Yazar bu romanında (Güldiyar (romandaki karakter) ve onun acılarını dindirmek yerine, ne oldu neyin var ya da bu kız neden bu hâle geldi soruşturmak yerine dahası sonraları bunun üzerinden para kazanmaya başlayan adamlara mani olmak yerine kızın o haline ve olaylara sessiz kalıp sadece vah zavallı demek (üstelik para veriyorlardı üstüne görebilmek için) için yığın yığın akın eden topluluk üzerinden): Toplumum halet-i ruhiyesini sunmakta okuyucuya. Acının seyirlik bir şölene dönüşmesi, mahremiyetin uçup gitmesi karşısında giderek duyarsızlaşan bir toplumun anlatısı aynı zamanda. Yazar, gerçeküstü öğeleri de kullanarak bizi farklı bir toplumsallığa davet etmekte, okuyucuya masalsı fakat bir o kadar acımasız, çürümüş bir dünyadan seslenmekte. Kuyunun dibindeyiz evet. Başımıza taşlar yağmakta. Fakat iğne ucu kadar dahi olsa bir ışık var, gökyüzü hâlâ görünüyor…
İyi okumalar :)