Aldanan Kadın

7,8/10  (24 Oy) · 
57 okunma  · 
17 beğeni  · 
939 gösterim
Rosalie eşini kaybetmiş, kırık bir aşktan geri kalan boşluğu resim yaparak gidermeye çalışan kızı ve lise öğrencisi oğluyla birlikte sakin bir yaşam sürmektedir. Oğluna İngilizce dersi vermek için eve gelen genç Amerikalı, onu çok etkiler. Önce kendine bile itiraf etmekten çekindiği duyguları, konuşmalarına ve hareketlerine farkına varmaksızın yansıyınca ilk tepkiyi çocuklarından alır. Ama ne pahasına olursa olsun, doğanın kendisine bahşettiğine inandığı bu aşkın peşinden gitmeye kararlıdır.

Aldanan Kadın, yazarın ölmeden önce tamamladığı son öyküsüdür. Thomas Mann, erken dönem çalışmalarından Venedik'te Ölüm'ün ana motiflerini, bu defa yaşlanmakta olan bir kadının duygu dünyasına yerleştiriyor. Eserlerinde yaşam ile ölümün karmaşık diyalektiğiyle hesaplaşan Mann, ölmeden önce tamamladığı bu son öyküsüyle adeta kendi yazınsal döngüsünü de tamamlıyor. Kitap, dönemin kadına bakışını yansıtması açısından da çok ilgi çekici diyaloglar içeriyor.
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2012
  • Sayfa Sayısı:
    92
  • ISBN:
    9789750714986
  • Çeviri:
    Esen Tezel
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
gökçe türkkan 
26 May 20:31 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 9/10 puan

Bir yorumdan etkilenerek aldığım bu kitabı çok beğendim. Bazı yorumlar şaşmıyor gerçekten. Thomas Mann ile ilk kez tanışıyorum. Kitap, 1929'da Nobel ödülü almış. İçerği roman değil, uzun öykü. Bu öykü o kadar gerçekçi ki, yazar toplam dört karakter üzerinden hikayeyi anlatıyor ama aslında çok tanıdık bir dünya.
Rosalie, ellili yaşlarını süren, kızı Anna ve oğlu Eduard ile birlikte Almanya'da yaşamaktadır. Kocasını kaybetmiştir ve iki çocuğu ile kendisine bir dünya kurmuştur. Bu arada anne karakterinin sanki kızının olduğu yaşta ve o yaşın hareketliliği içindedir. Konuşmaları öyle hoşuma gitti ki, en ciddi şeylerden bahsederken bile esprili bir dili vardı. Ben Rosalie'yi dinlemekten keyif aldım. Kızı Anna ise tam tersi geçmişte yaşadığı olumsuz bir aşktan ötürü, annesinin yaşındaki olgunlukta, aklı başında ve sürekli annesini dizginlemekle meşguldü. Rosalie ve Anna ruhen değiş tokuş yapmışlardı.
Bir gün oğluna İngilizce öğrenmesi için Amerikalı bir genç gelir. İsmi Ken Keaton olan genç, yaptığı esprili konuşmaları, tarih konusundaki bilgisiyle ailede yerini alır. Öyle bir yerleşir ki, yerleştği tek yer ev değil, Rosalie'nin kalbi de olur. Rosalie aşkın verdiği sarhoşlukla, dikkati kendine yönelir ve sürekli yaşlılık ile gençlik arasında yolculuk eder. Çok sevdiği Doğa'nın sesi hep kulaklarındadır. Kızı Anna her şeyi sezer ve annesini düştüğü bu durumdan kurtarmaya kalkar.
Yazar, diyalogları o kadar canlı tutmuş ki, sanki yanımda konuşuyorlarmış gibi hissettim. Hele sonuyla gerçekten içinizi cız ettiriyor. Yazarı tanımak adına bence iyi bir seçim. Tavsiye ederim.

Kitabı çok beğenerek okudum. Çok güzeldi kitap...
Bir sürü söz not aldım. Özellikle anne&kız ın konuşmaları ve konuşmalarına yansıyan doğanın o eşsiz ışıkları çok etkiledi beni. Kitabı kapattığımda uzun uzun düşüncelere dalmış yakaladım kendimi... şöyle bir yirmi yıl sonramı düşündüm ve hüzünlendim.

Doğa'yı taparcasına seven bir kadının, yine doğa tarafından aldatılması okunmaya değer kesinlikle...

Sezgi 
21 Ara 2016 · Kitabı okumadı

Kitap çok farklı yorumlara açık aslında. Ben yaşça büyük bir kadının kendinden küçük birine âşık olmasında bir sakınca görmedim tabii ikisi de bekar nihayetinde. Fakat şöyle bir sorun ortaya çıkıyor bir genç erkek yaşlı bir kadına ne tarz bir his besleyebilir? Bu sorun gerçekten ‘’masallarda’’ olmadığımızı gösteriyor ve böyle şeylerin gerçekte çok sık rastlanmadığını anlatıyor. Tabii yaşlı adamlarla evlenen genç kızlar ya da yaşlı kadınlarla evlenen genç erkekler var ancak bunlar samimiyetsiz geliyor bana. Dış güzelliğe önem vermediğini söyleyen insanlara zaten inanmıyorum. Kimse Recep İvedik’le uyumak istemez değil mi? :D Her neyse, sürpriz sonlu bir hikâyeydi. Kolay okunuyor ama değinmeden geçemeyeceğim anne ve kızın o uzun felsefi konuşmalarına güldüm. Üzgünüm, hangi anne kız ‘’doğanın lütufları, kokuların resmi’’ hakkında konuşur acaba? Varsa böyleleri tebrik etmek lazım :D

mehmet temiz 
 26 Mar 20:10 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 9/10 puan

Thomas Mann'dan harika bir kitap.kitapta iki çocuğuyla beraber yaşayan elli yaşlarındaki dul bir kadının,genç bir erkeğe hissettiği dramatik aşk anlatılıyor.ama tabii ki söylendiği gibi böyle basitçe bir hikaye değil.bütün yönleriyle,içsel çatışmalarıyla,oluşabilecek sosyal sorunlarıyla konu ele alınıyor.hepsinden önemlisi ise kadının bu aşkını bir başkasıyla değil de,kendini anlayabileceği tek kişi olarak gördüğü bekar kızıyla uzun uzun konuşması ve iç çatışmalarını onunla paylaşmasıdır.yazarın, adeta tamamen şaşırtıcı denecek şekilde dramatik ve beklenmedik bir final hazırlaması ise çok etkileyiciydi..kitaptaki uzun diyalog konuşmaları birazcık insanı sıksa da,akıcılığı iyiydi.son cümle olarak, kesinlikle okunmaya ve içinden büyük dersler çıkarmaya değer bir kitap diyorum.

Sabırlı Firuze 
07 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

Nobel ödüllü bir yazardan vasat bir öykü gibi geldi. Elli yaşında bir kadının oğluna ders veren hocaya aşık olması, heyecansız ve psikolojik kelimelerle anlatılıyor. Doğayla yaşamın ilişkilendirilmesi biraz renk katıyor. Önemli nokta ise otuz yaşında ki kızıyla arasındaki samimiyet ve sevgi. Yetersiz hissettim. İsteyen okuyabilir.

Hilal 
30 May 19:23 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 7/10 puan

1929 Nobel Edebiyat Ödüllü bu eser, romandan kısa, öyküden uzun olduğu için 'uzun öykü' olarak yayımlanmış. 40 yaşındayken eşi askeriyede, daha savaşa katılmadan bir kazayla ölen Rosalie kızı Anna ve oğlu Eduard ile yaşamına devam eder. Rosalie tam bir doğa aşığıdır ve derin bilgileriyle zaman zaman bizi de aydınlatır. Bir süre sonra oğlunun İngilizcesini geliştirmesi için tuttukları genç öğretmenine bir şeyler hissetmeye başlar ve bunu sonradan içinde tutamayıp kızı ile paylaşır. Nitekim kızı ve oğlu zaten bunu anlamışlardır. Onu olgunlukla karşılar Anna. Ki bunu çok beğendiğim bir söz ile belirtir: "Kişinin kendini onu hissedenin yerine koyamadığı bir duyguyu akıl almaz diyerek ayıplaması son derece ucuz ve aptalca"
Rosalie Keaton'dan büyük olması sebebiyle sık sık kendi içinde savaşır ve düşüncelere dalar. Ama sonlara doğru onun da hoşlandığını anlayarak bunu doğanın kendisine bir hediyesi, mucizesi olarak alır. Aralarındaki ilişki tam bir yere bağlanacakken Rosalie'nin hastalığının ortaya çıkması ve kısa sürede ölmesiyle eser sonuçlanır.
Güzel ve sıkmayan bir eser.

Bengi 
05 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Beni oldukça etkileyen bir uzun öykü.Kitap hayata tutunmaya çalışan orta yaşlı bir kadının öyküsünü anlatıyor. Bittiğinde oldukça hüzünlenmiştim.Aşk mucize gibidir birçoğumuz için.Belki de bu yüzden aşkın beraberinde getireceği her türlü mucizeye de inanmak isteriz..

Betül azizoğlu 
14 Haz 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 8/10 puan

Yaşlı bir kadının kendinden çok daha genç bir adama aşık olmasını ve onu arzulamasını anlatıyor.karakter genel olarak aşkın doğa ana nın verdiği.bir fırsat olarak görüyor etkileyici bir uzun öykü

Kitaptan 36 Alıntı

Leva 
04 May 23:10 · Beğendi · 9/10 puan

Gençlikle yaşlılığın arasında bir çekingenliğin hüküm sürmesi, hayatın tuhaf ve adeta acı verici yanlarından biriydi. Gençlik, yaşlılıktan çekiniyordu; çünkü onun vakarından kendi taptaze yaşam tarzına herhangi bir anlayış beklemiyordu; yaşlılıksa gençlikten çekiniyordu, çünkü ona ruhunun en derinlerinden hayranlık besliyor, ama bu hayranlığı istihza ve sahte bir tenezzülün arkasına saklamayı kendi vakarına borç biliyordu.

Aldanan Kadın, Thomas Mann (Sayfa 34 - Can Yayınları)Aldanan Kadın, Thomas Mann (Sayfa 34 - Can Yayınları)
Leva 
04 May 23:43 · Beğendi · 9/10 puan

İlk taşı atmaya hakkı olan son kişi benim.

Aldanan Kadın, Thomas Mann (Sayfa 48 - Can Yayınları)Aldanan Kadın, Thomas Mann (Sayfa 48 - Can Yayınları)
Cansu Bıçak 
11 Haz 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Kişinin kendini onu hissedenin yerine koyamadığı bir duyguyu, akıl almaz diyerek ayıplaması son derece ucuz ve aptalca.

Aldanan Kadın, Thomas MannAldanan Kadın, Thomas Mann
Buse Koparal 
04 Haz 14:49 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"...sevgi neleri içermez ki, adının altında ne çok çeşitli şey vardır ve buna rağmen bir yandan da daima tektir!"

Aldanan Kadın, Thomas Mann (Sayfa 57 - Can Yayınları)Aldanan Kadın, Thomas Mann (Sayfa 57 - Can Yayınları)
mehmet temiz 
26 Mar 19:46 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Evet,aşığım,deli gibi,arzuyla,mutluluk ve acıyla seviyorum;tıpkı senin vaktiyle,gençliğinde sevdiğin gibi.

Aldanan Kadın, Thomas Mann (Sayfa 49)Aldanan Kadın, Thomas Mann (Sayfa 49)
Sabırlı Firuze 
05 Ara 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Doğa
Ne şeref ki biz de doğanın sevgili çocuklarıyız; bunun tadını çıkaralım.

Aldanan Kadın, Thomas Mann (Sayfa 18)Aldanan Kadın, Thomas Mann (Sayfa 18)
gökçe türkkan 
26 May 18:53 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

"Çünkü gerçekten, tecrübeme göre dünyaya geldiğimiz mevsimle aramızda yakın bir ilişki vardır."

Aldanan Kadın, Thomas Mann (Sayfa 73)Aldanan Kadın, Thomas Mann (Sayfa 73)
4 /