Değişen Kafalar Bir Hint Efsanesi

7,6/10  (17 Oy) · 
43 okunma  · 
11 beğeni  · 
926 gösterim
Thomas Mann'ın 1940'ta Stockholm'de yayımladığı Değişen Kafalar, XII. yüzyıldan kalma bir Hint efsanesine değişik bir açıdan yaklaşıyor. Şridaman ile Nanda, farklı kastlardan gelmelerine, zihnen ve fiziki olarak birbirlerinden çok farklı olmalarına rağmen, ayrılmaz iki dosttur. Şridaman, Brahman soyuna dayanan tüccar bir aileye mensup narin yüzlü, çelimsizdir; Nanda ise demircilik yapan, inek güden güçlü ve yakışıklı bir gençtir. Birbirlerini tamamlayan bu iki gencin dostluğu, güzel Sita'yla karşılaşmalarıyla yeni bir boyut kazanır. Şridaman ve Sita evlenir. Ancak Sita'nın, seçimiyle ilgili pişmanlıkları vardır. Hayatları, Sita'nın ailesine birlikte yaptıkları bir yolculukta geçen olaylarla çok ilginç bir biçimde yön değiştirir.

Thomas Mann, Değişen Kafalar ile çok nadir bir olaya, kültürlerarası etkileşime neden olur. Hint efsanesinden yola çıkan Mann'ın romanı, Hint oyun yazarı Giris Karnad'ın ödüllü oyunu Hayava­dana'yı esinler.

Mann eserinde, kelimenin tam anlamıyla mitolojik bir Hint fantezisi yaratmıştır. Doğu ve Batı, zihin ve beden, dostluk ve aşk, erotizm ve ruhsal uyum gibi motifler üzerine çok şey söyleyen Değişen Kafalar, mitolojik ve fantastik bir öykü.
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2012
  • Sayfa Sayısı:
    124
  • ISBN:
    9789750713620
  • Orijinal Adı:
    Die Vertauschten Köpfe - Eine İndische Legende
  • Çeviri:
    Kasım Eğit, Yadigar Eğit
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:

Ah Sita güzelliğin ve aldatmanın sembolü kutsal Dul... Sen Şiridaman ve Nanda'ya ne yaptın birinin kafasıyla diğerinin vücudunu aldattın.Thomas Mann'in okuduğum ilk kitabı, etkileyici ve bir o kadar da sürükleyici bir eser. Kitabı okurken Hint Mitolojisini de araştırma isteği uyandı Mitolojik unsurlar üzerine durulmuş kurgular olabildiğince dinsel özellik gösterse de daha çok Felsefi bir eser. Keyifli okumalar

mustafa tamer akder 
25 Haz 2015 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Thomas Mann ile tanıştığım ilk kitap. Kitabını beğenip beğenmediğim hakkında kararsız kaldım. Karakterleri çok garip buldum. Anlatılmak istenen konu hakkında çok yerinde davranışları ama bu kadar temiz kalpli gösterilmeye çalışılması çok garip geldi. Konu olarak hayatlarının büyük bir bölümünü beraber geçirmiş birbirlerine hayran arkadaşların aralarına bir hatun girmesi sonucu ilişkilerinin yıpranmasını ve içgüdüleri sonucu çok karmaşık olay örgüsüne giren farklı bir konunun sorgulanmasını anlatan edebi dili çok güzel olan bir kitap. Ana karakter hatun kişini sevmediğim için bende biraz ikileme sürüklese de bence okuyan kişiye çok farklı bakış açıları katacak bir kitap.

Değişen kafaları mecazi anlamda düşünmüş olsam da , Başlığın birincil anlamı üzerinden gelişen olayları felsefi bir derinlikte anlatan , kişilerin düşündüğü lakin kendilerine itiraf edemediği bazı gerçeklikleri masalsı ritüellerle süslenmiş , bir Hint efsanesinin içinde İnsanoğlunun kendi gerçekliliğiyle ilgili anlamların çıkarıldığı iyi bir kitap . Yazar dostluk , aşk , şehvet , düşünce gibi konuları anlatırken 2 genç erkek ve güzel bir kadın duyguları üzerinden yol almış.

Farklı kültürlerden gelen iki gencin dostluğunun anlatımı ile başlayan kitap , benzeri olmayan insanların birbirine merakını ve birbirlerine kattıkları farklı bakış acıları ile dostluk olgusu üzerinde durmuş. Bu gençlerin karşına çıkan Hintli güzel kız her ikisinin de istediği , her ikisini de ayrı ayrı özelliklerinden dolayı isteyen bir kadın . ... Ve bu Gençler'in kastlarına uygun ( tüccar ailenin oğlu ; alma yönünde ki eğilimi ( bilğisi , düşünce yapısında ki inceliğe dostuna duyduğu derin sevgiye rağmen ), istediği bir şey çıkınca karşısına almaya ve sahip olmaya yönelik tavrı , Demircinin oğlu olan diğer gencin kaba saba gibi daha yüzeysel düşünüyor görünmesine rağmen verici tutumu . Dostu için talepkarlığından vazgeçişi ..


Güzel ve şehvetli kızın her ikisine ait istediği parçayla oluşan ideal kocasına rağmen , bıraktığı diğer parçalara duyduğu özlem ,

Kitapta genelde beyinin ve kafanın ( Düşüncenin ) üstünlüğüne yönelik yüceltme sezinlemiş olsam da ; (Bilge kişinin , hintli kadını ; Kocasının Kafası olan kişiyle yaşamasına yönelik karar kılması bu yönde kanaatimin gelişmesine neden oldu.) bu Bilge üstelik bedenin tüm isteklerini reddeden bir Bilge idi .

Beden ; düşünce ve içine iliştirilmiş , yetiştirilmiş ruh ile bir bütünlük içinde varolduğunu ! Bunların bir birinden ayrı ayrı sevmek o parçaları , o bütünün diğer parçalarına duyacağımız isteği engelleyemediğini hoş bir kurguyla anlatmış yazar. Tek eşliliğe yönelik ve kişiye verdiği ızdırabı da iyi anlattığını düşünüyorum oluşturduğu kurgularla .

Genel itibari ile bir Hint efsanesi üzerinden çıkış yapılmış olsada ! Efsane okumuyor okur ! Yaşamın içinde düşündüğü bazen düşünmeye bile korktuğu gerçekliklerle yüzleştiriyor yazar okuru özellikle ikili ilişkiler, aşk , şehvet ve düşünce ve beden bütünlüğü üzerine kafa yormaya zorluyor . Ben oldukça beğendim diyebilirim . Bu arada bu kitabı okumama vesile olan , beğeneceğimi düşündüğü için özellikle tavsiye eden arkadaşıma teşekürederim !

Göktuğ Güner 
28 May 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Tanrılar bile birbirini kıskanırken mitolojide,insanlara sözüm kalmıyor.Kıskançlık ve bunun üstesinden gelebilme yetisi ya da bilgeliği hepimizin arayıp da bulamadığı bir eşyadan farksız bana göre çünkü imrenmeyi ve kıskanmayı ayırt etmeyi başardığımız zaman biliyorum ki bazı sorular kendi içinde eriyip gidecek ve bu sorulardan bazılarına da cevap verebilen eşsiz eserlerden birini okuduğum için kendimi şanslı ve de mutlu hissediyorum,okumayan bir şey kaybetmez ama okuyanın elbet bir şeyler kazanacağı güzel bir eser.

ozge 
27 Şub 14:42 · Kitabı okudu · 2 günde · 6/10 puan

İlk okuduğum Thomas Mann kitabı. Büyüklere masallar tadında, içinde Hint kültürüne ait izler yer alan kısa bir Hint efsanesi.Bu aralar Hindistan ile ilgili sunumlar izleyince daha çok ilgimi çekti. Kısa ama düşündüren bir öykü. İnsan yaşamına hükmeden bedenmidir yoksa kafamıdır? ( Bundan sonrası ipucu içerir.) Bunun cevabını bilemiyorum ama bence eğer geleneklere kurban gitmeseydi kadının fendi erkekleri yenecekti.

Kitaptan 42 Alıntı

"Dünya da iki tür mutluluk vardır; Biri vücudun zevkleri sayesinde, diğeri de ruhun sonsuza değin huzura kavuşmasıyla ulaşılan mutluluktur."

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 107 - Can)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 107 - Can)

İnsan hiçbir şeyden, hayal kırıklığına uğramaktan korktuğu kadar korkmaz, yalnızca hayallerinin elinden alınmasından korktuğu korkar.

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 104 - Can)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 104 - Can)

İnsanın "keşke olsaydı" biçimindeki isteği, sonunda "olmaz ki" yanıtına ve yaşamın "bu kadarına razı ol" diyen kuru öğüdüne çarpar.

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 99 - Can)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 99 - Can)

"Bütün canlıların iki türlü varoluş biçimi vardır. Biri kendileri için, diğeri de başkalarının gözleri için."

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 31 - Can)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 31 - Can)

"Ama sana şunu söyleyebilirim ki, doğru ve düzgün sözcüklerle sıradan insanlardan yana konuşmak çok daha sevindirici ve mutluluk vericidir."

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 25 - Can)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 25 - Can)

Nanda, "Neden sana acı çektireyim ki?" diye sordu.
"Çünkü sen aslında yaşamın kendi içine hapsettiği dürüst bir Samsara çocuğusun." diye yanıt verdi Şiridaman. " Sen suyun yüzüne çıkan ve çiçeklerini göğe doğru açan lotus çiçekleri gibi gülme ve ağlama denizinin, o korkunç okyanusun yüzeyine çıkmak isteyenlerden."

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 19 - Can)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 19 - Can)

"Verilen bir şeyi öyle rastgele değil, kendi isteğiyle edinmiş bulunuyor, kutsal suya girip arınmak bunu değiştirmez: çünkü baştan çıkarıcı poposuyla girdiği sudan yine aynı şekilde çıktı."

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 31 - Can)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 31 - Can)

Sita
Sita bu yanlışı yaptığı için kendini mutlu sayıyordu, çünkü kocasının kafasıyla dostunun vücuduna sahip olmak ona çok büyük bir mutluluk gibi gelmişti.

Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 104 - Can)Değişen Kafalar, Thomas Mann (Sayfa 104 - Can)
5 /