·159 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Temmuz 2021 17:53 "İnsanlığın dirilişi" Sezai Karakoç'un muhteşem eserlerinden bir tanesi.
"Keşke daha önce okusaydım" dediğim nadir eserlerden bir tanesi.
Rönesan öncesi ve sonrası anlatan özellikle de Rönesantan sonra Batı'nın insanlığı nasıl bir boşluğa,buhrana, anlamsızlığa sürüklediğini anlatan bir eser.
Kitabın asıl konusu Batı'nın düştüğü buhran ve batının peşinden sürüklediği devletler,milletler ve buna karşılık Orta Doğunun (Müslümanların) bu buhrana karşı dirençsizligini mükemmel bir şekilde anlatmıştır.
Yeri geldiğinde Eski Yunan, hint mitolojisi,asya, Afrika, Sanat, edebiyat,felsefe, bilim, kişi bazında ise Nietzsche, Karl marx' ada değinmiş ve Buhranda ki etkilerini yorumlamıştır.
Işte bu kitapta böyle bir yorumlama mevcut. Devrimleri, Eski Yunan ve Hint mitolojilerini, Nietzsche'yi, Karl Marks'ı vs inceleyip,zamanla dinin felsefeye, felsefenin de politikaya dönüşerek -izm lerin kucağındaki insanlığa, İslam'in ışığında bir "Diriliş İnsani" olmanın tarifi yapılıyor.
Sezai Karakoç kitabında bu buhranın ilk başta neyden kaynaklandığını, bunun nasıl geliştiğini ve kitabın sonuna doğru da bu boşluktan,buhrandan kurtulmanın yolunu bizlere göstermiştir. "İnsanlığın dirilişi, İslami gereği gibi anlamaktan geçer"
Hiç sıkılmadan okuyacağınız, bazı paragrafları bile isteye 2 defa hatta 3 defa okumak isteyeceğiniz bu şaheseri tavsiye ederim.
Ve son olarak kitabın özeti mahiyetinde şu alıntıyı paylaşmak isterim;
"Rönesans, temelinde iki eksiği taşıyordu. Bunlardan birincisi, her yeni oluşta bulunması gereken yeterli orijinal özün bulanmayışıydı. Yani yeni bir insan oluşmasındaki büyük yenilik sükûneti veya tazeliği Rönesans akımında bulunmuyordu. İkincisi, Rönesans'ın İslâmı gereği gibi değerlendirmeyişiydi. İslâma olan ilgisinin zayıflığı, Rönesans akımının metafizik temelini zayıf bıraktığı gibi insana ve dünyaya sağlıklı bir bakıştan da onu mahrum etti. Bu ilâhî ve insanî öz yoksunluğunu insanlık bugüne kadar hissetmemişti. Çünkü: Avrupa uygarlık olarak ancak Avrupa sınırları içinde kalıyordu".