Stephenie Meyer

Stephenie Meyer

Yazar
8.0/10
8,3bin Kişi
·
48,3bin
Okunma
·
1.151
Beğeni
·
26,8bin
Gösterim
Adı:
Stephenie Meyer
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Washigton, Amerika Birleşik Devletleri, 24 Aralık 1973
Stephenie Meyer (d. 24 Aralık 1973) Alacakaranlık serisi ile tanınan ABD'li yazardır. Otuz yedi farklı dile çevrilen Alacakaranlık romanları dünya çapında yetmiş milyondan fazla kopya sattı. Alacakaranlık romanının aynı adlı film uyarlaması ise 21 Kasım 2008'de gösterime girdi ve yaklaşık 380 milyon dolar hasılat elde etti. Meyer'in ayrıca Göçebe (The Host) adlı bir bilim kurgu romanı da vardır. Meyer USA Today tarafından 2008'de "Yılın Yazarı" seçildi. Alacakaranlık'ın en çok satan kitap olduğu 2008'de Meyer'in kitapları toplamda 22 milyon satarken yazar da o senenin birincisi oldu.
"Önemli olan yüzün değil, yüzündeki ifade; sesin değil, söylediklerin; bedeninin görünüşü değil, bu bedeni nasıl kullandığın. Sen, kendin güzelsin."
"Ne kadar zamanımız olduğunu bilemezsin. Ay olarak mı hesaplamalıyız kalan zamanımızı, gün olarak mı, saat olarak mı, bunu bilemezsin."
"Kurbağayı kaynamakta olan bir tencere suyun içine atarsan dışarı sıçrar. Ama onu bir tencere ılık suyun içine koyar ve suyu yavaş yavaş ısıtırsan kurbağa iş işten geçene kadar ne olduğunu anlayamaz. Kurbağa haşlaması. İşin sırrı bir şeyi yavaş yavaş artırarak uygulamaktadır."
İlk lisanımda, bizim asıl gezegenimizde, yaratıldığımız o yerde, konuşulan o yerde ihanet ve hain kelimeleri yoktu. Hatta sadakat kelimesi bile yoktu çünkü karşıtı var olmadıkça bir kelimenin anlamı olmazdı.
Sıcacık gülümsüyor. Çatılan kaşlarımın ortasını öpüyor. "Üzülme, Mel. Mucize diye bir şey vardır. Seni asla kaybetmeyeceğim. Benden uzaklaşmana asla izin vermeyeceğim."
400 syf.
·8/10
İnsanın vampir görse kaçmak yerine koşarak boynuna atlamasını sağlayacak bir kurgu. İster istemez etkileniyorsunuz. Seriyi bir solukta okuyabilirsiniz yalnız hayal kırıklığına uğramamanız için tavsiyem filmlerinden uzak durmanız.
680 syf.
Hani bazı romanlar olur sanki filmini izlemiş gibi hatırlarsınız ya bende bu kitap için bunu söyleyebilirim o kadar güzel canlandırmış ve hafızama yerleştirmiş ki film sahneleri gibi gözümün önünde canlanıyor. Diğer tarafta yazarı Alacakaranlık serisi ile tanıdığımdan bunun da o seviyede olacağını sanarak büyük bir yanılgıya düştüm. Bilim kurgu tadında ama aksiyon ve gerilimi de arka planda tutmayan dolu dolu bir roman. Konusuna gelince Dünya'ya uzaydan gelen ve bir canlı formuna ihtiyaç duyan - sözüm ona insanlık yaşadığı gezegeni öldürdüğü için duruma el atıp kurtarıyorlar- istila eden bir tür ile az sayıda kalan insanların mücadeleri. İnsanlık mı yanlış anlamış acaba bu türü? Keyifli okumalar.
504 syf.
·Beğendi·10/10
Meşhur ''Alacakaranlık'' serisini bilmeyen yoktur diye düşünüyorum benim çocukluğumun vazgeçilmez serilerinden birisi <3 :D 2008 yılından beri sıkı fanıyım tabi şuan yaşımdan dolayı 3 senedir o kadar delisi değilim ancak eskiden bu seri için kavga etmişliğim bile vardır :D 2008 yılından beri seriyi baştan sona hiç şakasız 100'den fazla izlemişimdir filmleri beğendikten sonra 2013 senesinde kitaplarının olduğunu fark edip serinin tüm kitaplarını alıp okudum ve o seneden beri her sene 1 kere komple seriyi okurum. Edward Cullen benim aşık olduğum ilk kitap karakteri olduğundan yeri bende apayrıdır. Bu arada kitaplar filmlerden oldukça farklı tabi okurken bazı filmde kullanılan repliklere denk geliyoruz ama olay akışı biraz daha farklı ve daha ayrıntılı eğer okumadıysanız ve seriyi seviyorsanız okumanızı öneririm :)

Kitap konusuna gelirsek, Bella, annesi ve onun yeni kocası Phill ile birlikte Phoenix'te yaşayan 17 yaşında lise öğrencisi bir kız. Bella'nın annesinin yeni kocası futbol oyuncusu olduğundan sık sık seyahat etmek zorunda ve bu zamanlarda Renee evde Bella ile kalmak zorundadır ve bu durumdan mutsuzdur bu sebeple Bella, Forks'ta yaşayan babası Charlie'nin yanına taşınma kararı alır. Forks'tan nefret etmesine rağmen! Bella'nın okul kaydı yapılıyor, Charlie, ona geliş hediyesi olarak kırmızı bir kamyonet alıyor. Ve okulda Bella'nın dikkatini adeta katalogtan fırlamışçasına güzel ve yakışıklı bir topluluk olan Cullen ailesi çekiyor tabi özellikle Edward dikkatini çekiyor :D. Şansa bakın ki Edward ile tek bir ortak dersi vardır o da Biyoloji dersi ve sınıfta tek boş yer Edward Cullen'ın yanıdır. İlk biyoloji dersinde Edward ona iğrenç bir yaratıkmış gibi davranınca Bella buna bir neden veremez ve neden böyle olduğunu düşünürken Edward'ın Biyoloji dersinden ayrılmak istediğini filan öğrenir ve sonrasında Edward ortadan kaybolur. Bir süre sonra okula dönen Edward, sanki hiçbir şey olmamış gibi Bella ile tanışır ve Bella'nın başına talihsiz bir olay gelir ve Edward onu kurtarır bu olaydan sonra Bella bazı şeylerden şüphelenmeye başlar ve bunu çözmeye çalışır. Tabi bundan sonra da Edward ile kapışırlar ve Edward ondan uzak durma kararı alır fakat en sonunda dayanamayıp her şeyi boş verip Bella ile birlikte olma kararı alır ve Bella'da, Edward ile olan tüm sırları öğrenip Cullen ailesi ile tanışmasını okuyoruz. Sonra da bela mıknatısı olan Bella'nın başına gelen belaları okuyup Edward'ın ve ailesinin nasıl müdahale ettiğini okuyoruz.

Cullen ailesini cidden çok seviyorum hepsi birbirinden harika en az sevdiğim kişi Rosalie ama olsun onu da seviyorum. Bu kitapta favorim Alice <3 Onun nasıl dönüştüğünü okumak beni her zaman şaşırtmıştır ve okurken yine şaşırdım. Edward'ın ve Bella'nın arasında geçenleri detaylıca okumak cidden müthiş Edward'ın Bella'yı ne kadar sevdiğini burada o kadar detaylı hissedemesekte GeceYarısı Güneşi kitabında Edward'ın ağzından okuduğumdan ne kadar güzel ve eşsiz sevdiğini çok iyi biliyorum. Bella, Edward için kesinlikle yasak bir aşk çünkü kendisi çok tehlikeli hatta ölümcül bir tehlike fakat buna rağmen o aşkından vazgeçmiyor. Bu arada kitabın kapağında iki avucun arasında duran elma ise Edward'ın elleri arasındaki bu yasak aşkı temsil ediyor.
541 syf.
·Beğendi·10/10
Seattle bir dizi gizemli cinayetle çalkalanırken ve hain bir vampir intikam peşinde koşarken, Bella yine kendisini tehlikenin tam ortasında bulur. Bütün bunların arasında, bir de Edward'a duyduğu aşk ve Jacon'la olan arkadaşlığı arasında seçim yapmak zorunda kalır. Vereceği, kararın, vampirler ve kurt adamlar arasında yıllardır süregelen mücadeleyi körükleyeceğinin de farkındadır. Mezuniyet günü hızla yaklaşırken Bella'nın vermesi gereken bir karar daha vardır: hayat ya da ölüm. Ama artık onun için bu iki kavram birbirine karışmıştır.

Eleştirilere başlamadan önce kitapta en sevdiğim kısımlar Quileute efsanlerinin anlatıldığı kısım ve savaş sahnesi bölümünde ki Edward ve Jacob arasında ki konuşma didişmeler harikaydı filmde de bu sahnelere bayılıyorum :D

Filmi çıktığı günden ve kitabını okuduğum ilk günden beri izlerken ve okurken delirdiğim tek kitap Tutulma. Sinemada izlerken delirmiştim ayağa kalkıp herkesin içinde Jacob'a küfrettiğimi hatırlıyorum :D yıllar geçti ve hala sinir oluyorum ama artık onun neler hissettiğini daha iyi anlayıp empati kurabiliyorum. Evet sevip delice aşık olduğu kız bir vampire aşık ve onları gözlerinin önünde sarmaş dolaş görmek ya da Bella ile her buluştuğunda onun Edward'a olan aşkını görmek acı vericidir fakat kızın sevgilisinin olduğunu bilmesine rağmen ısrarla Bella'yı elde etme savaşı ve kızı zorla öpmesi, sende beni seviyorsun inkar etme diyişleri ve kafasının içinden Bella hakkında fantazileri bağıra bağıra Edward'a yansıtması hiç hoş bir durum değil. Neyse ki Edward nazik ve anlayışlı bir beyefendi oluşundan ve Bella'nın kafasının karışık oluşunu bildiğinden hiçbir şekilde sert bir tepki göstermez kıskançlık dışında. Bu tavrı da normal her insan böyle bir durumda kıskanır ki şahsen ben Edward'ın yerinde olsaydım Jacob'ın kafasını gövdesinden ayırırdım ki bunu Edward'a istedi ancak Bella'yı üzüp kırmamak için çocuk kendine hakim oldu.

Bella'ya gelecek olursak cidden ben bu kadar bencil bir insan görmedim o kadar bencil ki Edward'ın duygularını ve kalbini kıra kıra bir hal oldu. Her iki erkeği de aynı anda istemekte ne demek bu kesinlikle iğrenç bir şey! Bir insanın aynı anda iki kişiye aşık olabileceğini sanmıyorum yani nasıl aynı anda iki kişiye de aşık olabilirsin ki? Bella kitapta da filmde de aynı şeyi söylüyor; 'Jacob'ı seviyorum ama seni daha çok seviyorum.' diyor Edward'a ve bunu Jacob'ı delicesine öptükten sonra diyor! Cidden bu kitapta Edward'a büyük saygı duydum. Birde Bella'nın bitmek bilmez evlilik karşıtı oluşunu okuyoruz. Annesi ve babası yıllar önce evlenip evlilikleri kötü sonuçlanınca kızın üstünde korku kalmış gibi göstermiş yazar. Tamam evlilik karşıtısın falan da sonsuza kadar beraber olalım Edward diyen sen değil misin kızım ne güzel çocuk evlilik teklifi ediyor her seferinde çocuğu reddetmek niye? Alt tarafı bir kağıt parçasına imza atıp soyadın değişecek bu kadar abartmaya gerek yok.

Kısaca Bella'nın evlilik karşıtı oluşu ve en önemlisi Edward ve Jacob arasında gidip gelmesi ve böyle yaparak her ikisini de parmağında oynatıyormuş gibi görünüp ikisininde duygularını incitmesi çok sinir etti beni fakat sonunda ne istediğine karar verdi ve evlenmeyi kabul etti.
400 syf.
·Puan vermedi
ALACAKARANLIK!
Şimdiki aklım olsa okumayacağım ama ergenlik vaktinde bir arkadaşın gazıyla 1 haftada okuyup bitirdiğim seridir. Psikopat gibi filmi yüz bin kez izleyip, kitabı iki yüz bin kez okumuşumdur. SBS vaktinde sınava çalışmayıp kitabı heyecanla okuyuşum aklıma geldikçe kendimle dalga geçerim. Bella'dan sebepsiz yere nefret etmeme rağmen kitabı neden sevdiğimi hâlâ anlayamıyorum. Filmini kitabından daha çok beğendiğim tek eser oluşu kitap hakkındaki fikirlerimi gayet güzel açıklıyor sanırım.
400 syf.
Şimdi derseniz okumam ama bir zamanlar herkesin diline doladığı Edward karakteri okutturdu işte kendini.Böyle vampirli,büyülü şeyler pek ilgimi çekmez.Ama iki günde 4 serisinide okumustum.
541 syf.
Bunlarin serisini okudum okuduğumda çok güzel gelmişti . Ama ilk okuyanlar için daha doğrusu kitap okuma alişkanliği için iyi ama sürekli okuyacaklar için daha güzel kitaplar var. Okumak isteyenlere bu arada iyi okumalar:-) :-)
440 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kısa bir süre önce filmini izleyip, sonra kitabını okumak gerçekten muhteşemdi. Ve yazarın Bella'nın düşüncelerini bize pürüzsüz bir şekilde sunması ayrı bir ayrıcalıktı. Filmde anlamadığım bağzı yerleri, kitapta okuyarak daha iyi anladığımı düşünüyorum. Böyle bir kitabı okumama sebep olduğun için, teşekkürler çocuk, ve aynı şekilde teşekkürler Stephenıe Meyer.
400 syf.
·6/10
Belki yaşım gereği, belki de iç dünyamın yönlendirişi diyelim. Ona galiba yeni nesil "tarz" adını vermiş. İşte o nedenle benim çok çok içimi ısıtan bir kitap olmadı. 3564 okuyucu bulması, bunun 450 sinin beğenmesi ve okuyucu yaş aralığının 18-34'ünün %56 olması bende, genç kuşağım bu tarzda, kurgusal yazılımlardan hoşlandığı kanaatine ulaştırdı. Hiç bir zaman onlara haksızlık etmek istemem.
Peki ben niye okudum...?
Ankara'ya gittiğimde elimdeki elimdeki kitapların okunması bittiğinde Gelinim okumam için vermişti. Oğlum ve gelinim de iyi okuyucudur. Bu arada. Ama onların kitaplığı, hep bu tarz ve fantastik kitaplarla, haaa! birde benden tırtıkladıkları kitaplarla dolu. Bende mecburen okudum.
Bana göre bir kitap, hayatın her yönü ile barışık olmalı Ama her yönüyle...Sonun da okuruna bir "şey" ler bırakmalı. etkilemeli onu, sarmalı, okşamalı, göz, kitap ve bellek arasında askeri tabirle "doğru nişan" olmalı ki! hedef vurulsun... Av - avcı gibi..
Alıntılara bakarsak çok fazla olmadığını görüyoruz onca sayfanın içinden altı çizilip bellek sandığına yolculuğa çıkarılacak özlü söz veya can yakıcı lakırtı bulamamışız demek değil midir bu?
Benim okurken hoşuma giden şey kısa çümleler lie anlatılmış olması oldu.
Kitabın anlatım dilini bir genç kızın güncesini okur gibi olduğunu göreceksiniz kendinizi kitabı okurken.
Benden bu kadar... İyi okumalar diliyorum...
.

Yazarın biyografisi

Adı:
Stephenie Meyer
Unvan:
Amerikalı Yazar
Doğum:
Washigton, Amerika Birleşik Devletleri, 24 Aralık 1973
Stephenie Meyer (d. 24 Aralık 1973) Alacakaranlık serisi ile tanınan ABD'li yazardır. Otuz yedi farklı dile çevrilen Alacakaranlık romanları dünya çapında yetmiş milyondan fazla kopya sattı. Alacakaranlık romanının aynı adlı film uyarlaması ise 21 Kasım 2008'de gösterime girdi ve yaklaşık 380 milyon dolar hasılat elde etti. Meyer'in ayrıca Göçebe (The Host) adlı bir bilim kurgu romanı da vardır. Meyer USA Today tarafından 2008'de "Yılın Yazarı" seçildi. Alacakaranlık'ın en çok satan kitap olduğu 2008'de Meyer'in kitapları toplamda 22 milyon satarken yazar da o senenin birincisi oldu.

Yazar istatistikleri

  • 1.151 okur beğendi.
  • 48,3bin okur okudu.
  • 235 okur okuyor.
  • 4.912 okur okuyacak.
  • 317 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları