Gönderi

2/10
·320 syf.··
2021 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2021 18:20
Çifte standartlar üzerine kurulu bir dil tezi ortaya atan yazarın; Arapça ve Farsça, kelime ve tamlamalara övgüler dizerken Latin ve Frenk etkisiyle dilimize geçen kelimelere eşit bir tutum sergilemediği görülmektedir. Üstüne üstün Türk Dil Kurumunun faydalı çalışmalarını dile getirmeyi bir kenara bırakalım, Türkler tarafından sevililerek kullanılan yapıt, anıt, eser ve yazar gibi Türk dilinden türetilen kelimeleri, kendince tatsız bulmuş ve küçümseme gafletine düşmüştür. Objektif bir bakış açısından uzak bir şekilde eser ortaya koyan yazar, arap ve fars savunuculuğuna soyunmuştur. Türk filolojisi üzerine bir şeyler öğrenme umuduyla okuduğum eserin, inkılap eleştirisi olduğunu öğrenmek beni düş kırıklığına uğratmış ve yazar ile okuduğum eseri üzerine bu inceleme notunu kaleme almak zorunda bırakmıştır.
Düşünce
Türkçenin SırlarıNihad Sâmi Banarlı · Kubbealtı Neşriyatı · 20242,911 okunma
··
1.749 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Müsadenizle eleştiri eleştirisidir. Kitabın İnkılap eleştiri olduğu doğru fakat; büsbütün haksız ve temelsiz değil; özünde imparatorluk dilinin özdil olamayacağını savunan yazar, yabancı kelimeleri bütünüyle atmak fikrini benimseyen dil bilimcilerin, Moğolcadan kelime almalarını, uydurma kelime üretmelerini, çok sesli kelimelerin büyük ünlü uyumuna uydurulmak adına zenginlikten yoksun bırakılmalarını eleştirmiştir. Güneş dil teorisi yönünden ise bana en çok dokunan ve kısa bir anektodla bahsi geçen, güneş öldü teorisi mi kalır kıssasıyla da büyük bir fikrin uygulamasının nasıl yarım bırakıldığını örneklerle anlatmıştır.
Ademoğlumurad
Gönderi Sahibi
Zaten ben sizin de değinmiş olduğunuz noktalara katılıyorum.