Bilinmeyen Şiir

Bilinmeyen Şiir
Yazıyorum çünkü düşüncelerim derin bir nefes alıyor. İletiler bana aittir.
«Surat asmak Rich’in sorunu. Onun duygularını onarmak ya da değiştirmek Lisa’nın işi ya da sorumluluğu değil. Bugüne kadar surat asmaktan kimse ölmemiş olsa da, dünyanın duygusal kurtarıcıları olan kadınlar diğerlerinin duygularıyla baş etmeye çalışmalarına izin vermekte büyük zorluk çekerler.»
Sayfa 118
Psikoloji
g isimli okura yanıt verildi
Bilinmeyen Şiir
Ben teşekkür ederim ☺️🙏🏻
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanlığımı Yitirirken
9/10
·128 syf.·
2025 33. kitabı
Osamu DazaiOsamu Dazai, 1909 yılında Aomori şehrinde doğmuş ve 1948'de intihar ederek hayatına son vermiştir. 20. yüzyılın başlarında yaşamış, Japonya'nın en önemli yazar ve edebiyatçılarından biridir. Genellikle eserlerinde karamsarlık, yalnızlık, yabancılaşma, ölüm ve içsel boşlukla alakalı felsefi sorgulamalara yer veriyor. Hayatı oldukça zorlu geçmiş. Çocukluktan itibaren ailesiyle problemli ilişkiler yaşamış ve gençliğinde alkol, uyuşturucu bağımlılığı ve depresyon gibi sorunlarla mücadele etmiş. Bu zorluklar, onun eserlerinde ele aldığı konuları da daha anlaşılır kılmaktadır. Dazai, maalesef birkaç kez başarısız intihar girişimlerinde bulunmuş ve 1948'de hayatına son vermiştir. Yazarın en bilinen eserleri "Meteliksiz Öğrenci (1935)", "Koş Melos! (1940)", "Yeşil Bambu ve Diğer Fantastik Öyküler (1945)", "Batan Güneş (1947)", "İnsanlığımı Yitirirken (1948)" ve "Goodbye (1948)"dır. Öncelikle ana karakterimiz Yozo (Yo-çan) Tohoku’nun bir taşra kasabasında doğmuş. Eski bir kır evi tarzı bir evleri var. Ev ahalisi yaklaşık on iki kişi. Ayrıca, Tokyo’nun Uebo bölgesinde Sakuragi’de bir tatil evleri var. Babası sık sık işi olduğu için oraya gidiyor ve yılın yarısından çoğunu o evde geçiriyor. Yozo, Japonya’nın kuzeydoğusundaki Tohoku bölgesinde bir ortaokula kabul edilmeyi başarıyor. Ortaokulun hemen yanında uzaktan akrabalarının evi olduğu için babası bu okulu seçmiş. Akrabalarının evinde kendisi dışında 3 kişi daha var. Ellilerindeki yengesi, otuzlarındaki büyük kızı (bir kez evlenip eve dönmüş) ve küçük kızı Setçan (kız kolejinden yeni mezun) ile yaşıyor. Onlar, giriş katında kırtasiye malzemeleri, toplar, sopalar ve benzeri şeyleri satan bir dükkan işletiyorlar. Ama gelirlerinin çoğu halasının rahmetli kocasının onlara bıraktığı beş-altı şehir evinin kirasıdır. Ortaokulda,
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Bilinmeyen Şiir
Diğer Dikkate Değer Alıntılar: «Utanç dolu bir hayat yaşadım. İnsan yaşamı denen mefhum hakkında hiçbir fikrim yok.» S. 11. «Mutluluk fikrimin diğer herkesin mutluluk fikriyle tamamen çelişmesinden korkuyorum. Bu korku beni tüketiyor, bazen geceleri kıvranmama, acı içinde inlememe, deliliğin eşiğine gelmeme neden oluyor.» S. 13. «Görünürde her zaman gülümsüyor olsam da içeride çaresiz bir mücadeleyle debeleniyordum, bir ipte yürüyordum, ter içindeydim, onları eğlendirdikçe felaket ihtimali her an yak­laşıyordu.» S. 15. «Biri beni eleştirirse, ilk düşüncem karşımdakinin tamamen ve bütünüyle haklı olması gerek­tiğiydi, çok büyük bir hata yapmış olmalıydım, her şey bu kadar basitti işte.» S. 15. «İnsanları güldürdüğü sürece ne olduğu fark etmeksizin her şeyi yapabilirdim. Onları güldürebilirsem, onların "ha­yatlarına" gerçekten uymamamı önemsemezler diye düşün­düm.» S. 16. «Hiçbir zaman adil yargılanmayacağımın çok iyi farkın­daydım. Sonuç olarak, başkalarına yardım için başvurmanın bir faydası yoktu. Yapabileceğim tek şey, diye düşündüm, susmak, tahammül etmek ve soytarılığıma devam etmek.» S. 21. «Sahip oldu­ğum her şeyi satmanın, bu meşguliyeti sürdürmek için öde­nemeyecek kadar yüksek bir bedel olmayacağını düşünmeye başladım.» S. 39. «Ben doğduğumdan beri kendimi bir parya gibi hissettim ve toplumun da böyle damgalanmaya layık gördüğü biriyle tanıştığımda her zaman derin bir şefkat duygusu hissederim. Şefkatim o kadar derindi ki bazen kendimi ona sessiz bir hayranlık duyarken yakalardım.» S. 43. «Gerçek korkak mutluluktan bile korkar. Pamuk yün bile ya­ralar onu. Neşeden bile incinir. Panikledim, yara almadan önce hız­lıca kaçmak istedim, bu yüzden kendimi o tanıdık soytarı sis perdesiyle sarmaladım.» S. 52. «İnsan denen var­lık o kadar kolay bir şekilde, bir çırpıda değişebilir ve utanç verici, hayır, gülünç derecede korkunç bir değişim geçirirdi.» S. 62. «Ce­hennemin varlığına inansam da cennet benim için yoktu.» S. 75. «Yapabileceğim bir şey yok. Hiçbir şey yardımcı olamaz. Utançlarımın üstüne daha fazla utanç ekleyebilirim sadece. Bisiklete binme ve orman şelaleleri hayalleri bana göre değil. Bana düşen, her zamankinden daha şiddetli ıstırap çekmek için bir pis, aşağılık suçu diğerinin üstüne koymak. Ölmek istiyorum. Ölmek zorundayım. Hayatın kendisi tüm suçla­rın kaynağı.» S. 107.
Keşfedilmemiş Benlik
8/10
·100 syf.·
2022 15. kitabı
Carl Gustav Jung, analitik psikolojiyi kuran İsviçreli bir psikiyatrist ve psikoterapisttir. Jung, dışa dönüklük ve içe dönüklük kavramlarını önermiş ve geliştirmiştir; arketipler ve kolektif bilinçdışı onun sıklıkla telaffuz ettiği kavramlardır. Çalışmaları psikiyatride ve din, felsefe, arkeoloji, antropoloji, edebiyat ve ilgili alt alanların incelenmesinde etkili olmuştur. Üretken bir yazardır. Eserlerinin çoğu ölümünden sonrasına kadar yayınlanmamıştır. Analitik psikolojinin merkezi kavramı bireyleşmedir. Göreceli özerkliklerini korurken bilinçli ile bilinçsiz dahil karşıtları bütünleştirmenin psikolojik sürecini ifade eder. Jung, bireyleşmeyi insani gelişimin merkezi süreci olarak görmüştür. Arketip, kolektif bilinçdışı, karmaşık ve eşzamanlılık dahil olmak üzere en iyi bilinen psikolojik kavramlardan bazılarını yaratmıştır. Popüler bir psikometrik araç olan Myers-Briggs Tip Envanteri (MBTI), Jung'un psikolojik tip teorisinden geliştirilmiştir. Uygulayıcı bir klinisyen olmasına ve kendisini bir bilim adamı olarak görmesine rağmen, hayatının çalışmalarının çoğu Doğu ve Batı felsefesi, simya, astroloji ve sosyolojinin yanı sıra edebiyat ve sanat gibi alanları araştırmakla geçirmiştir. Jung'un felsefeye ve okülte olan ilgisi, hırsının bir bilim adamı olarak görülmesine rağmen, birçok kişinin onu bir mistik olarak görmesine sebebiyet vermiştir. Popüler psikoloji, «dinin psikolojikleşmesi», maneviyat ve Yeni Çağ hareketi üzerindeki etkisi büyüktür. Zamanın başlangıcından beri insan her zaman kendini anlama ve keşfetme peşinde olmuştur. Çağlar boyunca insanın zihnini meşgul eden bir konudur. Bu zorlayıcı çalışmada Jung, bireysellik konusuna bu kadar benzersiz bir şekilde yaklaşmaktadır. Bireyin siyasi fanatizm, bilimsel materyalizm ve teknolojik
Psikoloji
Keşfedilmemiş BenlikCarl Gustav Jung · Olympia Yayınları · 20202,749 okunma
Mücahit ÖZCANAN isimli okura yanıt verildi
Bilinmeyen Şiir
Teşekkür ederim 😊
Açlık
8/10
·158 syf.·
2024 13. kitabı
………………………………………………………………… Knut Hamsun (Takma adı Knud Pedersen), 1890'da yayımlanan ilk romanı "Açlık" çıktığında 30 yaşın biraz üzerindeydi. Bu, anlatıcısına varsayılabilecek yaklaşık yaştır. Yazarın hayatını, büyük ölçüde otobiyografik düşünmemize izin verdiği bu eser, anlatıcısının bir tekneye binip Norveç'ten Amerika'ya gitmeden önce Kristiania sokaklarında - aslında Oslo'da - dolaşmasını anlatıyor. Knut Hamsun'un Açlığı, "kıskançlık" ve "iğrenme"nin eşlik ettiği bir yakarışın hikayesidir. Norveçli ve Nobel edebiyat ödülü sahibi Knut Hamsun, bize açlıktan dilenmekle ilgili dokunaklı bir hikaye ile baş başa bırakıyor. Kaleminden kurtulamayan ve yaşamdan göçmeyi reddeden dürüst adam, Kristiania sokaklarında nasıl hayatta kalabilir? «Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gitmediği o garip şehir Kristiania'da aç açına sürttüğüm günlerdeydi…» (S. 11). Çok sayıda olayı nefes almadan birbirine bağlayan, dört bölümden oluşan bu romanda aç genç bir yazar olan isimsiz anlatıcı, gazeteler için yazıyor, evini değiştiriyor veya o ana bağlı olarak sokaklarda uyuyor ve "Ylajali" lakaplı kadın figürü gibi çoğu zaman gizemli olan birçok farklı karakterle tanışıyor. Karakterin fiziksel ve zihinsel gerilemesi, fantezileri, açıklanamayan öfke veya neşe nöbetleri, tanıdıklarının veya tamamen yabancıların pahasına veya yararına olan yüzsüzlükleri, bazen halüsinasyona veya deliliğe yakın bir dürtü ile tamamlanıyor. Eşyalı bir daireden sürülen anlatıcı, bir dürtü üzerine giden bir gemiye binmeye karar verdiğinde, kendisini dolaşmaktan kurtardığında kendini bir kez daha evsiz veya kaynaksız bulur. «Kafam, acısız, baskısız, hafifti gayet; gönlüm ise bulutsuz berrak.» (S. 62). Yazarın yaptığı gibi çeşitli küçük ticaretler yaparak Kristiania'da
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,6bin okunma
lesyevilzan isimli okura yanıt verildi
Bilinmeyen Şiir
Beğenmenize sevindim. İncelememi okuduğunuz için ben teşekkür ederim.
«Psikoterapi gibi, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi, Marksizm ve yapısalcılık gibi her şeyi açıklayan kuramlara ilgi gösterenlere hayranlık duyuyorum; onlar konuşurken dünya daha saydam ve daha kolay anlaşılır olurdu, bense giderek sessizleşir ve ağırlaşırdım.»
Sayfa 47
Edebiyat
Sepia Terapi isimli okura yanıt verildi
Bilinmeyen Şiir
Rica ederim 🌸