Venedik'te Ölüm

Thomas Mann
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·99 syf.··
Beğendi
·
2026 115. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 16:07
Bu eser bana ilk başta bir tutku hikâyesi gibi göründü fakat beni şaşırtarak aslında insanın güzellik, arzu ve takıntı karşısındaki çözülüşünü anlatıyor. Ağır ama etkileyici bir dili var. Özellikle Gustav von Aschenbach'ın iç dünyası ve Venedik'in giderek kararan atmosferi kitabın en güçlü yanlarından birisi. Thomas Mann'den başka bir eser okur muyum çok şaibeli.
Duygu ve Düşünce
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Adam Yayınları · 19824,661 okunma
Puan vermedi·99 syf.··
2021 26. kitabı
Yazar Aschenbach bir değişiklik, tatil ihtiyacı hisseder ve Venedik’e gider. Kaldığı otelde güzeller güzeli, genç Tadzio yu görür ve gördüğü an onun güzelliğinin esiri olur. Hatta baş gösteren salgına rağmen Venedik’ten ayrılamaz. Konusunu genel anlamda bu şekilde özetleyebilirim. 🛶 Kitap kısa olsa da asla bir çırpıda okunacak bir kitap değil. Yoğun betimler, güzellik üzerine derin konuşmalarla/düşüncelerle dolu. Yer yer mitolojik anlatımların da yer aldığı yoğun bir eser. Yazar ana karakter Aschenbach karakteri için ise Goethe’den ilham almış. ⚓️ Peki yaşlı bir adamın, gençlik dönemindeki bir çocuğa bu ilgisi, güzelliğinin esiri hatta aşığı olması rahatsız edici mi? Yoksa tanrısallaştırdığı Tadzioya sadece güzelliğe olan düşkünlüğü nedeniyle mi hayran? Ben yer yer rahatsız olsam da, daha çok sanatçının yaşadığı güzellik tutkusu olarak değerlendirdim.
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Adam Yayınları · 19824,661 okunma
Puan vermedi·99 syf.··
2021 15. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 04 Temmuz 2021 19:31
Güzele hayran bir sanatçı duyarlılığını anlatan ya da anlattığı söylenen uzun öykü. Her ne kadar Tadzio'nun güzelliğine tanrısal bir yön verilmeye çalışılsa da kitabın ana kişisi Aschenbach beni oldukça rahatsız etti. Bunu en iyi yine Thomas Mann'ın kendi sözleri ile anlatabilirim: "Dünyanın yalnız güzel eseri tanıyıp da onun kaynaklarını, meydana geliş şartlarını bilmeyişi iyidir şüphesiz; çünkü sanatçıya esin akıtan kaynakların neler olduğunu bilmek okuyucuları çokluk şaşkına çevirir, ürkütür, mükemmel olan eserin etkisini yok ederdi." Bu cümle Thomas Mann'ın gerçekten Venedik'te tatil yaptığını ve bu tatil sırasında da Polonyalı bir çocuk ile haylı ilgilendiğini öğrenince daha anlamlı oluyor. Aschenbach'a dönecek olursak eğer, kitabın başında tiksintiyle bahsettiği yaşlı adama dönüşüyor sonlara doğru. "İnsan hissettiği yaştadır" demesine rağmen, böyle olmadığını istemeden de olsa gösteriyor. Arka kapakta "...Bu yönüyle sanat, yaşamı yok edici bir işlev yüklenmektedir." denmiş. Ben sanatçı yönüyle ilişki kuramadım ama bu ölüme yürüyüşte. Daha çok disiplinle bastırılmış ruhun gerçeğinin bir kere sızınca geriye dönememesinden kaynaklanıyor. Aschenbach da zaten eskiye dönmemek için -dönemeyeceğini bildiği için- ölüme boyun eğiyor.
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Adam Yayınları · 19824,661 okunma
Puan vermedi·99 syf.··
Beğendi
·
2019 38. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2019 13:27
DİKKAT SPOILER İÇERİR Yazar Gustav Aschenbach’ın (50 yaşlarında) Venedik’e yaptığı bir gezide 14’ünde Polonyalı genç Tadzio’ya aşık oluşu, şehirdeki salgın hastalık, kendisiyle ve sanatla hesaplaşması ve ölümü. Filmi de var
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Adam Yayınları · 19824,661 okunma
8/10
·100 syf.··
2024 79. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2024 01:43
Yazarın en çok bilinen eseri olan bu kitabı yine bir yerlerden duydum ve okumaya başladım. Oldukça derin gözlemler ve detaylı betimlemelerle başlayan kitap ilk sayfalarda okunuş açısından sizi biraz zorlasa da sayfalar ilerledikçe hikayenin içerisine giriyorsunuz. Kitapta ünlü bir yazarın tatil için gittiği Venedik’te karşılaştığı bir çocuk üzerinden yaşadığı sanatsal bunalım ve içerisinde bulunduğu çıkmazlar çok güzel bir şekilde anlatılmış.
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Adam Yayınları · 19824,661 okunma
1/10
·104 syf.··
2021 34. kitabı
Rahatsız edici! Birçok kişi tarafından bir 'başyapıt' ilan edilmesi ise daha da rahatsız edici. Kitabın ilk kısmı ağır cümlelerle birlikte çok hoştu. Sanat ve güzelliğe dair gerçekten ince fikirlerle başlıyor ve hikayeye nasıl bağlayacağını anlayamıyorsunuz. Yazarımız hayatının sonuna yaklaştığını düşünerek bir yolculuğa çıkma arzusu duyuyor aniden ve kendini Venedik'te buluyor. Venedik'te ise hiç görmediği bir güzelliğe aşık oluyor. Eee, ne güzel hikaye değil mi? Bu güzelliğin 14 yaşında Polonya'lı bir erkek çocuğu olduğunu okuyana kadar bekleyin. Yazar bunu sanata duyulan aşk diye tanımlasa da, çocuğun asla konuşmaması ve sadece ona duyulan muazzam sevgiden bahsedilmesi, çocuğun hareketleri, gülüşü, sahilden gelişi, vücudu vs. oldukça nesneleştirilmiş ve sanat adı altında buram buram pedofili kokuyor. Yazarın onunla göz göze geldikten sonra ifade ettiği duygular, çocuk hakkında bir bölümde 'ilahına' diye bahsetmesi, boşluğa fısıldanan 'seni seviyorum' gerçekten dayanamadım yani. Kitap bittikten sonra yaptığım araştırmada; "sanatın en yalın hali" gibi birçok yorumla beraber benimle aynı fikirde olan binlerce kişi de gördüm. Üstelik kitabın başında sanat ve mitoloji betimlemeleri ile çocuğu sevdiğini söyleyen yazar sonuna doğru bu sapkınlığı kabul eder gibi cümleler kurmaya başlamış. Şu alıntıyla açıklamaya çalışayım; "Görüyorsun ya, biz şairler ne bilge olabiliriz ne de onurlu! Doğru yoldan sapmamızın, zevk ve eğlenceye düşkün ve duygularının kurbanı birer serüvenci olup çıkmamızın bir zorunluluk olduğunu görüyorsun ya? Üslubumuzdaki usta tavrı, yalan ve çılgınlıktır, itibarımız, payemiz ise bir komedya; halkın bize gösterdiği güven son derece gülünçtür; halkın ve gençliğin sanatla eğitilebileceği düşüncesi, yasak edilmesi gereken tehlikeli bir girişimdir. Çünkü
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20074,661 okunma
İhtiyar Aschenbach'in acıları
9/10
·104 syf.··
2023 56. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2023 14:22
Güzel ahlak muhafızları burdalar mı? O halde baharat, mayonez, kahve , et ve gazlı içecekler gibi şehvet uyandırıcı şeyleri bir kenara bırakıp incelememize başlayabiliriz. (Mesir macunu, ejder meyvesi ve medine hurması hariç) Kitaba başlamadan önce küçük çaplı bir araştırma yaptım ve gözlemlediğim kadarıyla 1929 Nobel ödüllü yazarın, bu kitapta işlediği konu itibariyle pedofilik bir vaka üzerinden okurlarca çarmıha gönderildiği şahit oldum. Açıkçası bu durum beni de rahatsız ettiği için okumakla okumamak arasında kaldım. Bereket versin ki biz; Nihat Doğan'ın "benim olmazsan taciz ederim" şarkısının çınladığı bir zamanın kanlı canlı evlatlarıyız.Yani mide bulatılarına karşı bağışıklığımız gayet yerinde. Tüm ceseretimi topladım ve okumuş bulundum. Bu sayede de iyiki de okumuşum dediğim ender kitaplar arasında yerini aldı. Spoiler vermeden: Asalet ünvanıyla da onurlandırılmış olan Aschenbach adında 50 yaşlarında ünlü bir sanatçının inzivaya çekilme isteğiyle yolu Venedik'e düşer. Kalmış olduğu otelde Tadzio adında henüz ondördünde bir Polonyalıyla karşılaşır ve olaylar bu şekide başlar. Burda gözden kaçan önemli husus var ki Aschenbach'in geçmişinden kaynaklı derin bir boşlukta bulunması ve kültürel olarak mitolojik zamanlardan kalma sanrılarla yaşamasıdır. Bu durumu güzellik ve estetik gibi tanrısal vasıfların baş karakterin gözünde hayat bulmasıyla beraber; tabuların, ahlak ve erdemin bir nebze ihlali şeklinde yorumlayabiliriz. Bu süreçte Aschenbach, yüreğinde vuku bulan istençten çok gözlerinde hayranlık uyandıran mistik bir durum üzerinden şehri esir alan salgınla beraber kendi vakur ölümüne kadar olayı idare etmeye gayret göstermekte, duygularını dizginlemeye çabalamaktadır. Güzellik ve sanatla haşir neşir olmuş bir ruhun erken dönem
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20074,661 okunma
6/10
·104 syf.··
2022 17. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2022 23:28
Thomas Mann Venedik'te Ölüm adlı romanını 1912 yılında yayınlanmış olup, eseri ilk etapta Goethe hakkında bir öykü olarak tasarlamış. Yazım aşamasında ise değişiklikler ile farklı bir hikaye ortaya çıksa da yarattığı baş karakter Gustav von Aschenbach Goethe model alınarak oluşturulmuş. Venedik'te Ölüm romanında yazar baş karakter üzerinden sanat ve sanatçı sorununu işliyor. Bu işleyiş şeklini de yoğun bir sorgulama ile yapmaktadır. Konuyu ölüm temasında ele alırken yer verdiği aşk ile de pekiştirmeyi ve daha vurgulu yapmayı hedeflediğini düşünüyorum. Eserde Aschenbach üzerinden sanatın kökeninin akılcı yoksa akıl dışı mı olduğunu sorgulatırken cevabını da romanda yer verdiği ikinci başrol genç figür Tadzio üzerinden yanıtlamaktadır. Bu sorgu cevap ekseninde bazı mitolojik figürlerden bahsedilmiş ancak okurken bu noktanın mitoloji bilmeyen birini zorlamayacağını düşünüyorum.  Venedik'te Ölüm eserini yazarla tanışma kitabı olarak tercih ettim. Ancak kitabı okurken oldukça zorlandım ve ince bir kitap olmasına rağmen sürekli ara vererek okudum. Bunun sebebi de romanda oldukça uzun betimlemelere ve cümlelere yer verilmesi oldu. Hatta kitabı okurken yazar bu kitabını ciddi bir edebi kaygıyla yazmış olduğunu düşündürttü bana. Roman işlediği konu itibariyle ve kısa bir novella olmasına rağmen asla "çerezlik" kitaplar arasında olduğunu düşünmüyorum.  Ben romanı çok severek okumadım. Nötr bir yaklaşımım var. Bitirdikten sonra yorumları okuduğumda seveni kadar hiç sevmeyeninin olduğunu gördüm. Genellikle sevilmeme nedeni işlediği aşk teması olmuş. Sevenlerin yorumlarını gördükçe de okurken acaba ben mi bir şey kaçırdım, anlayamadım diye de kendimi sorguladım. Fakat üslup, anlatım tarzı ve yazarın sanat-sanatçı sorununu işlemeyi seçtiği yolun ifade ediliş
Edebiyat
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20204,661 okunma
Aşk mı? Sevgi mi? Sapkınlık mı?
6/10
·104 syf.··
2025 30. kitabı
Venedik’te Ölüm, 106 sayfalık ince bir kitap olmasına rağmen kendisini tek solukta bitiremedim çünkü beni biraz yordu. Dinlenmek için Venedik’e giden ünlü yazar Aschenbach’in,karşısına çıkan bir çocuğa duyduğu aşkı anlatıyor. Aşk diyorum çünkü ana kahramanın hissettiği duyguları anlatacak başka bir kelime bulamadım.. Çocuğu gördüğü anda vurulması, onu bir daha göremeyeceğini düşündüğünde bile yaşayamayacakmış gibi hissetmesi gerçekten çok ilginç ve bence rahatsız edici Kitabın arka kapağını okuduğunuzda siz de benim gibi normal bir aşk ile karşılaşacağınızı düşünebilirsiniz. Ama iş hiç öyle değil.. Kitabı hem beğendim, hem de beğenmedim. En büyük eleştirim de uzuun uzuun cümlelerin olması. İster istemez bir yerden sonra kopabiliyorsunuz. Ayrıca tasvirlere de çok fazla yer verilmiş. Ama anlatılmak istenen “asıl şeyi” yakalayabilirseniz (ki bu bence zor) o zaman beğenebilirsiniz.
Edebiyat
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20204,661 okunma
Tanrı, sevilende değil, sevende..
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2022 123. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2022 20:02
Çevirisini Behçet Necatigil’in yaptığı bir novella Venedik’te Ölüm. Karakter Gustav von Aschenbach, biraz nefes almak, yaşadığı sanatsal sıkışmışlığı aşmak için Venedik’e tatile gidiyor. Gelsin Akdeniz mavisi, limon çiçeği kokusu, romantizm. Yazar da Allahı varmış, veriyor isteneni! Al diyor, sana romantizm: çürümüş su ve küf kokusu eşliğinde ölüm, salgın hastalık, kirli hesaplar ve gizlenen arzular. Üstü kalsın. Karakterin içinde bulunduğu sıkışmayla, Avrupa’nın içinde bulunduğu kültürel sıkışmayı paralellik kurarak anlatıyor Mann. Ölüm ve yaşamı kafa kafaya çatıyor, gençlik ve yaşlılığı kafa ve kafaya..Ve güzelim Akdeniz mavisi düşünü küf ve çürümüşlükle kucak kucağa oturtuyor. Tüm bu zıtlıkları kullanırken altını mitolojiden bir harçla dolduruyor ki, bu ne zenginlik diyor insan. Mitoloji bilgisi fakir biri olduğum için, bu neye karşılık düşüyor diye bakınırken enteresan bir bilgiye rastladım. Bir görüşe göre Venedik’te Ölüm, Euripides’in Bakkhalar kitabının bir uyarlaması. Okuyanlara sormak lazım, öyle mi sahiden? Kitapla ilgili yorumların çoğunda karakterin Tadzio’ya duyduğu tutkuyu pedofilinin sahillerinde dolaşmak olarak değerlendiren çok fazla yazı okudum. Kitapta vurgulanan şey fiziksel bir güzelliğin yarattığı bir aşk hikayesi değil bana göre. Tadzio’da sonutlanan güzelliğin yarattığı mutluluk. Öyle ki, Kolera salgınından kaçmaya bile çalışmıyor karakter. Hayata, onun güzelliklerine tutunmak için ölüme kucak açarak kusursuz bir trajedi yaratıyor. "...kurnaz gönül avcısı, incenin incesi bir fikir: sevenin sevilenden daha tanrısal olduğu, çünkü tanrının sevilende değil, sevende bulunduğu fikrini söyledi..." alıntısı bu tartışmanın yersizliğine bir zerre omuz versin dilerim. Keyifli okumalar..
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20074,661 okunma

Yazar Hakkında

Thomas MannYazar · 33 kitap
Paul Thomas Mann, (6 Haziran 1875, Lübeck; 12 Ağustos 1955, Zürih) 20. yüzyılın en önemli Alman yazarlarından biridir. Özellikle romanları ile tanınmakla beraber, edebiyat alanında verdiği eserler yanı sıra, toplumsal eleştirileri ile de öne çıkmıştır. 1929 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmış, 1933'te Nazilerin iktidara gelişinin ardından önce İsviçre'ye ardından ise ABD'ye göç etmiştir. 1944'te ABD vatandaşlığı almakla beraber, 1952'de yeniden İsviçre'ye dönmüş ve hayatının sonuna kadar burada kalmıştır. Mann, Johann Wolfgang von Goethe'nin yapıtlarını kendi yapıtında bir tüzük ve konu bulmada örnek olarak kullandı. Avrupa ve Alman ruhuna dair analiz ve eleştiriler yaparken, eski Alman hikayeleri ve Kitab-ı Mukaddes'te geçen kıssalardan, Goethe'nin, Nietzsche'nin ve Schopenhauer'in düşüncelerinden faydalanmıştır. Kendi ailesini örnek alarak oluşturduğu ilk romanı Buddenbrook Ailesi'nde örnek olacak biçimde anlatıldığı gibi, yapıtlarının başlıca konusunu burjuvazinin yozlaşması oluşturmaktadır. Mann, özellikle Alman edebiyatında önemli bir yer edinmiş olan Bildungsroman türünde yetkin eserler vermiştir. Alman yazar Heinrich Mann'ın kardeşidir. Thomas Mann'ın altı çocuğundan üçü, Erika Mann, Klaus Mann ve Golo Mann da yazar olmuşlardır.