8,9/10  (21 Oy) · 
61 okunma  · 
17 beğeni  · 
1.857 gösterim
Bu yamaç öylesine yüksek, öylesine heybetliydi ki, dünyanın ucu, en uç noktası olarak geliyordu gözüne!..
Okul ve gençlik yıllarında dünyanın en yüksek dağı olarak Everest'in öğretilmesi de, onun bu yamaca olan bakışını hiç ama hiç değitirememişti. Everest ne kadar yüksek olursa olsun, birisi değildi. Hem Everesti bütün insanlarla paylaştığı zaman, kendi hissesine kaç santim düşerdi ki!...

Oysa insanların geneliyle bir dağa sahip olmaktansa, tek başına bir tepeye sahip olmak çok daha önemli, çok daha anlamlıydı onun için!
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2000
  • Sayfa Sayısı:
    79
  • ISBN:
    9789756062173
  • Yayınevi:
    İnsan Dergisi Yayınları
  • Kitabın Türü:
HAVVA 
11 Ağu 10:30 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Lise de Öğretmeninden ödünç alıp okuduğum ve hayran kaldığım bir kitap. Bana okumayı sevdiren eserlerden biri. Hatta aradan onca yıl geçmesine rağmen ,kitabin ismi ve içeri aklımda yer etmiş ama yazarının ismini unutmuştum.Kİtaplarımın arasında olması gerekiyor deyip araştırarak bulduğum ve satın alıp tekrar okuduğu ve yine aynı zevki veren başucu eseri.
Hayat koşturmasında yaşamın anlamını yitiren İntihar etmek isteyin yani kaybolmuş biri. Karşısına çıkan yaşlı amcanın ona yaşamın gayesini dini yollarla anlatıp onu var olmanın nedenlerini açıkladığı bir kitap. Okunması gereken bir kitap. Çok kalın değil. Kısa ve öz anlatımıyla çok etkilendim. Eminim okuyanlar pişman olmamıştır.

Can che 
23 Kas 12:19 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Şüphe içinde kaldıysanız, günümüz hocaların anlattığı dini bilgiler kafanızda soru işareti bırakıyorsa, Allah hakkında farklı bilgiler etkisi altındaysanız ve bir araştırma doğru bilgiye ulaşmak için başlangıç arıyorsanız ilk bu kitabı okuyun sonra kitapların en büyüğü olan Kur'an-ı Kerim meali ile devam edin ve bununla sınırlı kalmayın daha engin bilgiler ile güçlenmek her zaman iyidir bozulmuş olan Tevrat ve İncil'i okumanızda tavsiye ederim ama sağlam bilgili olmanız gerek. Dini konuları derinlemesine araştırmak ne kadar zor ve tehlikeli olduğu açık o yüzden dikkatli olmanız tavsiye edilir. Sonuç olarak okumanız kesin bir tavsiye olur. Saygılar GB başkanlığı

Murad 
28 Tem 20:47 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Kitabı anlatmaya nereden başlasam bilmiyorum. Öncelikle kitapta bahsedilmeye değer 3 adet karakter var. İhtiyar, otobüs muavini ki sadece 1 diyalogda yer alıyor. Ve esas karakter. Sayfa sayısı az, gayet basit kurguya ve sıradan bir olay örgüsüne sahip. Dindar ihtiyar, ateist genç ve oraya varıp intihar etmek için yanıp tutuştuğu veda tepesi. Kitabı okuduğumda bilmiyorum nötr hislere sahiptim. Okumayı bitirdim ve öylece kaldı.

Edward.Who 
12 Eyl 03:43 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Okulda Alpay diye hala tabiri caizse "neci" olduğunu anlayamadığım bir hocamız var,4 yıl olacak hala kendisi favori hocam. Coğrafya öğretmeni ve sınıfa geldiği ilk derste bize "Gayseri" nin tarlasının birinde bulduğu taşı gösterdi. Coğrafyacı dedik,olur taştır dedik güldük. Sonra dedi ki,bu bir taş değil, kitap. Bön bön baktık, ne diyor bu adam modundayız,anlamadım/k. Sonra taştaki ilmi anlattı, "okumasını bilene her şey kitaptır" şeklindeki, yıllardır efsanesi süren cümleyi kurdu. Sonra kitap kulübüne katıldım, işkillendim nedir bu adam be imam hatipte?! Dedim. Demez olaydım. O hocadır ki zihnimi açtı, o hocadır ki bize verdiği ilk kitap buydu. Daha sonra farklı kitaplar okuduk ama hiçbiri Taş ve Göğü Delen Adam kitapları kadar etkili olmadı, olamadı. Bir nevi ingilizceci olduğum için hala beni gavurlarla uğraşmakla suçlar ama okulda onun kadar gözü ve gönlü açık dünyanın farkında bir insan görmedim. Ne zaman ondan "şeyler "veya "isimler" hakkında görüş almaya kalksam bana aynı şeyi söyler "Küçük insanlar isimleri/şeyleri konuşur, büyük insanlarsa olaylari,şu zihniyeti bırak da olayları konuşalım ". Kendisine selam olsun,değerli bir yazar,daha önemlisi "hoca" gözümde, Allah onun derslerini (coğrafya dahil) benim başımdan eksik etmesin :))

Mehmet Ferit 
 21 Eyl 18:11 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

İnancı olmayan bir gencin, kendi hayatına son vermek üzere, ismini kendisinin koyduğu "Veda Tepesi"ne doğru tırmanırken, tepeye yakın bir kulübede bilge bir ihtiyarla karşılaşması ve ikisinin arasındaki derin sohbeti konu alan, çok ince ve bir o kadar anlamlı bir kitap... Kitabı okurken, kitabın isminin neden "taş" olabileceğini düşündüm hep. Yazar, finalde bunun cevabını o kadar güzel vermiş ki, sanırım artık her "taş" gördüğümde bu kitabı, dolayısıyla o genci ve bilge ihtiyarı hatırlayacağım. Keşke, hayatı böylesine özümsemiş, her sözü böylesine mânâ dolu bir insanla karşılaşabilseydim bende. Koskocaman bir okyanusta, karanlıkta kalmış, yolunu kaybetmişlere, "deniz feneri" gibi yol gösterebilecek böylesi insanlara o kadar çok ihtiyacımız var ki...

Ali Demirci 
 08 Ara 14:36 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

toplumun fikirden sorunlarından bir kısmına değinip ve onlara çözüm bulan, akıcı bir roman. Ağır ve uzun kitap okumaktan yorulduysanız bunu okumanızı ve rahatlamanızı tavsiye ederim.

Hilal 
13 Oca 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Ben bu kitabı bir kaç yıl arayla okurum. Gerçekten çok güzel

Kitaptan 17 Alıntı

senanur 
 23 Haz 22:26 · Kitabı okudu · 7/10 puan

-Bana niye öyle bakıyorsun.Sana birini mi hatırlatıyorum?
İhtiyar kendisini dalgınlıktan kurtararak cevap verdi.
- Söylememi ister misin?
-Söyle
-Bana birisini veya bir insanı değil.Etrafı ateşle çevrilip, kurtuluş umudu kalmayınca kendisini sokan akrepleri hatırlatıyorsun!

Taş, Mehmet Alagaş (Sayfa 42)Taş, Mehmet Alagaş (Sayfa 42)
senanur 
22 Haz 21:18 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Bir insandı, fakat ne tuhaftır ki en çok insanlardan rahatsız oluyordu!..

Taş, Mehmet Alagaş (Sayfa 7)Taş, Mehmet Alagaş (Sayfa 7)
senanur 
23 Haz 18:20 · Kitabı okudu · 7/10 puan

-Burada ne yapıyorsun?
...
-Yaşıyorum.
-Yalnız mi?
-Hayır,sadece insanlar yok!
-Bunun adı yalnızlık değil mi?
-Değil!.Yalnızlık, bütün iletişim bağlarının kopması, koparılması demektir.
....... Dünya ile iletişim bağlarını koparan insan, kalabalıklar arasında bile yalnız insandır.

Taş, Mehmet Alagaş (Sayfa 19)Taş, Mehmet Alagaş (Sayfa 19)
Mehmet Ferit 
 20 Eyl 13:30 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Limandan kurtulan bir gemi gibi rahatladığını hissetmişti. Onu rahatlatan şey, toplumdan ve insanlardan uzaklaşmış olmasıydı! Uzun yıllardır bıkmıştı, uzun yıllardır usanmıştı bu insanlardan! İnsanlarla birlikte yaşamak yani toplumsal olmak; çok beygirli bir at arabasına, bir at gibi koşulmak, bir at gibi bağlanmaktı onun için!

Taş, Mehmet AlagaşTaş, Mehmet Alagaş
Mehmet Ferit 
21 Eyl 16:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Sigara içmeyen bir insan, sigara içen bir insanın psikolojisini nasıl anlayamazsa; bazı olayları, bazı duyguları yaşamayan bir insan da, o duyguları yaşayan bir insanı anlayamazdı.

Taş, Mehmet AlagaşTaş, Mehmet Alagaş
Mehmet Ferit 
21 Eyl 16:23 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

— “Burada ne yapıyorsun?”
İhtiyar, gence dönmüş ve “Bu nasıl soru?” der gibi gence bakmıştı. Fakat yine de basit bir cevap vermişti bu sorusuna:
— “Yaşıyorum.”
— “Yalnız mı?”
— “Hayır, sadece insanlar yok!”
— “Bunun adı yalnızlık değil mi?”
— “Değil! Yalnızlık, bütün iletişim bağlarının kopması, koparılması demektir.”
Durdu. Sıradan sözler değildi bunlar. Yalnızlık, gerçekten iletişim bağlarının kopması demekti. Dünya ile iletişim bağlarını koparan bir insan, kalabalıklar arasında bile yalnız bir insandı.

Taş, Mehmet AlagaşTaş, Mehmet Alagaş
Mehmet Ferit 
21 Eyl 10:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

— “Sen korkuyor musun?”
İhtiyarın bu sorusunu pek anlamamıştı.
— “Neden korkuyor muyum?”
— “Ölümden!”
— “Niye korkayım ki! Bu dünyada yaşamak daha korkutucu değil mi?”

Taş, Mehmet AlagaşTaş, Mehmet Alagaş
Mehmet Ferit 
21 Eyl 17:38 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

— “Anladığını anlatabilir misin?”
— “Anlattığımı anlayabilir misin?”

Taş, Mehmet AlagaşTaş, Mehmet Alagaş
Mehmet Ferit 
21 Eyl 16:45 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

— "Varolan bir şey inkarla yok olmayacağı gibi, yok olan bir şeyde inançla varolmaz. Ancak cennet, inanarak varettiğimiz değil, inanarak gireceğimiz bir yerdir.”
— “Cennete inandığın için, 'cennet var' diyorsun!”
— “Yanılıyorsun! Ben cennete inandığım için 'cennet var' demiyorum. Allah'a inandığım ve Allah bildirdiği için 'cennet var' diyorum.”

Taş, Mehmet AlagaşTaş, Mehmet Alagaş
Mehmet Ferit 
20 Eyl 13:36 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Bir insandı; fakat ne tuhaftır ki, en çok insanlardan rahatsız oluyordu! Belki de salt olarak insandan değil, insanların meydana getirdiği bu sürüden veya sürüleşen bu insanlardandı rahatsızlığı!

Taş, Mehmet AlagaşTaş, Mehmet Alagaş
2 /