aslında insanı yücelten bir özelliğin, sinsice insanı yıkan ve içten içe çürüten merhalesi... Aşk, tutku, ırkçılık, bağımlılık vesaire gibi sonunda insanı mahveden zaafların anası işte bu duygusallıktır. Duygusallık, insanın irade kullanımını engelleyen bir beladır. Aklın iptalidir. Aslında insanı yücelten duyguların, onu alçaltmaya neden olan bir hâl almasıdır. (....) İşte duygusallık da tıpkı bunun gibi duygunun, rafızilik noktasına vardırılmasıdır; yani gerçek anlamından ve gerçek işlevinden taşırmaktır. (....) İşte duygusallık, bu sevgileri, bu ihtiyaçları karşı tarafın lehine olarak bizim zaafımız haline getiren bir büyüdür. Bir ispritizmadır. Önce bağımsız düşünce kabiliyetimizi sonra beynimizi kullanabilme özelliğimizi yok eder. (.....) Duygusallık ötekinin kölesi olmaktır. Beyni çalışmaktan alıkoymaktır. Allah’ın bizi, “ilahlara boyun eğmeyin” diye sık sık uyarmasının özü de budur. Duygusallıkla etrafınızdaki insanları ve eşyaları kendinize ilah yapmayın demektir. Gerçek ve samimi iman eşyaya karşı tam ve derin bir bağımsızlık hissi verir insana. Eski mutasavvıflar, “Allah’a gerçek kul olan tanrıların baskısından kurtulur” demişlerdir. (Sf.95-96-97-98) .
Sayfa 95 - Popüler Kitaplar, 2009·Kitabı okudu
··
63 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Duygusallık açısından değerlendirebileceğimiz, Hz. Ömer’le (Allah ondan razı olsun) ilgili bir rivayet hatırlıyorum. Halifeliğinde Hz.Ömer birini had cezası ile cezalandırırken, cezalandırdığı adam kendisine hakaret eder, Hz. Ömer de bunun üzerine adamı salıverir. Adam şaşırır ve Hz. Ömer’e bu hareketinin nedenini sorar. O da “Sen bana hakaret ettin, seni cezalandırmaya devam etseydim kendi nefsim için de bunu yapmış olurdum. Böyle bir şeyden Allah’a sığınırım. Oysa ben seni ilk başta dinî bir gayretle cezalandırıyordum.” der. İşte bu, duygusallığa muhalefet etmektir. Bu muhalafet çok güzel bir muhalefettir. İşin içine duygusallık karışması yüce bir eylemin üzerine düşen gölge gibidir. Bu gölgeye izin vermemek gerekir.
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Yazarın duygusallık hakkında söyledikleri Stoacılar’ın duygularla ilgili fikirlerine oldukça yakın fikirler: #129310404 Yazar “aşk” ı da duygusallık kapsamında ele almış... Doğrudur... Ama ırkçılıkla da yan yana aynı bağlam içerisinde yer vermiş! Buna şaşırdım! Bu kadar kötü mü insanlar arası ilişkilerdeki aşk?!!!! Yani, söylediği gibi aşk duymanın rafızilik noktası olduğu gibi denge noktası da yok mudur? 🤔 Bu ayrı bir şey... Bunu bir tarafa koyacak olursam yazarın üç dört sayfa boyunca “duygusallık” hakkında söyledikleri son derece dikkate değer bilgilendirmeler. Ama kendisinin de vurguladığı gibi “duygusallık”, övülen bir değer olan “duygululuk” değildir. Burada hasta bir zihin ve kalp -belki de ruh-durumundan bahsediliyor. .