·656 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Temmuz 2021 20:42 Okurken bolca keyif aldığım, sayfa sayısına nazaran asla sıkılmadığım, oldukça akıcı bir dile sahip bir kitap Büyük Umutlar.
Charles Dickens bu romanını Gadshill’deki evinde istirahate çekilmek zorunda kaldığı yıllar içinde yazmış. Victoria dönemini okuyucuya realist bir anlayışla aktarmış. Olgunluk dönemi romanı olduğu gibi kendi yaşantısından da izler barındırıyor roman. Dickens, çocukluk yıllarında sıkça baş ettiği yoksulluk ve yoksulluğun insanlar üzerindeki etkisini çok güzel bir şekilde köylü ve kentli farkını da gözler önüne sererek aktarmış.
Romandaki asıl kahramanımız Pip'in anne babası vefat ettiği için ablası ve ablasının eşi demirci Joe ile yaşayan yoksul bir köylü iken beklemediği bir anda kendini kentli insanlar arsında bulması ve daha sonra başına gelen konuları anlatıyor roman. Ama bunu o kadar güzel bir şekilde yapıyor ki okuduğunuz her sayfa ile Pip'in hem bedensel hem de fikirsel olarak gelişimine tanık oluyorsunuz. Yollarının ayrıldığı ve birleştiği insanlarla arasında geçen olaylara kendi yaşantınızda da şahitlik ettiğinizi fark edince daha da bir bağlılık duyuyorsunuz. İnsanın umutla çıktığı bir yolda umutsuzlukla nasıl acı bir şekilde karşılaşabildiğini anlatıyor roman. Aşkı, dostluğu, bağlılığı, sevgiyi, güveni, ihaneti, şüpheyi, tiksintiyi, nankörlüğü ve birçok duyguyu da okura aktarıyor. Ve tabi insanların bilerek ya da bilmeyerek de olsa diğer insanlar üzerindeki etkisini.
Bir romandan daha fazla ne beklenebilir ki? Her şeyi tüm çıplaklığıyla okuyucunun önüne seriyor. Bize kalan ise değerli zamanımızı ayırıp okumak oluyor. Şimdiden iyi okumalar. :))