Puan vermedi·99 syf.····Okunma: 04 Temmuz 2021 19:31 Güzele hayran bir sanatçı duyarlılığını anlatan ya da anlattığı söylenen uzun öykü. Her ne kadar Tadzio'nun güzelliğine tanrısal bir yön verilmeye çalışılsa da kitabın ana kişisi Aschenbach beni oldukça rahatsız etti. Bunu en iyi yine Thomas Mann'ın kendi sözleri ile anlatabilirim:
"Dünyanın yalnız güzel eseri tanıyıp da onun kaynaklarını, meydana geliş şartlarını bilmeyişi iyidir şüphesiz; çünkü sanatçıya esin akıtan kaynakların neler olduğunu bilmek okuyucuları çokluk şaşkına çevirir, ürkütür, mükemmel olan eserin etkisini yok ederdi."
Bu cümle Thomas Mann'ın gerçekten Venedik'te tatil yaptığını ve bu tatil sırasında da Polonyalı bir çocuk ile haylı ilgilendiğini öğrenince daha anlamlı oluyor.
Aschenbach'a dönecek olursak eğer, kitabın başında tiksintiyle bahsettiği yaşlı adama dönüşüyor sonlara doğru. "İnsan hissettiği yaştadır" demesine rağmen, böyle olmadığını istemeden de olsa gösteriyor.
Arka kapakta "...Bu yönüyle sanat, yaşamı yok edici bir işlev yüklenmektedir." denmiş. Ben sanatçı yönüyle ilişki kuramadım ama bu ölüme yürüyüşte. Daha çok disiplinle bastırılmış ruhun gerçeğinin bir kere sızınca geriye dönememesinden kaynaklanıyor. Aschenbach da zaten eskiye dönmemek için -dönemeyeceğini bildiği için- ölüme boyun eğiyor.