John Steinback, tanıdığım en gerçekçi en realist yazarlardan biri belki de başı çekiyor. Steinbeck romanlarını öyle doğal, saf ve sade bir biçimde yazıyor ki sanki elinde bir kamera almış da Canlı yayın izliyor mus gibi romanı ya da öykü öyle okur ve kendi hayatınızdan da çok büyük kesitler ve parçalar bulursunuz. Steinbeck Romanlarında yapmacıklığa ve ütopyalara kaçmıyor yaşamı olduğu gibi ve tüm çıplaklığıyla yansıtmaya çalışıyor. Zaten uzun yıllar savaş muhabirliği yapması ve Kitaplarının çokça basılmaya başlandıı tarihe kadar ki yaşantısı ciddi bir maddi zorluklarla geçtiği için çevresini ve dünyayı çok iyi gözlemlemiş ve abartmadan ve kelime oyunu yapmadan gözlemlerini ve hayatın acımasızlığını romanlarına yansıtmış.
Fareler ve İnsanlar romanı da onun baş yapıtı olan Gazap Üzümleri romanı gibi oldukça etkileyici ve sürükleyici bir roman. Öyle gerçekçi bir tarzda yazılmış ki kendinizi romanı okurken Şolohov’un Don Hikayeleri’nde anlattığı o içinizi parça parça eden cümleleri okuyor mus gibi hissediyorsunuz.
Fareler ve insanlar romanı anlatım tarzı ve içerik itibari ile Gazap Üzümleri romanına çok benziyor fakat Gazap Üzümleri 1929 Dünya ekonomik Burhan’ının Amerika üzerindeki etkilerini ve halkın iş bulmak için nasıl yolları döküldüğünü ve ailelerini birer birer kaybettiklerini anlatırken fareler ve insanlar romanı da özelde iki sıkı dostun hiçbir şey değişmeyecekleri dostluğunu ele alıyor.
George ve Lennie, Bir çiftlikten Lenin’in küçük bir kızın elbisesine dokunması yüzünden kovulmuş hatta şikayet üzerine aranmaya başlanan iki beden işçisidir. Bu iki sıkı arkadaş bir çiftlikte iş bulmuşlardır. George kısa boylu fakat akıllı olan ve arkadaşının her zaman iyiliğini isteyen onun akıl danışmanlığını yapan biridir. Lennie ise oldukça uzun boylu iri yapılı fakat doğuştan olsa gerek zekası kıt çocuk gibi davranan saf bir insandır. Lennie hayvanları çok sever fareleri tavşanları köpek yavrularını okşamayı her şeyden çok seven bir insandır, fakat severken gücünü kontrol edemeyen ve çoğu zamanda sevdiği canlılara zarar veren çocuk ruhlu masum biridir. Onun bu zaaflarını George çok iyi bildiğinden arkadaşının hata yapmasına engel olmaya çalışan iyi bir dosttur.
Lennie yine yalnız kaldıkları bir gün köpek yavrusunu sevmekte ve onları okşamaktadır. İçeriye giren çiftlik sahibinin oğlunun Şırpıntı karısı Lenniye saçlarını okşaması için cesaret vermiştir .Lennie, kızın saçlarını dağıtacağı gerekçesiyle bırakmasını İstemesine rağmen bilmeyerek onu sıkmış, kızın daha fazla bağırıp çağırması yüzünden onu biraz darp etmiştir. fakat diğer tüm canlılara yaptığı gibi ölçüyü kaçırdığı kızın boynunun kırılmasına ve ölmesine sebep olmuştur.
Bu olay akıl sağlığı çok yerinde olmayan Lennie’yi derinden üzmüş ve maalesef her fırsatta dostuna anlattırdığı asla gerçekleşmeyecek olan düşlerin de bir ütopya olmasına sebep olmuş. Lennie gerçekleşmeyecek düşleri ile beraber yakayı kurtarmak İçin çiftlikten kaçmış ve George un söylediği çalılara saklanmıştır. Lennie’nin sıkı arkadaşı olduğu için kızın ölümünden Georgeun da payı olduğu düşünüldüğü için George belli etmemek için o çok sevdiği ve her kusurunu görmezden geldiği arkadaşını bulup da kendi üzerindeki şüpheleri gidermek ve artık onsuz daha iyi bir hayat yaşamak için o da Lennie’yi aramaya çıkar ve zaten beklediği gibi o çalılarda Lennie’yi bulur, eli titreyerek de olsa şapkasını çıkarttığı arkadaşının kafasının arkasından bir mermi sıkar ve arkadaşı oracıkta kaybolan hülyaları ve düşleri ile beraber canını teslim eder.
Kısa olmasına rağmen bu kadar dokunaklı ve bu kadar acıklı bir hikaye olsa olsa Şolohov’un don ihikayelerinde olur diye düşünüyorum, muhtemelen birkaç sene sonra bu kitabı yine okuyacağım.
Gerçekçiliğin ve abartısızlığın gözünden 12’den nasıl vurulduğunu görmek İsteyenler için bu roman kısa bir sürede okunabilecek en mükemmel örnek. Bir kez daha John Steinbeck’e hayranlığımı belirtiyorum hepinize iyi okumalar