«15. ve 16. yüzyılları kapsayan Rönesans, adını antikçağlarda yazılan metinlerin çevrilmesi ve yeniden düzenlenmesinden alır ancak bu dönemin önemi sadece Yunan ve Roma metinleri ile antikçağ bilgilerinin yeniden keşfedilmesinden gelmez. Bu yönü de önemlidir ancak tek sebep bu değildir. Ciddi bilimsel, teknik ve politik çalkantıların yaşandığı bir dönemdir. Ufuk genişlemiş, olağanüstü çeşitlenmiştir. Tüm sınırlar genişlemiştir.»
«Kendimizi olduğumuz gibi sevmeliyiz. Zayıflığımızdan şikâyet edip durumumuza üzülmemeliyiz. Üzüntü daima zararlıdır ve hep deliliktir. Doğru; cahiliz, kırılganız ve zayıfız; kuşkusuz ölüme yazgılıyız, bu kaçınılmaz bir gerçek ancak aynı zamanda sadece yaşıyoruz, dünyaya hayran oluyoruz, varoluşun tadını çıkarıyoruz, düşüncelerimizin kayıp gidişini ve değişen duygularımızı suyun akışı ve bulutların geçişi gibi izliyoruz. İşte, yaşamak dediğimiz şey kendimizi tanrı ya da kurban olarak görmeden, hoplaya zıplaya günden güne, saatten saate farklı var olmaktır. Sadece insan olmak, insan olmaktan mutluluk duymak ve böyle kalmaya çabalamak.»