Adı:
Taş
Baskı tarihi:
Ekim 2000
Sayfa sayısı:
79
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756062173
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnsan Dergisi Yayınları
Bu yamaç öylesine yüksek, öylesine heybetliydi ki, dünyanın ucu, en uç noktası olarak geliyordu gözüne!..
Okul ve gençlik yıllarında dünyanın en yüksek dağı olarak Everest'in öğretilmesi de, onun bu yamaca olan bakışını hiç ama hiç değitirememişti. Everest ne kadar yüksek olursa olsun, birisi değildi. Hem Everesti bütün insanlarla paylaştığı zaman, kendi hissesine kaç santim düşerdi ki!...

Oysa insanların geneliyle bir dağa sahip olmaktansa, tek başına bir tepeye sahip olmak çok daha önemli, çok daha anlamlıydı onun için!
(Arka Kapak)
Çıkmaza giren hayatin anlamını yitiren bir genç intihar etmek kendini uçurumdan atmak için veda tepesi adını verdiği yere giderken tepenin yakınında bir ihtiyar görür. Onunla konuşurken hayatındaki eksikliği, cevapsız sorularına cevap ve ateist düşüncesinin ne kadar mantıksız olduğunu görür. Kitap kısa bir kitap olmasına rağmen anlattıkları değerli bilimsel şeyler. Olunması gereken insanı düşündüren bir kitap okunası bir kitap ...
Lise de Öğretmeninden ödünç alıp okuduğum ve hayran kaldığım bir kitap. Bana okumayı sevdiren eserlerden biri. Hatta aradan onca yıl geçmesine rağmen ,kitabin ismi ve içeri aklımda yer etmiş ama yazarının ismini unutmuştum.Kİtaplarımın arasında olması gerekiyor deyip araştırarak bulduğum ve satın alıp tekrar okuduğu ve yine aynı zevki veren başucu eseri.
Hayat koşturmasında yaşamın anlamını yitiren İntihar etmek isteyin yani kaybolmuş biri. Karşısına çıkan yaşlı amcanın ona yaşamın gayesini dini yollarla anlatıp onu var olmanın nedenlerini açıkladığı bir kitap. Okunması gereken bir kitap. Çok kalın değil. Kısa ve öz anlatımıyla çok etkilendim. Eminim okuyanlar pişman olmamıştır.
Kitabı anlatmaya nereden başlasam bilmiyorum. Öncelikle kitapta bahsedilmeye değer 3 adet karakter var. İhtiyar, otobüs muavini ki sadece 1 diyalogda yer alıyor. Ve esas karakter. Sayfa sayısı az, gayet basit kurguya ve sıradan bir olay örgüsüne sahip. Dindar ihtiyar, ateist genç ve oraya varıp intihar etmek için yanıp tutuştuğu veda tepesi. Kitabı okuduğumda bilmiyorum nötr hislere sahiptim. Okumayı bitirdim ve öylece kaldı.
ateist bir gencin inançsızlığını sorgulayan bir kitap. niye inanmıyorumun gerekçesini bir taşa bağlayan bir serüven. ozellikle mantık oyunlarıyla inanmayan kişilerin mantığını anlamaya ve cevaplamaya yardımcı bir kitap.........mutlaka okunmalı. 
Ortaokuldayken öğretmenim okumam icin ödünç olarak vermişti. Kitapta konu neydi nasıl anlaşılmıştı hatırlamıyorum ama kitabı çok beğenerek okuduğum hâlâ aklımda. Ve bende güzel izler bırakmıştı. Şimdi 1k kitapları arasında tevafüken bunu görünce mutlu oldum ve inşallah en kısa zamanda temin edip yeniden okuyacağım.
Okulda Alpay diye hala tabiri caizse "neci" olduğunu anlayamadığım bir hocamız var,4 yıl olacak hala kendisi favori hocam. Coğrafya öğretmeni ve sınıfa geldiği ilk derste bize "Gayseri" nin tarlasının birinde bulduğu taşı gösterdi. Coğrafyacı dedik,olur taştır dedik güldük. Sonra dedi ki,bu bir taş değil, kitap. Bön bön baktık, ne diyor bu adam modundayız,anlamadım/k. Sonra taştaki ilmi anlattı, "okumasını bilene her şey kitaptır" şeklindeki, yıllardır efsanesi süren cümleyi kurdu. Sonra kitap kulübüne katıldım, işkillendim nedir bu adam be imam hatipte?! Dedim. Demez olaydım. O hocadır ki zihnimi açtı, o hocadır ki bize verdiği ilk kitap buydu. Daha sonra farklı kitaplar okuduk ama hiçbiri Taş ve Göğü Delen Adam kitapları kadar etkili olmadı, olamadı. Bir nevi ingilizceci olduğum için hala beni gavurlarla uğraşmakla suçlar ama okulda onun kadar gözü ve gönlü açık dünyanın farkında bir insan görmedim. Ne zaman ondan "şeyler "veya "isimler" hakkında görüş almaya kalksam bana aynı şeyi söyler "Küçük insanlar isimleri/şeyleri konuşur, büyük insanlarsa olaylari,şu zihniyeti bırak da olayları konuşalım ". Kendisine selam olsun,değerli bir yazar,daha önemlisi "hoca" gözümde, Allah onun derslerini (coğrafya dahil) benim başımdan eksik etmesin :))
Dünya ve içindeki insanlardan bıkmış tutunabilmek için bir inanca sahip olmayan bir gencin küçük yaşlardan beri çıktığı ve çok sevdiǧi tepesine son birkez çıkmak ve bu anlayışsız ve zalimlerle dolu olan, Dünya dan veda tepesi ismini verdiği tepeden aşağıya atlayarak intihar etmekti düşüncesi fakat tepeye çıkarken yalnız başına bir kulübede yaşayan bir ihtiyarla karşılaşıyor, bu karşılaşma kendi düşüncelerine silgi çekmesine yol açıyor, yaşama bakış açısı değişiyor ,artık tutunacak bir dalı oluyor çünkü o artık bir olan ALLAH a inanıyor.
İnancı olmayan bir gencin, kendi hayatına son vermek üzere, ismini kendisinin koyduğu "Veda Tepesi"ne doğru tırmanırken, tepeye yakın bir kulübede bilge bir ihtiyarla karşılaşması ve ikisinin arasındaki derin sohbeti konu alan, çok ince ve bir o kadar anlamlı bir kitap... Kitabı okurken, kitabın isminin neden "taş" olabileceğini düşündüm hep. Yazar, finalde bunun cevabını o kadar güzel vermiş ki, sanırım artık her "taş" gördüğümde bu kitabı, dolayısıyla o genci ve bilge ihtiyarı hatırlayacağım. Keşke, hayatı böylesine özümsemiş, her sözü böylesine mânâ dolu bir insanla karşılaşabilseydim bende. Koskocaman bir okyanusta, karanlıkta kalmış, yolunu kaybetmişlere, "deniz feneri" gibi yol gösterebilecek böylesi insanlara o kadar çok ihtiyacımız var ki...
toplumun fikirden sorunlarından bir kısmına değinip ve onlara çözüm bulan, akıcı bir roman. Ağır ve uzun kitap okumaktan yorulduysanız bunu okumanızı ve rahatlamanızı tavsiye ederim.
Süper bir kitap herkese tavsiye ediyorum özellikle tefekkür etmek isteyenlere ve hayatını değiştirmek düşüncesinde olanlara:)........................
-Bana niye öyle bakıyorsun.Sana birini mi hatırlatıyorum?
İhtiyar kendisini dalgınlıktan kurtararak cevap verdi.
- Söylememi ister misin?
-Söyle
-Bana birisini veya bir insanı değil.Etrafı ateşle çevrilip, kurtuluş umudu kalmayınca kendisini sokan akrepleri hatırlatıyorsun!
-Burada ne yapıyorsun?
...
-Yaşıyorum.
-Yalnız mi?
-Hayır,sadece insanlar yok!
-Bunun adı yalnızlık değil mi?
-Değil!.Yalnızlık, bütün iletişim bağlarının kopması, koparılması demektir.
....... Dünya ile iletişim bağlarını koparan insan, kalabalıklar arasında bile yalnız insandır.
Limandan kurtulan bir gemi gibi rahatladığını hissetmişti. Onu rahatlatan şey, toplumdan ve insanlardan uzaklaşmış olmasıydı! Uzun yıllardır bıkmıştı, uzun yıllardır usanmıştı bu insanlardan! İnsanlarla birlikte yaşamak yani toplumsal olmak; çok beygirli bir at arabasına, bir at gibi koşulmak, bir at gibi bağlanmaktı onun için!
Sigara içmeyen bir insan, sigara içen bir insanın psikolojisini nasıl anlayamazsa; bazı olayları, bazı duyguları yaşamayan bir insan da, o duyguları yaşayan bir insanı anlayamazdı.
— “Burada ne yapıyorsun?”
İhtiyar, gence dönmüş ve “Bu nasıl soru?” der gibi gence bakmıştı. Fakat yine de basit bir cevap vermişti bu sorusuna:
— “Yaşıyorum.”
— “Yalnız mı?”
— “Hayır, sadece insanlar yok!”
— “Bunun adı yalnızlık değil mi?”
— “Değil! Yalnızlık, bütün iletişim bağlarının kopması, koparılması demektir.”
Durdu. Sıradan sözler değildi bunlar. Yalnızlık, gerçekten iletişim bağlarının kopması demekti. Dünya ile iletişim bağlarını koparan bir insan, kalabalıklar arasında bile yalnız bir insandı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Taş
Baskı tarihi:
Ekim 2000
Sayfa sayısı:
79
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756062173
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İnsan Dergisi Yayınları
Bu yamaç öylesine yüksek, öylesine heybetliydi ki, dünyanın ucu, en uç noktası olarak geliyordu gözüne!..
Okul ve gençlik yıllarında dünyanın en yüksek dağı olarak Everest'in öğretilmesi de, onun bu yamaca olan bakışını hiç ama hiç değitirememişti. Everest ne kadar yüksek olursa olsun, birisi değildi. Hem Everesti bütün insanlarla paylaştığı zaman, kendi hissesine kaç santim düşerdi ki!...

Oysa insanların geneliyle bir dağa sahip olmaktansa, tek başına bir tepeye sahip olmak çok daha önemli, çok daha anlamlıydı onun için!
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 91 okur

  • Ramazan GÜNDOĞDU
  • Omer S
  • SihirliFlut
  • M. Kadri AKAY
  • Ragıp Sefa Sarı
  • F. Y.
  • Esmanur b.
  • ayse
  • Mustafa Oğuz BARAN
  • gamze samutoğlu

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%8.6
18-24 Yaş
%11.4
25-34 Yaş
%45.7
35-44 Yaş
%20
45-54 Yaş
%11.4
55-64 Yaş
%2.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%57.5
Erkek
%42.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%44.1 (15)
9
%17.6 (6)
8
%20.6 (7)
7
%8.8 (3)
6
%5.9 (2)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%2.9 (1)
1
%0