1000Kitap Logosu
Resim
Stephenie Meyer

Stephenie Meyer

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.0
12,7bin Kişi
72,2bin
Okunma
1.556
Beğeni
36,5bin
Gösterim
Unvan
Amerikalı Yazar
Doğum
Washigton, Amerika Birleşik Devletleri, 24 Aralık 1973
Yaşamı
Stephenie Meyer (d. 24 Aralık 1973) Alacakaranlık serisi ile tanınan ABD'li yazardır. Otuz yedi farklı dile çevrilen Alacakaranlık romanları dünya çapında yetmiş milyondan fazla kopya sattı. Alacakaranlık romanının aynı adlı film uyarlaması ise 21 Kasım 2008'de gösterime girdi ve yaklaşık 380 milyon dolar hasılat elde etti. Meyer'in ayrıca Göçebe (The Host) adlı bir bilim kurgu romanı da vardır. Meyer USA Today tarafından 2008'de "Yılın Yazarı" seçildi. Alacakaranlık'ın en çok satan kitap olduğu 2008'de Meyer'in kitapları toplamda 22 milyon satarken yazar da o senenin birincisi oldu.
400 syf.
·
Puan vermedi
Alacakaranlık
Öncelikle bu kitaba yapacağım incelemenin ilerleyen zamanlarda yapacağım
4N1K
incelemesi ile birleşeceğini söylemeliyim.İki kitabın da içerisindeki aşk üçlüsü ciddi anlamda birbirine benziyor ve kesinlikle incelenmeye değer olduklarını düşünüyorum. Bu kitabı incelemeye kalkışırken sanki karşınızda
Dracula
varmış gibi mitsel bir anlatımı ele almaya çalışırsanız,büyük batırırsınız. Kitabın hedef kitlesi ergenler ve amacı da para olduğu için değerlendirmenizi vampirler ve kurt adamların çatışması üzerinden değil,Bella,Edward,Jacob üçlüsü üzerinden yapmanız gerekir . Karakterler yazarın yüzeyselliğinin kurbanı olduğu için onları arketip gibi değerlendirmek gerekiyor. Bella sahiplenilmek istenen ve kötü çocuk tiplemelerine aşık olabilen,aradığı erkekteki tek özellik güç olan bir kadın arketipi-erkeklerin birçoğunun kadınlardan bahsederken,Bella tiplemesinden bahsederler.- . Onun tüm ikilemlerinin ve hem Jacob'a hem Edward'a aşıkmış gibi gözükmesinin nedeni onlar üzerinden güç kazanmaya çalışıyor olması. Onlar üzerinden güç elde etmeye çalışıyor olmasına bakarak,başlangıçta hızlıca sevgili olarak Edward'i seçeceği sonucuna ulaşabiliriz çünkü zaten Jacob üzerinden bir arkadaş olarak,kendisine aşık olduğu halde ve de tam da bu nedenle kullanılabilir bir kukla olarak güç elde edebilir.Jacob ile arkadaş olmayı bırakıp sevgili olmaya kalkışırsa Edward'dan elde edebileceği potansiyel gücü kaybedecek,elbette Bella bunları hiç hesaplamıyor,görünüşte Alacakaranlık severlerinin ondan nefret etmesine sebep olan ikilemler yaşıyor bu ikilimlere dışarıdan bakıldığında ikisine de aşık olduğu için karar veremiyor izlenimi edinilebilir ancak bilinçaltında ikisinden de aynı anda nasıl güç elde edebileceğinin hesabını yapıyor. Jacob'un ona aşık olması ona karşı yoğun duygular beslemesi nedeniyle bir artı sağlıyor,bu artı onun için daha büyük fedakarlıklar yapabilecek potansiyelde olmasından ileri geliyor.Ancak aşık olması aynı zamanda kaybetme riskini de doğuruyor çünkü Jacob arkadaşlıkla yetinemez.Aynı zamanda Edward ile sürekli bir çatışma içerisinde oluşu,başlangıçta ikisinin de enerjisinin fazla yüksek olmasını sağlayarak kavgalarının başladığı ilk dönemlerde Bella'ya ekstra güç sağlıyor.Ayrıca onun k*zb*n yönünün de bu durumdan ekstra zevk aldığını söylemeliyiz. Hatta çoğu zaman onların kavgalarının sürmesinin sebebi onun güç isteminden ziyade,kendisi için kavga etmelerinden aldığı hazdır . Bella'nın bilinçaltı düzeyinde kendisinden kaynaklı oluşan dilemmalarından söz ettik,onun sürekli git-gellerinin ikinci sebebi ise Edward'in da Jacob'un da ciddi anlamda güçlü olmaları ve Kurt Adam ve Vampir çatışması da tam bu noktada işe yarar hale geliyor. Çatışmanın sürebilmesi için iki tarafın da inanılmaz güçlü olması gereklidir.İki tarafın da zayıf olduğu bir senaryoda da güç eşitliği vardır ancak Bella'nın arzusunu ateşleyecek gücün olmayışı eşitliği önemsiz hale getirir . Edward ve Jacob sürekli olarak birbirlerinden daha iyi göğüs gösterileri yapıyor ve yaptıkları her şov daha mükemmelinin nasıl yapılabileceği sorusunu doğuruyor. Bu noktada ancak ölümüne bir savaşa girmeleri durumunda bu aşk üçgeninin sonuçlanabileceği sonucuna ulaşıyoruz. Çünkü göğüs gösterilerinde,kendi gücünü sergiliyorlar pekala ancak karşıdaki kişinin de kendi gücünü göstermesine engel olamıyorlar.Biri hasmını ezmeyi başardığı vakit Bella'yı kapar. Bu yüzden diğer kitaplarda Vampirler ve Kurt Adamlar çatışmaya giriyorlar. Bella'nın güce ne kadar aç olduğunu henüz Jacob'un kendisine aşık olduğunu bilmediği vakitlerde bile Edward'a yüz vermiyor oluşundan görüyoruz.Yüz veriyor ancak yalnızca onu kaybetmeyeceğini garantiye alacak düzeyde. Daha iyi bir seçeneği henüz görmemiş olsa bile,başka seçeneklerinde olabileceği ihtimali onun aklını çeliyor.
Alacakaranlık
7.9/10 · 20,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
Yarım bıraktım.
Genelde gençlik kitapları şaşırtıcı derecede hızlı ve akıcı biter. Ama Alacakaranlık dehşet derecede yavaş akıyor... "Bak bu kitap gençlik kitaplarının baş yapıtı, yapma Maria oku Maria" diye diye kendimi avutsam da olmadı. -Kitabı almak için böbreklerimden birini gözden çıkardım. Ondan sebep bitirmeye çalışıyorum. :D- Konusu: şapşal mı şapşal tatlı mı tatlı kızımız Bella birden bire babasıyla yaşamaya karar verir. -Anne ve babası ayrı- gittiği şehire ayak uydurmaya çalışması, okul hayatını falan okuyoruz ilk 100 sayfada. Sonrasında Edward diye gizemli ve inanılmaz derecede yakışıklı -kitabın hemen hemen her sayfasında Edward'ın ne kadar muazzam olduğunu okuyoruz zaten- biriyle tanışıyor. Ve edebiyat tarihinin en inanılmaz olayı yaşanıyor; Tanıştıktan 2-3 sayfa sonra kavga falan ediyorlar. Şapşal çift... Yemin ederim başka bir olay yok. Ayrıca Edward'ın acilen psikolojik tedavi falan görmesi lazım. Aniden değişen ruh halleri, psikopat psikopat haraketler. Tamam Edward en vampir sensin kardeşim. Yanlış hatırlamıyorsam 5 kitaplık bi seri. İndirimdeyken -ne indirim ama!- ilk iki kabını almıştım. Mecbur bitiricez. Umarım ve umarım bunları yazdığıma ilerleyen sayfalarda ve ilerleyen kitaplarda pişman olurum. "Çok güzelmiş gençler kesin alın" falan derim. Umarım paramı boşuna harcamamışımdır. Ve yine umarım "bu kitap yerine Zweig'in eserlerinden alsaydım" demem. Umarım!..
Alacakaranlık
7.9/10 · 20,9bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
712 syf.
Her nefeste tekrar tekrar haz..
Ne zaman bu seriye başlasam istemeden kendimi o alemin içinde bulduğumu fark ettim. Stephenie Meyer, biz okurları için yıllar sonra muazzam bir kitapla geri dönmüş. Gerçekten şanslı bir yazarın, şanslı okurlarıyız. Bu kitapta Edward'ın ağzından merak ettiğimiz her soruya yanıt bulabiliyoruz. Acı çekişlerinde, mutluluklarında, hayallerinde her şekilde yanında olduğumuzu hissettiğim bir kitaptı. Kitabın yaratacağı etkiyi küçümserken, aslında küçümseme yahut pişmanlık hissini hiçbir cümlesinde yaşamadım. Bu yüzden yazarımıza çok teşekkür ederim. Bir daha ne zaman o sayfaları açarım bilemem ama aylar sonra tekrar okuduğumda yine aynı heyecanla okuduğumu Alice gibi görebiliyorum.
Gece Yarısı Güneşi
Stephenie Meyer
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.