Kitapta o kadar gzl noktalara değinilmiş ki... okurken sıkılmıyorsunuz olay örgüsü gzl anlatılmış. olayları anlatırken konuşma diyologları şeklinde verilen bilgiler , tespitler muhteşem... İslamı yaşayan insanları görünce bizim yaşadığımız müslümanlık mı? diyesi geliyor insanın.. Sadece sevmediğim tek nokta var. Yazar kendi adını kendi kimliğini çok öne çıkarmış ve biraz gözüme battı. Yoksa kitabı çok beğendim. Okunması gereken bir eser, hatta aralıklarda insanın okuyup sindirmesi gereken bir eser...
Mutlaka okunması gereken, ahir ömrümüz icin bir sürü ders cikarabilecegimiz türden bir kitap. Okuyucuyu sıkmadan tefekküre yönlendiren öğütler içeriyor fazlasıyla..
"Bu devirde nasıl ev, araba alacağım?" derdinde olanların biraz gönlünü ferahlatacak bir kitap.
Bir sabah ekmek teknesini alevler içinde gören Saffet Hoca ile başlıyor hikâye.
Bizim de kimi zaman ne emeklerimiz böyle heba olmadı mı? Daha ilk anlarda "Allah verdi, Allah aldı." diyebilecek misin o zor durumda diye soruyor, sordurtuyor kitap.
Tapusuz Süleyman karakteriyle de bu fikirleri iyice açıp yoğuruyor kitap. Yazarın üslubu gayet hoş, yaptığı tespitler yerli yerindeydi. En vurucu tespitlerinden bir şuydu zannımca: "Birçok insan aklen tasdik etmeyi, kalben iman etmek zannediyor." Daha böyle nice güzel tespitleri vardı.
Özetle, dünya malına olan düşkünlüğümüzün bitip tükenmeyeceğini hatırlatıyor. Yeri geldi mi gerçekleri yüzümüze çarpıyor. Kısacası olmayı unuttuğumuz insanı hatırlatıyor bize bu kitap. Bu dönemde tekrar okumam gerektiğini anımsamış oldum ben de. Kendime tekrar tavsiye ettiğime göre üzerine alınan okur. Okumayanın tapusu vardır :)
Artısıyla eksisiyle beğendiğim bir kitap oldu; artısı eksisini geçti. Eksi yanı, yazarın kendisinden çok bahsetmesi oldu. İlk satırlarda gözüme çok çarpmadıysa da ileriki sayfalarda bu bahsetme artınca “Biraz abartı galiba.” dedim. Artı yanı ise çok daha fazlaydı; okuyunca birçok konu hakkında insanı tefekküre götürüyor.
İlk sayfalarda tabii ki Saffet Hoca ve eşi Ayşe Hanım ile arasındaki ilişki dikkatimi çekti. Çoğu erkek Ayşe Hanım gibi düşünen kadınlardan kaçsa da biz kadınlar için de aynı şey söz konusu. Dünyaya meyletmiş bir eş en büyük korkumuz. Dualarımda hep dünyayı, malı mülkü sevmeyen bir eş isterim Rabbimden. Zaman geçtikçe dünyaya olan tiksintim artıyor. İnsanların hedeflerine, en büyük isteklerine bakınca çok şaşırıyorum. Nasıl yani, sadece fani olan bir dünya mı dualarını kapsıyor? Subhanallah.
Şimdiki kızlarda maalesef evlenince gösteriş merakı almış başını gidiyor. Şu baş belası çeyiz; bir oda dolusu eşya… Bir de bunları çekip nispet yaparak “Benimki hepinizinkinden çok.” deme, gösterme merakı… Bunu en yakınlarım bile yaptı maalesef. Bu durum sadece midemi bulandırıyor. Evlilik ve çeyiz denince hep Fatma (رضي الله عنها) aklıma geliyor. Sade, gösterişsiz, tamamen İslam’a uygun… Hayalim hep onun gibi olmaktı.
Hele ki düğünler; pavyondan farkları yok. Rabbime şükür, çok yakın olmadıkça düğünlere gitmeme kararı almıştım. Ablam ya da abim olsa dahi, karışık olduğu vakit gitmemeye niyet ettim; sonra şükür ki karışık olmadı. :) Velhasıl, yaptığınız her şey Allah rızası için olsun. En iyisi zaten düğün yapmamak; sade bir nikâh kâfi benim nezdimde. Bu yazımda biraz iç dökme oldu, neyse. :)
Ayşe Hanım’ı düşününce, kitapta da yazıldığı üzere suç elbette Saffet Hoca’da da vardı. Varlık zamanında dünyaya meyletmemeyi eşine anlatmalıydı. Erkek, eşine dinin en
Çok güzel bir eserdi. Okurken 5 saatlik bir zamanın nasıl akıp geçtiğini farketmedim bile. Yazar neden kitaba Tapusuz Süleyman adını verdiğini okurken anladım.
Bence kesinlikle okunması gereken güzel tefekürlük bir eser.
Zaman elmastan değerlidir. Çünkü zaman ile elmas kazanılabilir, fakat elmas ile zaman kazanılamaz. Sözü ne kadar doğru bir sözdü.
Önemli olan dinin dünyayı etkilemesidir. Dünyadan etkilenen bir din anlayışına değil dinden etkilenen bir dünya anlayışına muhtacız.
Yazarın kitabını mobilden okumuştum. Fena bir kitap değil, gayet akıcı bir roman konusu oldukça başarılı. Okumak isteyenler, ders çıkarılabilecek bir kitap
Yazarın tefekkür ederek Allah rızasını gözeterek yaşayacak her Müslümanın günümüzde yaşayabileceği sorunları akıcı bir dille anlattığı çokça istifade edilebilecek bir kitap.
Zamanımızın kanayan yaralarını en dokunaklı haliyle kaleme almış yazar mehmed alagaş. Kesinlikle okunması geken ibret kitabı. Aile hayatımızın köklü değişiklikler ile toparlanacagini güzel örneklerle dile getiriyor.
Okumaya başladığınızda sizi içine çeken bir yanı var, ara ara düşündüren, ara ara şaşırtan tam okunası bir eser olmuş. Kaleminize sağlık Mehmet ALAGAŞ..
Mehmet Alagaş,güzel bir müslüman olmak için nasıl düşünülmesi ve nasıl yaşanılması gerektiği sorusunu Kuran-ı Kerimde arayan ve bulduğu Kurani gerçekleri insanlarla paylaşmaya çalışan Allahın bir kuludur.