Merhaba ben Latif. Tahranlıyım. Burası acının ve yoksulluğun diyarıdır. Babam bir patates satıcısı. Ahmet Hüseyin, Mahmud,Körgöz ve Kasım en yakın arkadaşlarımdır. Ayakkabımız yoktu. Biz de ayakkabı çalmaya karar verdik. Paramız yoktu çünkü. Olsa çalar mıydık?
Alıp ellerine ayakkabı verseydim sus payı misali vatansever olacaktım. Neden ayakkabıların yok diye sordum? Hırsızı savunuyorum oldu adı. Anarşist ilan edildim. Dayak bile yedim.
Bu işe kim cesaret edecekti? Zar atmaya karar verdik. Kimimiz dileniyordu bir yandan. Tam o sırada polisler jopları ile peşimizden kovaladı.
Sonra bir oyuncak çalmak istedim bir oyuncak devem olsun istedim. Onunla tüm Tahran'ı gezebilecektim.
Bu gece de aç uyumak zorundayım. Hiç bir şey de çalamadım.
Esas hırsız kim? Ben mi? Yoksa beni bu sistemde hırsız olmaya mecbur edenler mi? Benim ayaklarımda bir çift ayakkabı bile yokken altın saraylarda villalarda yaşayan milyonerler hırsız değil de ben miyim hırsız? Milyonerlerin çocukları beğenmediği bir oyuncağı oynamaktan sıkılıp çöpe atıyor ama benim bir oyuncak devem bile yok.
Bütün çocukların oyuncakları olsun ama eşit sayıda. Özellikle de develeri ve uçurtmaları olsun. Özgürce dolaşsınlar.
Hayallerimiz özgür oldukça bir gün gerçek özgürlük de bizi bulacaktır umarım.
Yaşasın özgürlük !
Yaşasın eşitlik!
Kahrolsun Kapitalizm!
Kahrolsun Godamanlar !