Ender , Çetin ve Fikret 30 lu yaşlarının sonunda 3 yakın arkadaştır.
Amerka da çalışan Fikret'in anne ve babası ölünce kız kardeşi Nihali, Ender ve Çetin'e emanet eder ve 3 ü aynı evde yeni bir hayata başlarlar.
Ender ve Çetin sevgili sınırında iyi 2 dosttur.Ender naif, hassas, ince düşünceli ve içe dönük bir çevirmendir.
Çetin daha sıla dönük duygularını ertelemeyen ve tutmayan babacan bir karakterdir.
Başlarda yaşadığı üzüntüyü atlatamayan ve yeni hayatına alışamayan Nihal zamanla Ender ve Çetin'e alışır.
Ender ve Çetin de Nihale alışmakla kalmaz ikisi de ona aşık olurlar. Zaten gençken aynı kıza aşık olmak gibi bir hayalleri vardır.
Nihale duydukları aşk her 2 sini farklı etkiler. Nihal evden ayrılınca ve bir de sevgilisi olunca daha kontrollü kalan Çetin olur, Ender ise Nihali unutmakta zorlanır.
Ana konu bu.
Ancak enteresan olan Ender ve Çetin'in çizgi dışı dostluğu mu, 2 erkeğin aynı kıza aşık olmaları mı, Ender'in Nihale tutkulu aşkını idare edememesi miydi, ben arada kaldım. 2 erkek aynı kıza aşık olacak ve kavga çıkmayacak?? O da aralarındaki dostluğun farkıymış diyelim.
Aralarındaki "güzel geçmiş zaman" a ait anılara ve detaylara kitabın yarısından sonra biz de hakim oluyoruz ve evin bir sakini gibi hissediyoruz.
Ender'in, eski aşkı Sevgi ile vicdan-tutku-sorumluluk ve aşk arasında gidip geldiğine şahit oluruz.
"Bizim büyük çaresizliğimiz, sesimizin dışarıdaki çocuk seslerinin arasında olmaması" demişti Ender Çetin'e,
Belki de, bu dünyayı ve bu hayatı; bu kadar farkında, bu kadar naif ve yanlış yapmadan yaşamaktır esas büyük çaresizlik.
Ödülü, sevgili sınırında bu şekil bir dostluk olacaksa , varsın çaresizliğimiz bu olsun.