Edward ve Bella’nın ilişkisini sevmiyorum. Kurtlar kesinlikle kitabın yıldızıydı. Bir önceki kitapta ise Volturi’ler yıldızdı. Jacob her zamanki gibi kitabı iyi yönde yönetti. O veya sürü ile ilgili herhangi bir şey beni okumaya teşvik etti. Kabilenin tarihini okumak bana zevk veriyor. her kitapta ana karakterlerin daha da işe yaramaz hale gelmesi çok komik. Bella şu ana kadar yararlı hiçbir şey yapmıyor aksine hep sorun çekiyor. Ciddiyim bella biraz mantıklı ol!! Şu ana kadar ulaştığımız tek sonuç Bella’nın hayatını Edward için feda edeceği. Aile değil, arkadaşlar değil, değer verdiği herkes içinden Edward daha fazlasını hak ediyor gibi görünüyor.
Yazarın mahvettiği bir diğer karakter ise Alice! Doğum günü, mezuniyet, düğün. Birinin Alic’e artık kendi hayatı hakkında endişelenmesi gerektiğini söylemesi gerekiyordu. Edward’ın Alice’e bella kaçırması ve onu en yakın arkadaşı ile görüşmesini engellemesi için bir arabayla rüşvet vermesi peki?! Edward sen Bella’nın babası değilsin. Kız Edward’dan izin almadan doğrudan nefes bile alamaz oldu. Bu kontrolü gerçekten normal seviyeye indirmesi gerekiyor.
Jacob çok tatlı bir köpek yavrusu. Sam, Paul, Quill, Seth, Leah ve Embry’de öyle. İtiraf ediyorum sevimli kurtlar olmasaydı puanım 4-5 arası olacakken 7’ye onlar çıkarttı. Söyleyecek başka bir şey yok.
Alıntılar;
“Çok yakında döneceğim, beni özlemeye vaktin bile olmayacak. Kalbime iyi bak, seninle birlikte bıraktım.“
Savaşma arzusu Y kromozomunu tanımlayan bir özellik olsa gerek. Hepsi aynıydı.
Canavarlar, canavarca davranışlarının sonucunda oluşurlar.
Tutulma serinin 3. Kitabı. Heyecan ve macera hızını hiç kesmiyor, birbirine benzeyen hiç bir olay yok, merakınızı da hiç yitirmiyorsunuz, bu kitaplar hiç bitmesin diyorsunuz. 3. Kitabı okurken şanslıyım ki 4.cüsü de var, gönül rahatlığıyla, bitiyor korkusu olmadan kendimi akışa bırakıyorum.
Bella , en iyi arkadaşı Jacob. Etrafındakileri normal insanlardan seçemeyen Bella’nın Jacob’ı kurt adam
Bu kitapta ikisi arasında baya bocalıyor, okurken , siz de sinirlenebilirsiniz, yeter artık bir karar ver, oyalama insanları diye.
Keyifli okumalar...
Yazar yine olağanüstü kurgusuyla beni kendine bir kez daha hayran bıraktı. Alacakaranlık serisinin üçüncü kitabı muhteşemdi. Sayfaları büyük bir merakla çevirdim. Kitabın başından sonuna kadar heyecanım hiç düşmedi. Olaylar çok akıcı bir üslupla kaleme alınmış. Bunu okumakta geç bile kalmışım fakat geçte olsa sonunda nihayet okuyabildim. Serinin dördüncü kitabı olan Şafak Vakti romanında yazarın kurgusu nasıl olacak merak ediyorum doğrusu. Henüz okumayanlar bence okumalısınız. Herkesin kütüphanesinde olması gerektiğini düşünüyorum bu kitabın.
Bunlarin serisini okudum okuduğumda çok güzel gelmişti . Ama ilk okuyanlar için daha doğrusu kitap okuma alişkanliği için iyi ama sürekli okuyacaklar için daha güzel kitaplar var. Okumak isteyenlere bu arada iyi okumalar:-) :-)
Hepsinin ortasında aşık olduğu Edward ve Jacob’un arkadaşlığı arasında seçim yapmakla yüzyüze kalmıştır ki bu karar vampir ve kurtadam arasındaki eskimeyen mücadeleyi tutuşturmak için olasıdır.
Seattle gizemli , öldürücü bir tel tarafından harap edildiğinden ve kötü niyetli bir vampir onu araştırmaya devam ettiği’nden dolayı Bella kendini tehlikeyle çevrili buldu.Hepsinin ortasında aşık olduğu Edward ve Jacob’un arkadaşlığı arasında seçim yapmakla yüzyüze kalmıştır ki bu karar vampir ve kurtadam arasındaki eskimeyen mücadeleyi tutuşturmak için olasıdır.Mezuniyeti hızla yaklaşırken Bella birden fazla karara sahiptir: HAYAT ya da ÖLÜM. Fakat hangisi ?
Çok sevdiğim serinin üçüncü kitabı... Edward ile tekrar kavuşan Bella, sevdiği ile yakın arkadaşı arasında gelgitler yaşıyor. Bir yanda ilk aşkı vampir Edward, diğer yanda en yakın arkadaşı ve kendisine çok aşık kurt adam Jacob... Öte yandan ilk kitapta öldürülen James'in sevgilisi Victoria, intikam için harekete geçiyor. Bella'nın seçiminin altında tarihi bir vampir-kurt adam savaşı görüyoruz. Ancak değerli Bella için işbirliği de yapabiliyorlar. Üçüncü kitapta, olaylar hiç olmadığı kadar fazlaydı ve anlatım olsukça sürükleyiciydi. Bu çok hoşuma gitti açıkçası, Meyer çok yönlü düşünmüş ve yazıya geçirmiş.
Şimdilik serinin bu kitabını ilk ikisinden çok beğendim. Kitap aşırı akıcı ve heyecanlıydı! Başından beri Bella karakterine bir türlü ısınamadım. Bir tek bana mı bu kadar aptal geliyor bilmiyorum ama karakterin tutulacak hiçbir iyi yanı yok gibi geliyor, dokunduğu yer çürüyor. Bir insan aynı anda iki kişiyi birden sevemez, Edward ve Jacob arasında resmen ikili oynuyor ve kimsede çıkıp bir şey demiyor. Bu kadar çok sevgiyi, onun adına verilen savaşların hiç birini hak etmiyor. (Bu arada güzel kin kustum, neyse) Bunların dışında kitap mükemmel!
Serinin üçüncü kitabı ile sizlerleyim.
Seattle 'da gizemli cinayetler, kayıplar yaşanırken Bella' nın da mezuniyeti yaklaşıyordur. Bella Edward ve Jacob arasında duygu karmaşası yaşarken bir seçim yapmak zorundadır. Victoria James'in intikamı için Bella'nın peşindedir. Bella yine bir belanın ortasında yani. Bella'nın evindeki yabancı koku herkesi harekete geçirir. Bella kurtlar ve vampirler arasında dönüşümlü bir koruma altındadır. Ve bu kitapta kurtlar ve vampirler iş birliği yapacak. Şok ama dimi?
Kitabı okurken savaş sahnesinde filmi izlerken etkilendiğim kadar etkilemedi. Kitapta çok sığ kalmıştı. Jacab'ın Bella'yı zorla öptüğü ve sonrasında Edward'ın verdiği tepki filmde daha güzeldi. Bir de kurtlara özgü olan sihir, efsane felan onları okurken biraz sıkıldım. Filmde daha kısa ve netti. Onun haricinde kitaba bayıldım.
Stephenie Meyer (d. 24 Aralık 1973) Alacakaranlık serisi ile tanınan ABD'li yazardır. Otuz yedi farklı dile çevrilen Alacakaranlık romanları dünya çapında yetmiş milyondan fazla kopya sattı. Alacakaranlık romanının aynı adlı film uyarlaması ise 21 Kasım 2008'de gösterime girdi ve yaklaşık 380 milyon dolar hasılat elde etti. Meyer'in ayrıca Göçebe (The Host) adlı bir bilim kurgu romanı da vardır. Meyer USA Today tarafından 2008'de "Yılın Yazarı" seçildi. Alacakaranlık'ın en çok satan kitap olduğu 2008'de Meyer'in kitapları toplamda 22 milyon satarken yazar da o senenin birincisi oldu.