Alacakaranlık (Alacakaranlık Efsanesi #1)Stephenie Meyer

·
Okunma
·
Beğeni
·
19.555
Gösterim
Adı:
Alacakaranlık
Alt başlık:
Alacakaranlık Efsanesi #1
Baskı tarihi:
Şubat 2008
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944821094
Orijinal adı:
Twilight
Çeviri:
Hüseyin Baran
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
Baskılar:
Twilight
Alacakaranlık
"...Üç şeyden kesinlikle emindim. Birincisi, Edward kesinlikle bir vampirdi. İkincisi, onun ne kadar güçlü olduğunu bilmediğim bu vampir yanı benim kanıma susamıştı. Üçüncüsü, ona koşulsuz ve geri dönülemez biçimde aşıktım."
(Kitabın İçinden)
İnsanın vampir görse kaçmak yerine koşarak boynuna atlamasını sağlayacak bir kurgu. İster istemez etkileniyorsunuz. Seriyi bir solukta okuyabilirsiniz yalnız hayal kırıklığına uğramamanız için tavsiyem filmlerinden uzak durmanız.
ALACAKARANLIK!
Şimdiki aklım olsa okumayacağım ama ergenlik vaktinde bir arkadaşın gazıyla 1 haftada okuyup bitirdiğim seridir. Psikopat gibi filmi yüz bin kez izleyip, kitabı iki yüz bin kez okumuşumdur. SBS vaktinde sınava çalışmayıp kitabı heyecanla okuyuşum aklıma geldikçe kendimle dalga geçerim. Bella'dan sebepsiz yere nefret etmeme rağmen kitabı neden sevdiğimi hâlâ anlayamıyorum. Filmini kitabından daha çok beğendiğim tek eser oluşu kitap hakkındaki fikirlerimi gayet güzel açıklıyor sanırım.
  • Sefiller
    9.1/10 (3.933 Oy)4.605 beğeni15.376 okunma2.199 alıntı98.442 gösterim
  • Açlık Oyunları
    8.5/10 (1.883 Oy)1.610 beğeni7.531 okunma115 alıntı28.552 gösterim
  • Ateşi Yakalamak
    8.5/10 (1.199 Oy)989 beğeni5.251 okunma106 alıntı14.911 gösterim
  • Melekler ve Şeytanlar
    8.7/10 (1.933 Oy)1.868 beğeni7.515 okunma224 alıntı30.500 gösterim
  • Yeniay
    7.7/10 (762 Oy)563 beğeni4.672 okunma46 alıntı8.771 gösterim
  • Alaycı Kuş
    8.3/10 (1.128 Oy)897 beğeni4.868 okunma108 alıntı10.557 gösterim
  • Senden Önce Ben
    8.4/10 (2.236 Oy)2.246 beğeni6.864 okunma247 alıntı71.819 gösterim
  • Yüreğim Seni Çok Sevdi
    7.4/10 (2.086 Oy)2.505 beğeni9.978 okunma193 alıntı73.599 gösterim
  • Şafak Vakti
    8.1/10 (780 Oy)570 beğeni4.570 okunma33 alıntı11.506 gösterim
  • Piraye
    8.0/10 (2.070 Oy)2.064 beğeni9.682 okunma312 alıntı35.670 gösterim
Belki yaşım gereği, belki de iç dünyamın yönlendirişi diyelim. Ona galiba yeni nesil "tarz" adını vermiş. İşte o nedenle benim çok çok içimi ısıtan bir kitap olmadı. 3564 okuyucu bulması, bunun 450 sinin beğenmesi ve okuyucu yaş aralığının 18-34'ünün %56 olması bende, genç kuşağım bu tarzda, kurgusal yazılımlardan hoşlandığı kanaatine ulaştırdı. Hiç bir zaman onlara haksızlık etmek istemem.
Peki ben niye okudum...?
Ankara'ya gittiğimde elimdeki elimdeki kitapların okunması bittiğinde Gelinim okumam için vermişti. Oğlum ve gelinim de iyi okuyucudur. Bu arada. Ama onların kitaplığı, hep bu tarz ve fantastik kitaplarla, haaa! birde benden tırtıkladıkları kitaplarla dolu. Bende mecburen okudum.
Bana göre bir kitap, hayatın her yönü ile barışık olmalı Ama her yönüyle...Sonun da okuruna bir "şey" ler bırakmalı. etkilemeli onu, sarmalı, okşamalı, göz, kitap ve bellek arasında askeri tabirle "doğru nişan" olmalı ki! hedef vurulsun... Av - avcı gibi..
Alıntılara bakarsak çok fazla olmadığını görüyoruz onca sayfanın içinden altı çizilip bellek sandığına yolculuğa çıkarılacak özlü söz veya can yakıcı lakırtı bulamamışız demek değil midir bu?
Benim okurken hoşuma giden şey kısa çümleler lie anlatılmış olması oldu.
Kitabın anlatım dilini bir genç kızın güncesini okur gibi olduğunu göreceksiniz kendinizi kitabı okurken.
Benden bu kadar... İyi okumalar diliyorum...
.
Bu kitabın her sayfası tempolu, heyecanlı ve gerilim dolu! Bu seriyi çok uzun zamandır okumak istiyordum. Sonunda birinci serisini okuyabildim. Çok hoşuma gitti yazarın kalemi..
Korktuğum Dracula 'nın yerine taş gibi vampirlerin olduğu kitap. Güzel kurgulanmış ve sıradan dracula efsanesini ( Eski Dracula'ya hayran olanların küfür ettiği) bir kitap.
Filmi çıkması ile birlikte kitap yerlere düştü çok. Ben beğendim kitabı. Dracula hayranı değilim :)
Seri aslında "ergen serisi ya" diye adlandırılmadan önce gerçekten ayrı bir havası vardı piyasada. Dürüst olmak gerekirse de Dracula'dan sonra dünya tarihinde gerçek bir vampir akımını bu kitap serisi getirdi diye düşünüyorum ki bu da kendi alanında özel bir başarıdır. Alacakaranlık içeriğine gelirsem Bella karakterinin aptallığı beni yedi de bitirdi diyebilirim. Korkunç tavırlarından hoşlanmadım, bu yüzden de anlatıcıyı sevmediğim için kan ter içinde okudum.
Bir hafta içinde 4 kitabını da bitirdiğim en iyi vampir serisiydi. Gerçek hayatta olmama ve vampirlerin de bir efsaneden ibaret olduklarını bilmeme rağmen yine de gerçekte varmışlar gibi hissetmemi sağlamıştı.
Kitaba başlarken daha önsöz kısmında “Hayat size beklentilerinizin çok ötesinde bir düş sunduğunda, sona geldiğinizde üzüntü duymanız mantıklı değildir” cümlesi beni etkiledi. Diğer Vampir kitabından ziyade bunun biraz daha edebi ağırlığının olacağını tahmin ettim.
Charlie (baba) bir polis. Renee (anne) bizim kızın annesi. Bir de bizim kız –Isabella Swan (Bella)- var tabi. Kahramanımız Forks Lisesi ile yeni hayatına babasının yanında başlıyor. Bu vampir işleri demek lisede başlıyor çok dikkat etmek lazım kardeşlerimize. 
Kızımız okulda tanışma faslı ile Eric ile tanışıyor, gerçi diğerlerinden ziyade onun adı geçiyor ve takıldığım konu bu kitapta da diğer kitaptaki gibi İspanyolca dersi veriliyor. Sanırım Amerika’da yabancı dil olarak o öğretiliyor. Sıkıntı yok o zaman dedim kendime. 
Okulda hemen dikkatini çeken Edward ve Emmett Cullen ile Rosalie ve Jasper Hale. Doktor Cullen ve karısıyla birlikte yaşayan çocuklar. Eh kim olduklarını anlamamak imkansız değil mi ?  Bizim ki Edward ile yakınlaşırken –kitap yaklaştırmaya başlamış- aklıma sürekli ‘Ben sanki bunun filmini izledim‘ düşüncesi geliyordu.
Vampir Bey ile İnsan Hanım arasındaki yakınlaşma başlıyordu tabi. Bella ise 3 noktada bizimle hemfikirdi. Edward vampirdi, Bella’nın kanını arzuluyordu ve Bella ona aşıktı. Ancak bu sefer ki Vampir senaryomuzda vampirler güneş ışığından etkilenmediği gibi Vejeterjan  Oldukça düşündürücüydü tabi.
Aynı filmdeki gibi aileler kısa bir tanışma faslı derken AV sahnesi gerçekleşiyor. 3 tane kan emicinin kokusu alınıyor ve Beyzbol maçı bir takibe dönüşüyordu. Bella bundan nasıl etkileniyordu dersiniz ? Ben şimdi iyice düşündüm de kitabın film kısmı da fena olmamıştı. Me Gusta !
Son kısıma biraz değinmek istiyorum. Kan emiciler arasında bir İz Sürücü var ve tabiki de tahmin ettiğimiz kişiye kafayı takıyor. Onun ailesini korumak için dağılan bir vampir ailesinden mi bahsetsek yoksa sürücünün Bella’nın annesiyle mi tehdit etmesinden bunu bilemedim ama söyleyebileceğim durum, son kısmın oldukça iyi olduğuydu diyebilirim.
Milyonlarca yürek tek bir soru: Bella ne zaman Vampir olacak. Bu arada son kısım oldukça heyecan vericiydi. Bunun dışında sonraki kitap YeniAy da merakımı cezbediyor. Maç sonrası başlamayı düşünüyorum. Kitapla kalmanız dileğimle..
Zamanında fazla şişirilmiş kitap. Güzeldir ama bu kadar ilgiyi hak etmedi bence çok daha iyi kitaplar var. Ayrıca iki erkeği birbirine düşüren bella'yı da sevmiyorum.
Lisede arkadaşımın anlata anlata bitirememesi sonucu ondan ödünç aldığım eve gelir gelmez okuduğum şahane eser.Hayatımın kitabı diyebilirim saatler içerisinde elimden düşürmeden bir çırpıda okuduğum,sürükleyici,etkileyici çok ama çok efsane bir kitaptı.
Ben bu kitapları niye okumuşum ya hu :) hemde tüm seriyi bir çırpıda okumuştum lisedeyken, neyse en azından ergenliğim wattpaddekiler kadar kötü değilmiş, onu hatırlamış oldum :))
Yazar çok akıcı bir üslupla Alacakaranlık romanını biz okurlarla buluşturmuş. Bu kitabın her sayfası tempolu, heyecanlı ve gerilim dolu! Bu seriyi çok uzun zamandır okumak istiyordum. Sonunda birinci serisini okuyabildim. Çok hoşuma gitti yazarın kalemi... İkinci serisini daha büyük merak ve heyecanla okuyacağıma eminim. Bu roman, okumayı beklediğim kadar varmış. Herkes daha fazla vakit kaybetmeden okumalı. Zamanının en iyi vampir romanı olsa gerek. STEPHENIE MEYER gerçekten yazarlığının hakkını fazlasıyla vermiş bu kitabıyla.
"Şimdi daha iyi anlıyorum ki, nefes almak değilmiş, yaşamak. Ateşlerde yanmak gibi bir şey, seni severken, sensiz olmak..."
Yine alacakaranlık, başka bir son daha. Günün ne kadar mükemmel olduğunun önemi yok, her zaman sona ermek zorunda.
"Şiddetle başlayan hazlar,
Şiddetle son bulur,
Ölümleri olur zaferleri,
Öpüşürken yok olan ateşle barut gibi"
William Shakespeare

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Alacakaranlık
Alt başlık:
Alacakaranlık Efsanesi #1
Baskı tarihi:
Şubat 2008
Sayfa sayısı:
400
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789944821094
Orijinal adı:
Twilight
Çeviri:
Hüseyin Baran
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Epsilon Yayınları
Baskılar:
Twilight
Alacakaranlık
"...Üç şeyden kesinlikle emindim. Birincisi, Edward kesinlikle bir vampirdi. İkincisi, onun ne kadar güçlü olduğunu bilmediğim bu vampir yanı benim kanıma susamıştı. Üçüncüsü, ona koşulsuz ve geri dönülemez biçimde aşıktım."
(Kitabın İçinden)

Kitabı okuyanlar 6.487 okur

  • Aslı Ünal
  • ayşegül karakaya
  • özlem probst
  • Turan Duman
  • Sukrantdk
  • Şeyma Metin
  • Elif Aydogdu
  • Dilan Zeynep Öztürk
  • Merve Demirok
  • Ahmet İnal

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%11.2
14-17 Yaş
%11.2
18-24 Yaş
%36.6
25-34 Yaş
%24.6
35-44 Yaş
%11.2
45-54 Yaş
%3.7
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%87.9
Erkek
%12

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%33.8 (420)
9
%13.8 (172)
8
%18.4 (228)
7
%12.7 (158)
6
%7.8 (97)
5
%5 (62)
4
%3.3 (41)
3
%1.8 (22)
2
%1.3 (16)
1
%1.8 (22)

Kitabın sıralamaları