Yazar
Stephenie Meyer

Stephenie Meyer

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.0
11,1bin Kişi
61,8bin
Okunma
1.398
Beğeni
32bin
Gösterim
Unvan
Amerikalı Yazar
Doğum
Washigton, Amerika Birleşik Devletleri, 24 Aralık 1973
Yaşamı
Stephenie Meyer (d. 24 Aralık 1973) Alacakaranlık serisi ile tanınan ABD'li yazardır. Otuz yedi farklı dile çevrilen Alacakaranlık romanları dünya çapında yetmiş milyondan fazla kopya sattı. Alacakaranlık romanının aynı adlı film uyarlaması ise 21 Kasım 2008'de gösterime girdi ve yaklaşık 380 milyon dolar hasılat elde etti. Meyer'in ayrıca Göçebe (The Host) adlı bir bilim kurgu romanı da vardır. Meyer USA Today tarafından 2008'de "Yılın Yazarı" seçildi. Alacakaranlık'ın en çok satan kitap olduğu 2008'de Meyer'in kitapları toplamda 22 milyon satarken yazar da o senenin birincisi oldu.
Betty
Şafak Vakti'yi inceledi.
592 syf.
·
Beğendi
·
8/10 puan
Alacakaranlık Efsanesi - FİNAL
Alacakaranlık efsanesinin sonuna gelmiş bulunmaktayız. Seride okurken beni en çok şaşırtan kitap Şafak Vakti olmuştu. Hiç beklemediğim zaman hiç beklemediğim olaylar oldu. Öyle ki bazen olayların hızına yetişemediğim için tekrar tekrar okuduğum sayfalar olmuştu. Bence serinin en sürükleyici kitabıydı. Ben şahsen çok sevdim. Şimdi incelemeye geçebiliriz. Konuşacak çok şey var, uzun bir inceleme olacak. ---------spoiler--------- Kitabın başlarında Bella ve Edward’ın düğünü oluyor. Edward’ın sırf Bella için kendi düğününe Jacob’u çağırmış olması inceliği bence çok güzeldi. Ama Jacob’a balayından bahsettiği zaman maalesef işler çığırından çıktı. Neyse sonuçta düğün yapıldı ve Edward ile Bella balayı için “Esme Adası”na gittiler. Her şey iyiydi. Fakat balayında Bella hamile kalınca bütün planlar bozuldu. Vampirler hamile kalmıyorlar fakat Bella henüz dönüştürülmemişti (Edward’ın dönüştürmeme inadı ve Bella’nın dönüşmeden balayına gitme inadı sayesinde…) Edward bebeği aldırmak konusunda Carlisle ile konuşurken Bella başka planlar yapıyordu ve Rosalie’yi aradı. Bu kısımdan sonra kitap 2.kitap olarak Jacob’un ağzından anlatılmaya başlıyordu. Zaten aynı şeyi Tutulma kitabının sonunda da yapmıştı Stephenie Meyer ve bu sefer tüm olayları Jacob’un ağzından okumak benim çok hoşuma gitti. Baya komik anlatıyordu. Ayrıca kurtların bölünmesi Seth ve Leah’in Jacob’a sadık kalmaları gibi pek çok yeri severek okumuştum. Ama filmlerde fazla yer verilmediğini düşünüyorum (Şafak Vakti Part 1 ve Part 2 halinde yapmalarına rağmen filmlere pek çok sahneyi eklememişlerdi.) Jacob’un başkasıyla tanışmak için etrafı gezmesi ama sonuçta yine Bella’ya varması da filmde yer almıyordu. Edward’ın gelip Jacob’a “Bella çocuk istiyor, kimden olduğu önemli değil karnındaki canavar vampiri alalım, senden çocuğu olsun” tarzında sözde bir ricada bulunmasını aşırı saçma ve gereksiz bulduğumu da söylemeliyim. Neyse ki böyle bir saçmalık olmadı. Dışarıda nöbet tutan Jacob’un ekibine Esme’nin tıpkı bir anne gibi şefkat göstermesi de çok hoştu. Jacob ve Cullen ailesinin arasındaki arkadaşlık bağını çok seviyorum. Bu sırada karnındaki vampir gerçekten Bella’yı tüketiyordu. Vampir çocuklar hakkında araştırma yapmaları sırasında annelerini yiyerek karınlarından çıkmaları gibi mide bulandırıcı şeyler öğrendiklerinde benimde Jacob’un anlatırken pek çok yerde dediği gibi midem bulanıyordu. Özellikle Bella’ya kan içirttikleri yerde Jacob ile birlikte resmen kusmamak için kendimi zor tutuyordum (güçlü bir midem olması iyi bir şey) Ve doğum… Filmde de bu kısımları izlemek baya zordu. Doğum ve Bella’nın vampir olması ile kitap 3.kitap olarak başladı ve yeniden Bella’nın ağzından anlatılmaya başlandı. Bella hamile olduğundan beridir düşündüğüm şey de gerçekleşti: Jacob Bella’nın kızına mühürlendi. Ben bu mühürlenmeyi tahmin ediyordum. Ve Stephenie bir bakıma tüm hepsini aile yapmak için böyle bir mühürlenme yapmış. Açıkçası benim hoşuma gitti. Onları en başından beri aile olarak düşünüyordum. Renesmee’nin sürekli büyümesi ve özel güçleri, Bella’nın özel güçleri, Charlie Swan’ın ziyareti vs. olaylar derken Volturi’ler olaya girdi. Vampir toplulukları ve Alice ile Jasper sayesinde engellenen olmayan savaş sahnesini filmde eklemişlerdi. Açıkçası bir savaşın olmasını ve filmdeki gibi bazılarının bu savaş ve aileleri uğruna kendilerini feda etmelerini, sonuç olarak Volturi’lerin yenilmesini çok isterdim. Fakat bu savaş kitapta hiç gerçekleşmedi. Zaten filmde de Alice’in gelecek görüsü olduğu anlaşılmıştı. Stephenie Meyer’ın amacı mutlu ve kimsenin ölmediği bir son yapmaktı anlaşılan. Bu arada Jacob’un “Yardıma gelen tüm vampirlerin ismini hatırlamamı istiyorlarsa birinin vampir indeksi hazırlaması gerekiyor” diyerek istediği vampir indeksi kitabın son sayfasına konulmuştu. Teşekkürler Stephenie Meyer… Filmde de Alice gelecek ile ilgili bir görüsünde Renesmee’nin Jacob ile mutlu olduğunu, Edward ve Bella ile birlikte dördünün aile olduğunu gösteriyordu. ----------spoiler---------- Ve böylece Alacakaranlık efsanesi serisi bitmiş oldu. Çoğu kesimin önyargılı olduğu fakat benim çok sevdiğim bir seriydi. Size de bu seriyi okurken iyi okumalar diliyorum. Sevgilerle...
Şafak Vakti
8.2/10
· 12,2bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
Betty
Gece Yarısı Güneşi'yi inceledi.
712 syf.
·
Beğendi
·
7/10 puan
Ve Aslan Kuzuya Aşık Olur
Peki nasıl? Alacakaranlık serisinden 12 yıl sonra yayınlanan, ilk kitaptaki olayların Edward’ın gözünden anlatıldığı bu kitapta aslanın nasıl kuzuya âşık olduğu anlatılıyor. Edward bize vampirler hakkında, Cullen’lar hakkında ve kendisi hakkında pek çok bilgi verirken Bella’ya olan sevgisini, onu neden vampire çevirmemekte direndiğini ve bunun gibi hislerini ayrıca yaşanan olayları kendi gözünden anlatıyor. Bazı okurlar hem Alacakaranlık kitabını hem de Gece Yarısı Güneşi kitabını aynı anda okumaya çalışmışlar fakat ben öyle yapmadım açıkçası. O şekilde okumaya çalışmak muhtemelen zor olacaktır fakat yine de siz bilirsiniz :) Ben önce tüm seriyi bitirmiş olmama rağmen bu kitabı okurken sanki o bütün olaylar yaşanamayacakmış gibi hissederek okudum. Hani tekrardan izlediğiniz bir filmde en sevdiğiniz karakter öldüğünde ve siz sonunda ölmediğini bildiğiniz halde yine de öldü sanıp üzülürsünüz ya, aynı o histi işte bu kitapta hissettiklerim. Çok güzeldi bence eğer seriyi okuduysanız bu kitabı da okumalısınız. Size iyi okumalar dilerim şimdiden….
Gece Yarısı Güneşi
8.3/10
· 1.057 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
Kübra Tok
Gece Yarısı Güneşi'yi inceledi.
712 syf.
·
1 günde
·
9/10 puan
Selamlar, Alacakaranlık serisine olan açıklanamayan sevgimden dolayı bu kitabın çıkmasını ve okumayı heyecanla bekliyordum. Aslında kitapta yeni bir şey yok çünkü serinin ilk kitabının Bella’nın değil Edward’ın bakış açısından anlatıldığı bir kitap. Beni en çok heyecanlandıran kısım tüm seri boyunca her şeyi bir insan gözünden okuduktan sonra tüm olanları bir vampir karakterin düşüncelerinden ve gözünden okuyabilecek olmaktı. İnsan-vampir farkını ortaya koymuş gerçekten yazar, olayların Edward ağzından anlatılma şekli çok daha derin, açıklayıcıydı. Duyguların ve hislerin ifadesi çok daha kuvvetli ve etkileyiciydi. Seriyi uzun zaman önce okuduğum için tam hatırlamasam da Bella’nın anlatımının kıyaslayınca daha sığ ve “insani” olduğunu hatırlayabiliyorum. En heyecan verici nokta ise Edward’ın akıl okuma yeteneğine tanık olmak, nasıl çalıştığını biraz da olsa anlamaktı. Bu otomatik olarak Alice’in yeteneğinin çalışma şeklini de görmemize olanak sağlıyordu. Tüm karakterlerin en ufak detayına kadar ne düşündüğünü, bir davranışı ne amaçla yaptığını, ne hissettiğini bilmek ve anlamak seriyle ilgili her noktanın kafanızda yerine oturmasını sağlıyor. Filmleri izlerken ve kitapları okurken anlam vermediğiniz tüm davranışları bu kitaptan sonra anlıyorsunuz çünkü her şeyin temelinde yatan düşünceleri, herkesin kafasının içindekileri biliyorsunuz. Bana göre kitabın en güzel yanı da buydu. Bunun dışında yalnızca Bella’nın gözlemlediği kadarını bildiğimiz için bu kitap vampirlerin dünyasını da daha iyi tanımamızı sağlıyor. Filmi defalarca izlememe ve ilk kitabı da okumuş olmama rağmen tüm olayları en baştan okumak beni hiç sıkmadı çünkü aslında her şeyin tamamen başka bir yanını okuyorsunuz ve yeni bir şey okumuş gibi hissediyorsunuz. Kitabı okurken de, filmleri izlerken de ‘ergenlikte’ kaldığını bildiğim bazı noktalar olsa da yine de kendimi sevmekten ve heyecanlanmaktan alıkoyamadığım bir seri kendisi. Sanırım içimdeki çocuk yanı her zaman böyle seriler ve kitaplar besledi ve beslemeye de devam edecek, ne kadar da klasiklere ya da kendim için faydalı gördüğüm kitapları sevsem ve okusam da, bu kitaplar her zaman benim için ayrı bir yer tutacak ve onları hep heyecanla okuyacağım biliyorum. Tanıdık bir şehirde farklı sokaklarda yürüyormuş hissi yarattı bu kitap bende, seriyi seviyorsanız kesinlikle es geçmemeniz gereken ve çok seveceğiniz bir kitap olacaktır
Gece Yarısı Güneşi
8.3/10
· 1.057 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
5
fatma CALAYIR
Alacakaranlık'ı inceledi.
400 syf.
·
24 günde
·
10/10 puan
Kurgusal olarak mükemmel bir kitaptı. Tutkulu bir aşk, kana susamışlık ve de incitmeme adına yapılan savaşlar yazar bütün duyguları en içten şekilde yansıtmış. Betimlemelerle kendinizi orada o anı yaşarken hissediyorsunuz. Kurguyu sevmeyenler okumamalı…
Alacakaranlık
8.0/10
· 17,9bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
14