Filmini izledikten sonra seriyi okumaya başladım. Film ile kitabın ne kadar farklı olduğunu gördüm. Bazıları için ufak nüanslar olabilir ama bence çok şey fark ediyor. Kesinlikle kitabı filmi izledikten önce veya sonra okumalısınız.
Her şeyden önce vampirler kendi tercihlerine göre iyi veya kötü olabilirler. (insan kanıyla beslenip onları öldürenler veya hayvan kanıyla beslenip insanlar arasında dostça yaşayanlar). Bazı film veya kitaplarda vampirler tamamen kötü olarak olarak tasvir edilir. Ama burada aynen insanlar gibi iyisi ve kötüsü var olduğu bir evren ortaya konulmuş. Tabi ki bu seriyi, vampir dünyasını diğerlerinden ağrıan başka özellikler de var. Örneğin vampirler tahta kazıkla ölmüyor, sarımsak veya haçtan rahatsız olmuyor. Onlar besin zincirinin en üst halkası olarak varlığıni sürdürüyor. Biz hayvanları, onlar da bizi avliyor. Tabi ki filmden de herkesin hatırlayacağı üzere vampirler güneşte küle dönüşmüyor, sadece parliyorlar. Ayrıca vampirlerin uzun hayatları boyunca kokusunu bir kere aldıktan sonra takıntı haline getirdiği ve kanına dayanamadığı bir kişi oluyormuş. Bu da yine bir farklılık.
Kitabın kahraman bakış açısından yazılmasından hoşlandım. Bella'nın gözünden Edward'i görüyoruz. Bella'nın içinden geçenleri bilmek ve Edward'ın davranışlarını ke dişine göre tanımlaması oldukça eğlenceliydi. Romantik ve fantastik turun birleşimi isteyen varsa bu kitabı, bu seriyi tercih etmeliler.