·132 syf.····Okunma: 09 Temmuz 2021 00:29 Bir son ile başlıyor kitap. Denizin fail olduğu bir son. O tabiatı gereğince öldürürken birini sizde seyrediveriyorsunuz. Öyle ki martıları seyreder gibi, rehavet içinde aceleden uzak öylece bakıyorsunuz. Kitap ölümü o kadar rahat anlatıyor ki ilkin anlayamıyoruz bunun bir cinayet olduğunu. Sonra her şey baştan başlıyor. An be an başlangıçta karşılaştığımız sona doğru gidiyoruz. Açıkçası sayfaları çevirirken büyük bir merak içinde değildim. Zaten bence kitapta bunu vadetmiyor. Sadece karakterin anlatım tarzı çıkarımları o kadar samimiki sizde bana göre kötü bir babanın, idealist olmayan ama hep - mış gibi yapan bir bireyin iç hesaplaşmasını takip ederken buluyorsunuz kendinizi. Aslında her şeyi bitirmiş hayattaki tüm şanslarını kullandığını düşünmüş sıfır beklenti ve fayda ile yaptığı şeyi anlatan bir kişi var kitapta. Bu nokta da kitap bana ister istemez franz kafkanın dava kitabını hatırlattı. Daha doğrusu kitaplar arasında ki tezatı. Zira orada bitmeyen direniş ve umuda karşılık umutsuz bir son varken Burada biten umuda ve malum sonu sebat ile kabullenmeye karşı yazar dava kitabındaki sona muhalefet eder gibi küçük bir pasaj da yer alan bir manevrayla umut dolu bir sona kitabı döndürüveriyor ve bana kalırsa kitap o noktada bir eşik atlıyor. Yorulmadan gün görmüş bir büyüğü dinler gibi severek okudum.. .