Öncelikle herkese merhaba.
Sabahattin Ali her daim olaylara farklı bir bakış açısı ile bakan ve olayları daima farklı yorumlayan bir yazar olarak karşımıza çıkmaktadır. Kuyucaklı Yusuf kitabında bir köylü çocuğu olan Yusuf'un anne babası vurularak öldükten sonra kaymakamın onu yanına almasıyla olaylar başlar.
Yusuf: tereddütsüz, dik kafalı, açık sözlü ve sözünün eri olan bir insandır. Sözlerini söylemekten asla çekinmez. Okula başladığı zaman sıkılır ve okumayı öğrenmenin yettiğini söyleyerek okulu bırakır. Hayatını evde Muazzez ile birlikte geçirmeye başlar. Küçük yaşına rağmen sözleri insanı derinden etkiler. Zaman geçtikçe büyür olgunlaşır zeytinlikleri idare etmeye başlar. Fakat bir türlü kendine iş edinemez. İçinde farklı bir Yusuf'un olduğunu ve bu dünyaya yaptığı işlere ait olmadığını düşünür sürekli bence haklıdır da. Neyse efendim. Olaylar böyle devam ederken Yusuf aşkı, acıyı, sabrı, ihaneti ve fedakârlığı ama en çok da kendinden verdiği fedakârlığı ogrenir. Aşkın ihanetine ağır bastığı son olay ise Yusuf kadar hepimizi derinden yaralamaktadır. Sonunda göz yaşlarımı tutamadığım olayda Yusuf'un aşkına hayran kaldığımı ifade etmek isterim. Gerçekten dünya da çok kötü insanlarin olduğunu yeri gelince en yakınımızın bile bizi kötü yola surukleyebilecegini unutmamamız gerektiğini hatırlatıyor Sabahattin Ali. Keyifli okumalar