·264 syf.····Okunma: 10 Temmuz 2021 12:38 Kısa bir zaman önce okuduğum, tadı damağımda kalan 'Günden Kalanlar' kitabının ve İşiguro’ nun Nobel'den sonra yazdığı ilk romanı olmasının etkisiyle, Klara ile Güneş'e yüksek beklentiyle başladım. Güçlü bir gözlem yeteneği olan Klara isimli YA (Yapay Arkadaş) nın mağaza vitrininden insanoğlunun davranışlarını ve dış dünyayı izlemesi, YA’ nın kendisini adayacağı çocuk efendisini sabırla beklemesi ve satın alınmasının anlatıldığı birinci bölümü bitirdiğimde beklentim katlanarak arttı. Özellikle yapay zeka konusunda insanoğlunun son yıllarda yakaladığı başarılar ve bu durumun beraberinde getirdiği etik meseleler hususunda çokça düşündüğüm ve CRISPR teknolojisi hakkında okumalar yaptığım bir döneme denk gelmesi itibarıyla, uzun zamandır aradığım romanın ‘Klara ile Güneş’ olduğunu düşündüm.
But....
Ancak.....
:)
Kitap okuma arkadaşlarımdan geçer not alsa da maalesef ben umduğumu bulamadım. Bu kitapla ilgili görüşlerimi maddeler halinde paylaşmak isterim. Linçe hazırım :) #nobella okuma grubumuz...
*Kitap konu olarak İşiguro’ nun BENİ ASLA BIRAKMA isimli distopik gelecek konulu romanı ile benzer konusundan dolayı eleştiriliyor. Benim için bu durum hiç bir sorun teşkil etmiyor, kaldı ki yazar bu konularda yazmayı sevdiğini zaten kendisi de dile getiriyor. Kitabın sorunu BENİ ASLA BIRAKMA kitabındaki duyguyu okuyucuya geçirme başarısının yanından bile geçemeyişinden kaynaklı.
*Kitaptaki karakterler
Beni Asla Bırakma kitabını okumamın üzerinden en az on yıl geçmesine rağmen, Katy ve Tommy hala gözümün önünde. Keza Günden Kalanlar kitabının baş karakteri Mr. Stevens hayatımın geri kalanında unutulmayacaklar arasında. Ancak malesef Klara ile Güneş kitabında yer alan karakterlerden hiç birisi (Klara ve Josie de dahil olmak üzere) böylesine vurucu bir etki bırakmadı bende... Eğer karakterlerle ilgili betimlemelerin minimal tutulması bir ustalık tekniği ise, okuyucudaki yansımasının sönük karakterler olduğunu belirtmek isterim.
*Klara isimli baş karakterin imgesi bende hala yok... Neye benziyor, elektrikli süpürgeye mi, Japon işi filminde Şaban’a Japonya’dan gelen robot kadına mı? Grove X isimli Japon şirketinin Lovot isimli penguen görünümlü robot arkadaşına mı yoksa Osaka üniversitesinin ürettiği CB2 isimli bebek robota mı? Klara’ nın imgeleminin zayıf kaldığını düşünüyorum.
*Ana olay örgüsü dışında kalan katmanlar sığ, dokunup dokunup bırakılmış. Rick’in annesi ile ilgili bölümler, Jossie’ nin babası ile ilgili durumlar, ambarcı ve ambarı... Hangi amaca hizmet ettiklerini okur kendi özel çabası ile tamamlıyor.
*Kitabın sonu ise....Olmamış. ‘yorumu okuyucuya bırakmış’ argümanı ile gelmeyiniz. Burada daha farklı bir durum söz konusu. Bence ‘yazmamış’.
*Son olarak dünyamızı ve kendimizi bir YA nın gözünden görmek ve onda bıraktığı izleri biraz dinlemeyi ya da hissetmeyi çok isterdim. Maalesef bu bağlamda da aradığımı bulamadım.
Nobel böyle bir ödül dostlar, alan bir pişman almayan bin. Muhtemelen bu romanı başka bir yazar yazmış olsaydı, yorumum daha bol keseden, beklentim daha alt perdeden olurdu. Ancak Nobelli bir yazara (ki Beni Asla Bırakma / Günden Kalanlar gibi muhteşem eserleri var geçmişinde) maalesef iltimas geçemeyeceğim...
Şimdi çok beğenen arkadaşlarımdan, neden çok beğendiklerimin gerekçelerini duymak isterim...
Kitapla kalınız
Güneşli Günler...