Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 07 Temmuz 2021 21:55 Bu kitabı mutlaka okumalısınız neden mi?
Magda Szabo, gözden kaçırdıklarımızın, unuttuklarımızın, zamanla izinin silindiğini düşündüklerimizin hatırlatıcısı oluyor.
Eskiyle yeninin, eskiyle yeniye bakış açısına ışık tutuyor. Şehirlerin, sokakların, binaların, eşyaların, insanların eski ve yeni arasında değişimini ve bu değişimin kişiler üzerinde ne gibi etkiler bıraktığını gözler önüne seriyor.
Yaşlıların; hatıralarına, yaşanmışlıklarına, acılarından ders alıp onları kucaklayışına, zorlukları kabullenişine, yaşadıkları toprakları bir uzvuymuş gibi benimseyişine, eski eşyalarına bağlılığına, teknolojiye kafa tutuşuna sonraki nesillerin ise anılarına her seferinde daha iyisini ekleme çabasına, yaşamın sunduğu kolaylıklardan faydalanmayı her şeyin üstünde tutuşuna, sahip olunan kalıcılıklar yerine değişen gelişen koşulları tercih edişine, koşulsuz huzur arayışının acı çekmemekten geçtiğine inanmasına fakat bunları yaşarken neleri feda etmesi gerektiğine, neleri kaybettiğine, neler hissettiğine göndermelerde bulunuyor.
İnsanların birbirini dinlemelerini, anlamalarını, birbirlerinde var olmalarını, gerçek sevginin başka koşullardan değil de bunlardan geçtiğini, ve gerçekten sevilen insanın hayata dört elle sarılışını, varlığının sevdikleri için yaşayan bir cesetten ibaret olduğunu hissedenlerin hayattan silinişini öyle güzel aktarıyor ki, neyin kıymetli neyin gelir geçer olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz.
Küçük inceliklere paha biçilmez değerler atfedilişinin, durup soluklanmanın bile beraberinde koşturmacayı getirdiğinin, mutlu olmak için birbirine sahip olmanın yettiğinin, doğan güneşe, yağan yağmura, gözlerin aynı anda değdiği çatlak duvarlara, el ele geçilen sokaklara, büyük anlamlar yüklendiğinin, buna rağmen çağın gelişmişliğinin elin tersiyle itilebildiğinin, katılaşmış duyguları samimi bir şefkatin bile aşıp geçemediğinin, bir vakit değerli olanın işleyen saatle birlikte dipsiz uçurumlardan itildiğinin yani her şeyin insandan geçtiğinin, insanın konfor alanını değiştirmek ve geliştirmek uğruna, vazgeçemediği, peşinden koşarsa yakalayabileceğine inandığı o en büyük hazine huzur ve mutluluk arayışının kişinin kendisine bağlı olduğunun, içinde barındırmadığı güzellikleri eliyle koymuş gibi bir yerlerde bulamayacağının en güzel örneklerini sunuyor.
Bu güzel eserde bulunacak daha nicesi vardır okuduğunuzda karşılaşmanız dileğiyle. Ben yazarın tarzını dilini o kadar sevdim ki, hemen bir diğer eserini okuyacağım. Umarım sizler de memnun kalırsınız.. iyi okumalar.